Ali Reşat’ın Hayatı (1877-1929)

Ali Reşat, 1877 (1294 H.) senesinde bugün Bulgaristan topraklarında bulunan Lofça’da dünyaya geldi. Babası Lofça Aşar Müdürlerinden ve eşraftan İsmail Adil Bey’dir. “93 Harbi” olarak ünlenen 1877- 1878 Osmanlı-Rus Savaşının Osmanlı ordularının yenilgisi ile sonuçlanmasının arkasından Balkanlar’daki Müslüman Türk toplumunun aleyhine gelişmeye başlamış olan vakalar sebebiyle ailesi 1878 yılı sonlarında -Ali Reşat hemen hemen 1,5 yaşlarında iken- İstanbul’a göç etmek mecburiyetinde bırakıldı (Ertürk, 1999;7). İstanbul Medrese-i Edebiye Mektebi’nde ortaöğrenimini, İstanbul İdadisi’nde ise lise öğrenimini tamamladıktan sonrasında devlete işgören yetiştiren Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane’ye başladı. 1897 senesinde bu okuldan mezun olan Ali Reşat, Maarif Nezareti Muhasebe Kalemi Katipliğine belirleme edilerek devlet hizmetine girdi. 1890-1891 eğitim-öğretim senesinde okulla ilgili tüzük ve yönetmelikte meydana getirilen değişim ile Mülkiye mezunlarına değişik kademelerdeki okullarda öğretmen olarak çalışabilme imkanı verilmesi üstüne Ali Reşat, 1908 yılına kadar memuriyet görevinin yanı sıra İstanbul’un Eğrikapı Merkez Rüşdiyesinde Riyaziye (Matematik) Öğretmenliği, Darülmuallimin-i İbtidaiyye (İlköğretmen Okulu)’de hesap (aritmetik) öğretmenliği ve kitabet (yazı yazma) öğretmenliği, Vefa İdadisi’nde kitabet öğretmenliği görevlerini yürüttü. Bu okullardan başka Kabataş İdadisi ve Galatasaray Sultanisi’nde de çalıştıktan sonrasında 1908’de Mercan İdadisi müdürlüğüne atandı ve ilk tarih öğretmenliğine de idarecilik görevinin yanı sıra burada başladı (Ertürk,1999:16). 1908’den sonrasında okul müdürlüğü ve değişik okullarda tarih öğretmenliğinin haricinde birkaç görevi bir arada yürüten Ali Reşat, 1909’da İstanbul Leyli İdadisi (İstanbul Lisesi) müdürlüğü ve tarih öğretmenliğine atandı. Aynı yıl öğretmenlik görevi üstünde olmak suretiyle, Meşrutiyet süreci maarifindeki ilk üst düzey yönetimsel görevi olan İstanbul Vilayeti Maarif Müdüriyeti’ne belirleme oldu. Bu görevinden sonrasında 1912’de Darülmuallimin-i Âliye (Yüksek Öğretmen Okulu) müdürlüğüne atanan Ali Reşat, okulun tarih öğretmenliği görevini de üstlendi. Buradan ayrıldıktan sonrasında 11 Kasım 1913’de Maarif Nezareti Meclis-i Maarif Azalığına, 14 Ağustos 1914’de aynı Nezaret Te’lif ve Çeviri Dairesi Azalığına yükseltildi. 14 Ekim 1915’te Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi “Kurun-u Vusta” (Ortaçağ) ve “Kurun-u Cedide” (Yeniçağ) müderrisliğine başlamış olan ve ek vazife olarak da yeni kurulan İnas (Kız) Darülfünunu Tarih öğretmenliğini üstüne alan Ali Reşat, 15 Mart 1919’da Müderrislik ve Muallimlikleri uhdesinde kalmak suretiyle Maarif Nezareti Tedrisat-ı Âliye Dairesi Umum Müdürlüğü’ne (Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü) atandı. 16 gün şeklinde oldukca kısa devam eden bu hizmetinden sonrasında 5 Haziran 1919’da Maarif-i Umumiye Nezareti müsteşarlığına getirildi. Bir ara görevden uzaklaştırılmasına karşın kısa bir süre sonrasında tekrardan bu makama getirilen Ali Reşat Bey, Osmanlı’nın son Maarif müsteşarlarından biri olarak Nezaretin ilgasına kadar görevini sürdürdü. Nezaretin ilgasıyla beraber müsteşarlıktan azledildikten sonrasında Edebiyat Fakültesi Kurun-u Vusta (Ortaçağ) Zamanı kürsüsündeki müderrislik görevine devam etti ve bu görevini ölüm zamanı olan 1929 yılına kadar sürdürdü. Mezarı İstanbul’da Merkez Efendi Mezarlığında 5’inci adadadır. İyi derecede Fransızca ve Arapça bilen Ali Reşat, 1924 yılı başlarında Yeni Basımevi’yı açarak ölümüne kadar gösterim işleri ile de uğraştı. Ali Reşat’ın tek başına bir yada birkaç yazar ile beraber değindiği 54 telif-tercüme eseri bulunmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir