1990 ve 2003 Körfez Savaşları

Irak-İran Savaşı’nın sona ermesinden kısa bir süre sonrasında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, petrol gelirlerinden yararlanmak için 1990’da Kuveyt’i işgal etti.

Körfez Savaşı olarak adlandırılan bu cenk, dünyanın tekrardan yapılanmasının ilk aşaması oldu. Internasyonal kamuoyunun Irak’ın Kuveyt’ten çekilmesi yönündeki talepleri karşılık bulmayınca BM Güvenlik Konseyi, Irak’ta internasyonal sulh ve güvenliğin sağlanması mevzusunda kuvvet kullanımına dair karar çıkarttı. Bu karar çerçevesinde ABD liderliğindeki koalisyon güçleri, Irak’ı Kuveyt’ten çıkarmak için Irak’a müdahalede bulunmuş oldu. Bu müdahaledeki esas hedef petrolün Batı’ya akışının sorunsuz bir halde sağlanmasıydı. Çöl Fırtınası operasyonu adı da verilen Körfez Savaşı, 17 Ocak 1991’de başladı. 2 Mart 1991’de sonlanmış cenk ile Kuveyt’in egemenliği tekrardan tesis edildi.

Cenk sonrası Irak’a ekonomik ve askerî yaptırımlar öngörüldü. ABD, Irak’ın haiz olduğu petrol kaynaklarının Irak tarafınca değil BM’nin denetiminde olması icap ettiğini savunuyordu. Irak yaptırımlara riayet etmediği için 1993, 1996, 1998 ve 2001 yıllarında Irak’a askerî müdahalelerde bulunulmuş oldu. ABD, 1998’de Çöl Tilkisi operasyonuyla Irak’ta rejimi değişiklik yapma siyasetini takip etmeye başladı.

Irak, Körfez Savaşı ile büyük bir yenilgiye uğratılarak bölgede ön plana çıkmak isteyen öteki devletlere de gözdağı verilmiştir. ABD, Orta Doğu’da bilhassa petrol deposu olan Basra Körfezi’nde tam ve emsalsiz bir denetim kurmuştur. Ek olarak ABD’nin belirlediği ilkelerle Orta Doğu’da yeni bir yapılanma adım atmıştır.

ABD, 11 Eylül saldırıları sonrası dış politikasında kendi egemenliğine rakip olabilecek güçleri engellemeyi ve internasyonal sisteme mutlak hâkimiyetini kabullendirmeyi esas almıştır. 11 Eylül sonrasında ABD’nin Orta Doğu ve Afrika’ya yönelik politikalarının merkezinde enerji kaynaklarına egemen olma düşüncesi vardır. Irak işgali sonrası Amerikan petrol şirketlerinin büyük kârlar elde etmesi ve müzelerle millî arşivlerin yağmalanmasına göz yumup Petrol Bakanlığını koruma altına alması bu durumun en mühim kanıtları olmuştur.

ABD, Irak işgalini haklı göstermek için Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları (KİS) ürettiği, El Kural’nin Irak’ta mevzilendiği ve Irak’ın BM kararlarına uymadığı benzer biçimde gerekçeler öne sürmüştür. Irak’ın elindeki kitle imha silahlarının ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunmuştur. ABD, Birleşmiş Milletlerin kitle imha silahları olmadığı yönündeki raporuna karşın Mart 2003’te Irak’ı işgal etmiştir. İşgal sonrası ülkede kitle imha silahları bulunamaması, işgalin nedenlerini sorgulanır hâle getirmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir