1973 Arap-İsrail Savaşı

Arap ülkeleri ile İsrail içinde 1967 Savaşı’ndan sonrasında meydana getirilen tüm müzakerelere karşın bir uzlaşma sağlanamadı.

Bu sırada Arap devletleri içinde da problemler baş gösterdi. Öteki Arap ülkeleri ile mesele yaşayan Ürdün, ABD’nin de telkinleriyle İsrail ile yakınlaştı. Lübnan da kendi iç sorunlarıyla meşguldü. Mısır 1969’dan itibaren İsrail’e karşı sınırı olan seviyede yıpratma savaşına girişti. Bu muharebede aslolan amaç, İsrail’i yok etmek değil 1967 Savaşı’nda kaybedilen bölgeleri geri almaktı. Mısır ve Suriye’nin ani saldırısı ile genel cenk başlamış oldu. SSCB’nin desteğindeki Suriye ve Mısır, ABD destekli İsrail karşısında öteki savaşlara oranla başarıya ulaşmış bir cenk yürüttü. ABD Kongresi’nin İsrail’e tabanca ve para yardımı sonucu almasının peşinden Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri (OAPEC), petrol ihracatını azalttı ve fiyat artışına gitti.

İsrail, OAPEC’in bu tavrı ve büyük devletlerin araya girmesiyle 25 Ekim 1973’te Mısır ve Suriye ile ateşkes imzaladı. 1967 Savaşı’nda almış olduğu toprakların bir kısmından çekildi. Bu cenk ramazan ayına rastlamış olduğu için Ramazan Savaşı yada Yahudilerin mukaddes ayına rastlamış olduğu için Yom Kippur (Yam Kipor) diye de anılır. ABD ve SSCB, savaşan ülkelere tabanca temin etmiş olmalarına karşın her iki tarafa da muharebeye girmemeleri yönünde telkinde bulunmuşlardı. ABD, Araplar ile ilişkilerini düzeltmek istiyordu. ABD ile yumuşama dönemine giren SSCB, Orta Doğu’daki oluşumlara daha mesafeli durarak tabanca yardımlarını da minimum seviyelere indirdi.

Cenk sonrası Mısır ve İsrail genelkurmay başkanlarının katılımıyla imzalanan ilk Arap-İsrail antlaşması 101. Kilometre Antlaşması’dır. Bu, bir ilktir ve ABD’nin bundan sonraki Orta Doğu politikalarınında başlangıcını oluşturmuştur. Buna benzer bir antlaşma da Suriye ile yapılmış ve Orta Doğu’da sulh umutlarını yeşertmiştir.

1956 Süveyş Krizi ile Fransa ve İngiltere’nin İsrail’den yana tavır almaları bu ülkelerin Orta Doğu’daki otoritelerini sona erdirdi. ABD ve SSCB’nin bu otorite boşluğundan yararlanarak bölgede üstünlüğü ele geçirmek istemesi Soğuk Cenk’ın Orta Doğu’ya taşınmasına niçin oldu. Bundan sonrasında Arap-İsrail savaşlarında belirleyici unsur, Soğuk Cenk’ın dinamikleridir. Bu mücadelede Ürdün ve Lübnan Batı Bloku tarafınca desteklenirken Mısır’da Enver Sedat, Suriye’de devrimci Baas rejimi ve Filistinli gerillalar Doğu Bloku tarafınca desteklendi. Bu gelişmeler Arap ülkeleri içinde bölünmeyi iyice derinleştirdi. İsrail, Batı Bloku’nda yer alarak ABD ile ilişkilerini geliştirdi. BM Güvenlik Konseyinin Arap-İsrail problemininin çözümü için almış olduğu kararlar, iki süper güç tarafınca veto edilmiş olduğu için somut hiçbir adım atılamadı.

ABD, sulh ortamı ile İsrail’in güvenliğini sağlamayı, Orta Doğu petrollerine kolay ulaşmayı ve bölgede SSCB’nin yayılmasını engellemeyi amaçlıyordu. ABD’nin Orta Doğu’daki SSCB yayılmasına karşı ilk hamlelerinden biri, 1955’te Türkiye önderliğinde kurulan Bağdat Paktı idi. Bu paktın Türkiye tarafınca kurulup Mısır’ı bertaraf etmesi, içinde Irak hariç Arap ülkesinin olmaması Arap dünyasında tepkilere ve bununla beraber SSCB’ye karşı yakınlık duyulmasına niçin oldu. ABD Başkanı Eisenhower, kendi adıyla anılan öğreti ile bölgeye ekonomik yardım yapma ve askerî müdahalede bulunma yetkisini elde etti. Bu öğreti ABD’nin Orta Doğu’ya dair attığı kapsamlı ilk adım oldu. Bu adıma en sert tepkiyi SSCB ile Mısır ve Suriye verdi. Bu hamle Arap dünyasında ayrışmayı artırdı.

SSCB, rejimini Orta Doğu bölgesine yaymayı ve sıcak denizlere inme siyasetini bölge üstünden gerçekleştirmeyi amaçlıyordu. Bu amaç doğrultusunda İsrail’in kuruluşunda etkili olan terör örgütlerine yardımlarda bulunma, Yahudi yerleşimlerinde görülen komünist yapılanmalara destek verme benzer biçimde icraatlarda bulunmuş oldu.

1956 Arap-İsrail Savaşı öncesinde İsrail’e tabanca satan SSCB, cenk sonrasında ABD’nin Araplara tabanca ambargosu uygulama yönündeki deklarasyonuna (1950) dâhil olmadığı için durumu fırsata çevirdi. Petrole ve Süveyş Kanalı’na bağımlılığı olmayan SSCB’nin Orta Doğu ile ilgili emelleri siyasiydi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir