Aruz Ölçüsü Nedir? Aruz Ölçüsünün Özellikleri

Arap dilinden doğan “Aruz ölçüsü” hecelerin söyleyiş özelliklerine bakılırsa (kısa-açık-kapalı) bakılırsa sıralandığı bir vezin çeşididir. Arap edebiyatında dünyaya gelen ve sonrasında da Türk şiirine geçmiştir.

Türkçeye uygulanması zor bir ölçü olduğundan şiirde birçok Arapça ve Farsça sözcük kullanılmıştır. Hem de Türkçe sözcükleri aruza uygulayabilmek ve ölçüdeki kusurları gidermek amacıyla imale, ulama, zihaf şeklinde yollara başvurulmuştur. Türk edebiyatında Divan, Servet-i Fünun, Fecr-i Ati şeklinde geleneklerde tercih edilen bir ölçü olmuştur. Bilhassa 20. yüzyılın başlangıcında Türk şiirinde aruz-hece vezni tartışması büyük bir yer tutmuş ve sonunda hece ölçüsü aruza galip gelmiştir.

Aruz ölçüsünde dizelerdeki hece sayısının eşit olmasının yanında seslerinde eşit değerde söylenmesi amaçlanır. Böylelikle şiirde müzikalite sağlanarak ölçü yerine getirilmiş olur.

Aruz Kalıpları

Arapça sözcüklerden türetilen kalıplar bir araya getirilerek aruz kalıpları oluşturulur. Şiirler yazılırken aruz kalıpları dikkate alınarak sözcüklerin seçimi yapılır. Aruz veznini Türkçeye uygulamak zor olduğundan dilimize uygun olan kalıplar belirlenmiş ve ağırlıklı olarak o kalıplar kullanılmıştır. Bu kalıpların bazıları aşağıdaki gibidir:

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Feilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Feilün
Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün
Mefâilün / Feilâtün / Mefâilün / Feilün
 Mef’ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün
 Müs tef i lün/ Müs tef i lün/ Müs tef i lün/ Müs tef i lün 


Örnek

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı özgürlük
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

. – – – / . – – – / . – – – / . – – – –

Me fâ î lün / Me fâ î lün / Me fâ î lün / Me fâ î lün

Aruz Kusurları

İmale

Şiir yazarken tercih edilen aruz kalıbına sözcükleri uydurmak için bazı açık heceler uzatılarak okunması mümkün. Bunu yaparken de o heceye imale yapılarak kapalı hece kıymeti verilir.

Ge-li-yo-ruz

.  / . / –  / –

Zihaf

İmalenin tersi olan bir kusurdur. Kapalı olan bir hecenin aruz kalıbının düzenini bozmaması amacıyla açık bir halde kıymet verilmesi esasına dayanır.

Ulama

Türkçede ünsüz ile biten bir sözcükten sonrasında meşhur ile süregelen biz sözcük vardığında ilk kelimenin son harfini ikinci kelimenin başına getirerek okuyabiliriz. Mesela; “Altın aldım” ifadesi “Altı naldım” şeklinde söyleniş edilebilir. Türkçenin söylenişindeki bu kolaylık aruz ölçüsündeki kusurları gidermek için kullanılmıştır.

9. derslik Türk Dili ve Edebiyatı dersinin mevzu anlatımlarına aşağıdaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz…

9. Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Mevzuları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir