1950-1980 Yılları Cumhuriyet Dönemi’nde Tiyatro

“1950-1980 Yılları Cumhuriyet Periyodu’nde Tiyatro” mevzusuna geçmeden ilkin tiyatronun bizim edebiyatımızdaki geçmişine göz atmamız gerekiyor. Tanzimat Periyodu‘nde tanışmış olduğumuz çağdaş tiyatro, bilhassa 1950 sonrası sanata verilen önemin artması, eğitimin yaygınlaşması, ekonominin ilerlemesi, devletin tiyatroya daha oldukça destek vermesi ve hususi tiyatroların da açılmasıyla teknik açıdan gelişmiş  ve geniş bir seyirci kitlesine ulaşmıştır. Şu demek oluyor ki tiyatro, hayatla bizzat iç içe olduğundan bu zamanda toplumda yaşanmış olan değişimler ve gelişimler bizzat tiyatromuzu da pozitif etkilemiştir.

1950-1980 Cumhuriyet Periyodu’nde Tiyatro

→ Bu zamanda toplumsal değişimler tiyatroya yansımış ve bu sanat branşında mühim gelişimler yaşanmıştır.

→ Bu zamanda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Adana, Trabzon benzer biçimde büyük şehirlerde Devlet Tiyatroları kurulmuş ve tiyatro toplulukları turnelere çıkarak ülkenin birçok yerinde oyunlar sahnelemiştir.

→ 1958 senesinde Ankara Üniversitesinde tiyatro enstitüsü kurulmuştur.

→ Ankara Üniversitesinde kurulan tiyatro enstitüsü bünyesinde dünya ve Türk tiyatrosu detaylı incelenmiş, Türk yazarları tarafınca yazılan oyunların hem yurtta hem de dünyada tanıtılmasına çalışılmış, yurtta tiyatro kültürünün yükseltilmesi amaçlanmış ve genç yazarlara tiyatro yazma teknikleri öğretilmiştir.

→ 1960-1980 içinde hususi tiyatroların sayısında artış olmuştur.

→ 1960-1980 yılları aralığında tiyatro alanında bilimsel emek harcamalar yapılmış, bilimsel nitelikli araştırmalar artmış, eleştiriye ehemmiyet verilmiş ve tiyatro kongreleri düzenlenerek bu sanatın sorunlarının tespiti ve bu sorunların çözümü mevzusunda mühim adımlar atılmıştır.

→ Türk tiyatrosunun en parlak dönemlerinden olan 1960’lı yıllarda toplumsal sorunları ele alan başarıya ulaşmış eserler yazılmıştır.

→ 1950’den sonrasında oyun sayısının artmasıyla birlikte oyun mevzuları da çeşitlenmiştir.

→ Keşanlı Ali Destanı adlı oyunuyla Haldun Taner, geleneksel Türk tiyatrosunun özelliklerini toplumsal ve siyasal özelliklerle birleştirerek epik tiyatro isminde yeni bir tür oluşturmuştur.

→ Oktay Rıfat, Turgut Özakman, Melih Cevdet, Nezihe Meriç benzer biçimde adlar eserlerinde kişiden hareketle topluma yönelmişlerdir. Oktay Rıfat’ın Hanımefendiler Içinde, Haldun Taner’in Erdem Eczanesi ve Refah Çıkmazı, Melih Cevdet’in İçerdekiler adlı oyunları bireyden yola çıkarak toplumsal aksaklıkları ve sorunları işler.

→ Bu dönem tiyatrolarında belirgin bir halde işçi ve köylü sorunlarıyla beraber orta sınıftaki  ailelerin ekonomik ve toplumsal sorunları işlenmiştir. Bu oyunlar sahnelenirken kişilerin giyimleri ve dil özellikleri de ön planda tutulmuştur.

→ Refik Erduran, Cengiz Han’ın Bisiklet’i adlı oyununda önceki yaşam alışkanlıklarından kurtulmaya çalışan fert üstünden yanlış Batılılaşmayı ele almıştır.

→ Bu zamanda Osmanlı tarihini ön plana çıkaran, halk kahramanlarını özetleyen ve mitolojik ögeler barındıran oyunlar yazılmıştır. Bu tarzdaki oyunları daha oldukça Turan Oflazoğlu, Güngör Dilmen, Orhan Asena ve Necati Cumalı benzer biçimde adlar yazmıştır.

→ Hakkaniyet Ağaoğlu, Nezihe Aras, Recep Bilginer benzer biçimde genç adlar bu zamanda oyun yazarlığındaki yetiştirilme çabaları sonucunda başarıya ulaşmış oyunlar yazmışlardır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR
PDF / Slayt
11.Derslik Ders Mevzuları
TYT Türkçe 
AYT Edebiyat

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir