Anlatım Bozuklukları

Dilin toplumsal yapı içinde son aşama büyük bir önemi vardır. Toplumsal yaşam içinde dil sadece doğru kullanılırsa başkalarına düşüncelerimizi doğru bir halde aktarabilir ya da başkalarının söylediklerini anlayabiliriz. Dil doğru kullanılmadığında mevcud fikir de anlaşılamayacağından kıymetini yitirecektir. Bundan dolayı dilimizi daima doğru bir halde kullanmaya çaba göstermeliyiz.

Bir anlam ifade edebildiğimiz dil birliğine cümle denir. Bundan dolayı cümleleri kendi içinde anlam ve yapısal olarak doğru bir halde kullanabilmeliyiz. YKS, KPSS, ALES başta olmak suretiyle birçok sınavda çözülme oranı düşük olduğundan standart sapması yüksek olan sorulardan olan “Ifade Bozuklukları” mevzusuyla ilgili başarıya ulaşmanız için dil bilgisi kurallarına da hakim olmanız gerekmektedir. Bu yazımızda rahat bir ifade kullanarak ve bol miktarda örnekler sunarak anlatım bozukluğu mevzusu ile ilgili sizlere destek olmaya çalışacağız.

Ifade bozukluklarını genel olarak “Anlamsal” ve “Yapısal” olarak iki başlıkta incelememiz son aşama yararlı olacaktır.

A) Anlamsal (Anlama Dayalı) Bozukluklar

  • Gereksiz Sözcük Kullanılması
  • Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması
  • Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması
  • Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması
  • Atasözleri ve Deyimlerin Yanlış Anlamda Kullanılması
  • Zamir Eksikliği (Anlam Belirsizliği)
  • Mantık ve Sıralama Yanlışlığı

B) Yapısal (Yapıya Dayalı) Bozukluklar

  • Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
  • Eklerle İlgili Hatalar
  • Tümleç Eksikliği
  • Nesne Eksikliği
  • Yüklem Eksikliği
  • Tamlama Yanlışları
  • Bağlaç Yanlışları

A) Anlamsal (Anlama Dayalı) Bozukluklar

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı

Türkçede bir cümle gereksiz sözcüklerden uzak en mütevazı şekilde kurulmalıdır. Cümlenin bu durumu bununla birlikte duruluk ilkesiyle de anlatılır. Buna bakılırsa bir cümlede gereksiz sözcüğün kullanılması ifade bozukluğuna yol açmaktadır.

Eğer bir sözcük cümle içinden atıldığında anlamda herhangi bir daralma ya da eksikliğe yol açmıyorsa gereksiz kullanılmıştır. Türkçede gereksiz sözcüğün cümle içinde kullanılması iki sebepten olabilmektedir:

* Eş anlamlı sözcüklerin cümle içinde kullanılması
* Sözcüğün anlamının başka sözcükte ya da ekte bulunması

Örnek

  • Tarafındaki arkadaşına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
  • Daha bu ödevi hemen hemen bitiremedim.
  • Galiba beklediği haber ona ulaşmayabilir.
  • Dersin sonuna kadar karşılıklı olarak arkadaşıyla gülüştü. 

2. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması

İyi bir cümle anlatmak istediği düşünceyi tam olarak yansıtabilmelidir. Cümle okuyucunun ya da dinleyicinin kafasında tam olarak canlanabilmeli, onların kafasında bir karışıklığa yol açmamalıdır. Cümle içinde anlam olarak çelişen kelimelerin kullanılması ifade bozukluğuna yol açmaktadır. Bu tür ifade bozukluklarında çoğu zaman bir kesinlik bildiren sözcük kullanıldıktan sonrasında olasılık bildiren bir sözcük ya da ek kullanılır.

Örnek

  • Bu hafta kesinlikle yağmur yağabilir.
  • Tam otuz yıl ilkin kadar şirketinin batması sonrasında bunalıma girmişti.
  • Inanırım bunu gördükten sonrasında, galiba kızardı.
  • Asla şüphesiz şarkı söyleyebilir.

3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Eğer bir sözcük cümle içinde anlamına uygun bir halde kullanılmazsa ifade bozukluğuna neden olur. Sözcüğün anlamının doğru bir halde bilinmemesinden meydana gelen bu ifade bozukluğuna yol açmamak için sözcük anlamlarının iyi bir halde bilinmesi gereklidir.

Aşağıdaki örneklerde yanlış anlamda kullanılan sözcüklerin yerine kullanılması ihtiyaç duyulan kelimeler ayraç içinde verilmiştir.

Örnek

  • Arkadaşlarının yardımlarına rağmen onlara minnet duymuştu. (Karşılık)
  • Yazarın kendine emsalsiz fikirleri eserine yansımıştı. (Özgü)
  • Arabanın fiyatı pahalı olduğundan almaktan vazgeçtik. (Yüksek)
  • Yazın çekildiğim resimleri toplumsal medyada paylaştım. (Fotoğraf)

4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Cümle içinde kullanılan sözcüklerin, Türkçenin söz dizimine uygun bir halde doğru yerde kullanılması gerekir. Doğru yerde kullanılmayan sözcükler ifade bozukluğuna yol açmaktadır. Bilhassa cümle içinde zarfların isimden ilkin kullanılması bu başlıkta görebileceğiniz bozuklukların başlangıcında yer almıştır.

Örnek

  • Deftersiz sınıfa talebe almam demişti öğretmen.
    Doğrusu = Sınıfa deftersiz talebe almam demişti öğretmen.
  • Bu ödevlerimi yapamazsam fazlaca başım ağrıyacak.
    Doğrusu = Bu ödevlerimi yapamazsam başım fazlaca ağrıyacak.
  • Eski Bursa milletvekili seçimlerde yeniden aday olmuştu.
    Doğrusu = Bursa eski milletvekili seçimlerde yeniden aday olmuştu.
  • Ağrısız kulak delinir.
    Doğrusu = Kulak ağrısız delinir.

5. Atasözü ve Deyimlerin Yanlış Anlamda Kullanılması

Cümlede ifade edilmek istenen anlamın daha kuvvetli bir halde vurgulanması için deyimlerden ve atasözlerinden yararlanılabilir. Sadece cümlede verilmek istenen mesaja uygun doğru bir deyim ve atasözü kullanılmazsa ifade bozukluğu oluşmaktadır. Bundan dolayı yazım ve konuşma esnasında kullandığımız deyim ve atasözlerine hakim olmamız gerekmektedir.

Örnek

  • Okulda devamlı mesele çıkarmasının sonucunda göze girmişti.
    (Göze girmek = İlgi ve kıymet kazanmak, Göze batmak = Uygunsuz ve yakışıksız görünme)
  • Ekibi iki yol yedikten sonrasında antrenörün etekleri zil çalmaya başlamıştı.
    (Etekleri zil çalmak = Oldukça sevinmek, Etekleri tutuşmak = Telaş yapmak)
  • Onu oradan kurtarmak için elinden geleni ardına koyma.
    (Elinden geleni ardına koymamak = Elinden gelen tüm kötülükleri yapmak)
  • Güzele bakmak sevaptır. Doğrusu= Güzel bakmak sevaptır.
  • Göz var düzen var. Doğrusu= Göz var izan var.

6. Zamir Eksikliği (Anlam Belirsizliği)

Cümle içinde kişilerden bahsederken şahıs zamirlerini kullanmamak kimi zaman anlam belirsizliğine yol açtığından ifade bozukluğu oluşturmaktadır. Anlam belirsizliğini gidermek için bahsedilen kişiyi karşılayacak doğru zamiri kullanmakta fayda vardır.

Örnek

  • Bisikletini Adalarda görmüşler. (Senin mi onun mu bisikleti?)
  • Telefonunu çalmışlar. (Senin mi onun mu?)
  • İhtiyar adama destek oldu. (Yardım eden yaşlanmış mı yoksa başka biri ihtiyara mı yardım ediyor?)
    Doğrusu = İhtiyar, adama destek oldu.
                       O, yaşlanmış adama destek oldu.

7. Sıralama ve Mantık Yanlışlığı

Bir cümlenin dil bilgisi kurallarına uymasının yanında mantıksal bir düzlemde de geçerliliğinin olması şartı bulunmaktadır. Bir cümlede ifade edilenlerin mantık sınırlarının dışına çıkması ifade bozukluğuna yol açmaktadır. Gene aynı şekilde cümle içinde sıralamanın da mantık çerçevesinde yapılması gerekir.

Örnek

  • Bu hızla kaza yaparsan ölebilir hatta yaralanabilirsin.
    Doğrusu= Bu hızla kaza yaparsan yaralanabilir hatta ölebilirsin.
  • Değil domates doğramak, yiyecek bile yapması imkansız.
    Doğrusu= Değil yiyecek yapmak, domates bile doğrayamaz.
  • Dışarıya çıktığımızda bisikletimizi çalınmış gördük.
    (Çalınmış bir şey görülemez.)
  • Karşıya geçerken düşerek kaydı.
    Doğrusu= Karşıya geçerken kayarak düştü.

B) Yapısal (Yapıya Dayalı) Bozukluklar

1. Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

Ifade bozukluklarıyla ilgili olarak sınavlarda en fazlaca özne-yüklem uyumsuzlukları sorulmaktadır. Cümle içindeki özne yüklemle “Tekillik-çoğulluk, kişi ve olumlu-olumsuzluk” şeklinde durumlarla uyum içinde olmalıdır.

a) Tekillik-Çoğulluk: Özne tekil ise yüklem de tekil olmalıdır. Sadece özne çoğul ise yüklem çoğul ya da tekil olabilmektedir. Aksi durumda cümlede ifade bozukluğu ortaya çıkar.

Örnek

  • Sibel tüm gün ders çalış. (doğru)
  • Onlar gezmeye gittiler(doğru)
  • Onlar gezmeye gitti. (doğru)
  • O, kalemleri sinirli bir halde kırıyorlardı. (yanlış)

UYARI: İnsan dışındaki tüm canlı ya da cansız varlıklar cümle içinde çoğulda olsalar yüklem ne olursa olsun tekil olmalıdır.

Örnek

  • Yaşam kısa, kuşlar uçuyorlar. (yanlış)
  • Yaşam kısa, kuşlar uçuyor. (doğru)
  • Kediler sabahtan beri miyavlıyorlar. (yanlış)
  • Kediler sabahtan beri miyavlıyor. (doğru)
  • Otomobiller burada eskiyor. (doğru)

b) Şahıs Uyumsuzluğu: Eğer bir cümle içindeki özne birden fazla kişiden oluşuyorsa yüklemin kişi eki yönüyle uyacağı kurallar vardır. Bu konudaki uyumsuzluk ifade bozukluğunu meydana getirir.

“Ben ve sen / ben ve o / ben, sen ve o” şeklindeki özne kullanımlarında yüklem ne olursa olsun “1. çoğul kişi”, “Sen ve o” şeklindeki özne kullanımlarında da yüklem “2. çoğul kişi” eki alarak kullanılmalıdır.

Örnek

  • Ben ve sen burada onları bekleyelim.
  • Ben ve Aslı yemekte buluşacağız.
  • Ben, Ayşe ve Hasret sınavdan yüksek not aldık.
  • Sen ve Ahmet tatlıları alırsınız.

I. tekil/çoğul ve ötekiler özne olarak kullanılırsa-> Yüklem I. çoğul olmalıdır.

  • Ben ve siz bu evi beraber kiralayabiliriz.
  • Biz ve onlar aynı sokakta oturuyoruz.

II. çoğul ve ötekiler (I.tekil/çoğul hariç) özne olarak kullanılırsa-> Yüklem II. çoğul

  • Siz ve onlar rakibimiz olarak karşımıza çıkamazsınız.

c) Pozitif-Olumsuzluk Uyumu: Özne ile yüklem içinde olumlu-olumsuzluk bakımından bir uyumun olması gerekir. Kısaca eğer özne olumluysa yüklem pozitif, özne negatif ile yüklem negatif olmalıdır. Mesela özne “Hepimiz” ise yüklem pozitif olmalı, özne eğer “Kimse” ise yüklem negatif olmalıdır.

Örnek

  • Hiçbiri beni hastanedeyken aradı. (yanlış)
  • Hiçbiri beni hastanedeyken aramadı. (doğru)
  • Hepsi maça gitmedi. (yanlış)
  • Hepsi maça gitti. (doğru)
  • Asla kimse bu suali çözdü. (yanlış)
  • Asla kimse bu suali çözemedi. (doğru)

2. Eklerle İlgili Hatalar

Cümle içinde tamlayan, iyelik, hal, çoğul, ki vb. eklerin; tamamlanmamış, fazla ya da yanlış yerde kullanılması ifade bozukluğuna yol açmaktadır.

Örnek

  • 1975′lerde ne eğlenirdik bu sokaklarda. (Sadece 10 ve katlarında bu şekilde kullanım olabilir = 1970’lerde şeklinde)
  • Yiyecek yapması fazlaca severdi. (yapmayı)
  • Başarıya ulaşmak isteyen biri, işini sevmiş olarak yapması gerekir. (birinin)
  • Bu yoldaki çalışan vasıta şoförleri fiil yaptılar. (ki gereksiz kullanılmış.)

3.Tümleç Eksikliği

Bilhassa sıralı cümlelerde bulunması ihtiyaç duyulan edat tümleci ile dolaylı tümlecin eksikliği ifade bozukluğuna sebep olur.

Örnek

  • Öğrencilerini fazlaca sever ve devamlı destek olurdu.
    (ikinci cümle “Kime destek olurdu?” sorusuna yanıt veremez. Dolaylı tümleç eksikliğinden dolayı ifade bozukluğu vardır.)
    Doğrusu= Öğrencilerini fazlaca sever ve onlara devamlı destek olurdu.
  • Köyünü devamlı hatırlıyor ve gitmek istiyordu. (Nereye gitmek istiyordu? = Köyüne, Dolaylı tümleç eksikliği)
    Doğrusu= Köyünü devamlı hatırlıyor ve oraya gitmek istiyordu.
  • Bisikletleri fazlaca sever ve devamlı ilgilenirdi. (Neyle ilgilenirdi? = Bisikletlerle, Edat tümleci eksikliği)
    Doğrusu= Bisikletleri fazlaca sever ve devamlı onlarla ilgilenirdi.
  • Dostlarını pek sevmez, görünce konuşmaktan kaçınırdı. (Kim ile konuşmaktan? = onlarla, Edat tümleci eksikliği)
    Doğrusu= Dostlarını pek sevmez, görünce onlarla konuşmaktan kaçınırdı. 

4. Nesne Eksikliği

Sıralı cümlelerde bulunan iki yüklemin tek bir nesneye bağlanması ifade bozukluğuna sebep olur.

Örnek

  • Ağabeyimi seviyor ve izinden gidiyorum. (Kimin izinden?= Ağabeyimin, Nesne eksikliği)
    Doğrusu= Ağabeyimi seviyor ve onun izinden gidiyorum.
  • Borsada iyi para kazanmış fakat kısa sürede harcamıştı. (Neyi harcamış?= parayı, Nesne eksikliği)
    Doğrusu= Borsada iyi para kazanmış fakat parayı kısa sürede harcamıştı.

5. Yüklem Eksikliği

Birden fazla cümlenin aynı yükleme bağlanmasıyla ortaya çıkan ifade bozukluğudur. Birden fazla cümlenin sıralı bir halde kullanıldığı durumlarda cümlelerden birinin yüklemi eğer olmazsa öteki cümlenin yüklemi ortak olarak kullanılır. Bu durumda yüklem öteki cümleye uymayabilir.

Örnek

  • Ben uçaktan, o ise trenden korkar. 
    Birinci cümlenin öznesi ben olduğundan yüklemin de birinci teklik kişi çekiminde olması gerekir. Fakat ilk cümle, yüklemi bulunmadığından ikinci cümlenin yüklemini üzerine almak zorunda kalmış ve bu durumda ifade bozukluğuna yol açmıştır.
    Doğrusu= Ben uçaktan korkarım, o ise trenden korkar.
  • Bilgisayarın işlemcisi kuvvetli, fiyatı da yüksek değildi.
    Doğrusu= Bilgisayarın işlemcisi güçlüydü, fiyatı da yüksek değildi.
  • Pilavı fazlaca fakat fasulyeyi asla sevmem.
    Doğrusu= Pilavı fazlaca severim fakat fasulyeyi asla sevmem.

6. Tamlama Yanlışları

Cümle içinde isim ve sıfatların aynı tamlanana bağlanması esnasında oluşan ifade bozukluklarıdır.

Örnek

  • Siyasal ve iktisat alanında görüşmeler yapılmış oldu.
    Doğrusu= Siyasal alanda ve iktisat alanında görüşmeler yapılmış oldu.
  • Sütlaç ve revani tatlısını fazlaca severim. (Sütlaç tatlısı olmaz.)
    Doğrusu= Revani tatlısını ve sütlacı fazlaca severim.
  • Ruhsal ve serüven romanını okumaktan zevk alırım. (Ruhsal romanını olmaz.)
    Doğrusu= Ruhsal romanı ve serüven romanını okumaktan zevk alırım.

7. Bağlaç Yanlışları

Cümlelerini birbirine bağlarken yanlış bağlaçların kullanılması ifade bozukluğuna yol açmaktadır.

Örnek

  • Televizyonu kapattım fakat sevdiğim bir program yoktu.
    Doğrusu= Televizyonu kapattım zira sevdiğim bir program yoktu.
  • Ders çalışmıyordu sadece dersleri de kötüydü.
    Doğrusu= Ders çalışmıyordu üstelik dersleri de kötüydü.
  • Yarın gelemem zira sonrasında gelebilirim.
    Doğrusu= Yarın gelemem fakat sonrasında gelebilirim.

Slayt I 11.Derslik Edebiyat Mevzuları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir