Avrupa Hun Devleti’nin Kuruluş ve Çöküş Süreci

Orta Asya’da hâkimiyetlerini kaybeden Hun boylarının büyük kitlesi, IV. yüzyılın ikinci yarısı başlarında “Şimal Göç Yolu”nu takiple Hazar Denizi kuzeyindeki “Kavimler Kapısı” isminde olan geçitten geçerek Doğu Avrupa’da görülmeye başladılar.

Hunların batıda ilerleme, fetih ve Avrupa coğrafyasında devlet kurma sürecinde faaliyette bulundukları saha içinde siyasal ve etnik durum şöyleydi: Çin, 220 senesinde Han Hanedanlığı’nın yıkılışından 581’de Sui Sülalesi’nin kuruluşuna kadar geçen sürede siyasal ve ekonomik olarak kargaşa içinde bulunuyordu. Siyasal mücadeleler neticesinde çıkan uzun savaşlar, istilalar ve doğal afetler Çin’i iyice zayıflattı ve savunmasız bıraktı. Bu ahval her bölgede derebeyliklerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Birlik sağlanamayan ve değişik sülaleler tarafınca fazlaca sayıda devlet kurulan Çin, bu zamanda sınırlarının uzağında cereyan eden hadiselerle ilgilenecek vaziyette değildi.

IV. yüzyılın sonlarında Avrupa coğrafyasının ise cenup kesimini Büyük Roma İmparatorluğu, şimal kesimini ise birçok ufak kavim işgal ediyordu.

Roma İmparatorluğu’nun şimal sınırları Şimal Kafkasya ile Tuna ve Ren ırmaklarından geçmekteydi. O sıralarda Roma İmparatorluğu siyasal ve ekonomik çöküntü içinde bulunuyordu. Ek olarak batıda çeşitli kavimlerin hücumları, liyakatsiz imparatorların idaresi ve iç mücadeleler imparatorluğu iyice güçsüzleştirmişti. İmparator Diocletianus (284–305), yeni bir seviye ile devleti iki ‘Augustus’ idaresinde bölmüştü. Bu durum iktidar mücadelesini arttırdı. Devletin merkezini tekrardan kurduğu ‘Constantinopolis’e geçiren Büyük Constantinus (306–337)’un kudretli idaresi gerilemeyi belirli bir süre durdurdu, fakat onun ölümünden sonrasında devlet zayıflamaya devam etti. Savaşım içinde geçen I. Theodosius devri sonunda, 364’ten beri batı ve doğu diye ikiye ayrılan imparatorluk, onun ölümü ile iki oğlu içinde kati şekilde bölündü.

Batı Roma’yı Honorius (395–423), Doğu Roma’yı da Arcadius (395–405) aldı. Batı Roma, Şimal kavimlerinin devamlı akınları ve tahripleri sonunda tamamen çöktü. Doğu Roma, daha fazlaca Grek karakteri alarak hâkimiyetini devam ettirdi.

Hunlar daha batıya göç etmeden Türkistan’da bulundukları zamanda Cenup Rusya üstünde uzun süre egemen olan İskitler ve çeşitli Sarmat grupları tarafınca batıya itilmişlerdi. Sarmat baskısının artması neticesinde İskit İmparatorluğu tamamen parçalanmış ve ufak İskit grupları geri çekilerek bağımsızlıklarını kısa süre korumuşlardı, fakat bunlar da Sarmatlar tarafınca ele geçirilerek varlıklarına son verilmişlerdi. Bundan sonrasında Sarmat grupları süratli bir halde batıya geldiler ve Kafkasya bölgesini tamamen geçerek, kuzey-batı İran topraklarının büyük bir kısmını yağma ettiler. Fakat daha büyük bir bölgeyi ele geçirmek için de batı istikametine yönelmeye devam ettiler. Cenup Rusya’ya ilave olarak, sonraları şimdiki Romanya topraklarını aştılar. Bazı Sarmat grupları daha ileri giderek Karpat dağlarını geçtiler ve Doğu Macaristan (Tuna’nın doğu ve şimal bölgesi)’ı işgal ettiler. Bu Sarmat gruplarından bazıları Tuna Nehri’ni geçerek Roma İmparatorluğu’nun korunan kısımlarını yağmaladılar. Ara sıra Roma birlikleri de Tuna’yı geçerek misilleme yolu ile Sarmatlara saldırdılar.

Hunlar çağlarında Sarmatlar ayrı ve değişik gruplara ayrılmışlardır. Bunlardan en mühim üç tanesi şunlardır: Macaristan’ın büyük kısmını işgal eden Jazygler; ağırlık merkezi güney-batı Rusya’da olan Roxolanlar ve Alanlardır. Sarmatların doğu bölümünü oluşturan ve yenilmez okçular olarak görülen Alanlar İtil -Ten ırmakları arası ile Şimal Kafkasya’da yaşıyorlar ve göçebe idiler.

Yaşadıkları sahalarda kendi aralarında birlik tesis edemeyen Sarmatlar, bunu fırsat bilen Cenup Rusya’daki istilacıların şimal ve batı yönlerinden taarruzları sonucunda yenik oldular. Bu bölgedeki Sarmatların mirascıları Baltık Denizi kıyılarına daha evvel dağılmış olan Germen kabileleri idi. Romalılara bakılırsa Germanya bölgesi, doğuda Ren’den Vistül’e, kuzeyde ise Tuna’dan Baltık Denizi’ne kadar uzanan sahayı içine alıyordu. Bu bölge aşağı yukarı günümüzde Hollanda, Almanya, Danimarka, Çek, Slovakya Cumhuriyetleri, Macaristan ve Romanya’yı kapsıyordu. Belli başlı Germen kavimleri ise Ren yukarısında Franklar, Belçika’nın bu kısmında Salienlar, Moesia Nehri’nin kenarına kadar Ripuarlar, Ren Nehri kolunda Burgundlar ile Vandallar, daha güneyde ise Alamanlar idi. Ek olarak Tuna’nın aşağısında Markomanlar, Danimarka’dan Ren’e kadar kuzeydenizi kenarında Angle ve Saxonlar bulunmaktaydı.

M. S. 200 yılına kadar güneye ve güneydoğuya kaydılar. Eskiden Sarmatlar’ın elinde bulunan Avrupa’daki tüm bölgeleri yavaş yavaş işgal ettiler. Ayrıca Macaristan’daki Sarmatların ufak grupları ayakta kalabildi ve kısa süre bağımsızlıklarını koruyabildiler. Orta Asya’dan ard arda gelen Hun saldırıları, Germenleri Sarmat Ülkesi’ni terketmeye zorladı. Germenlerin güney-batı yerine güney-doğuya genişlemesi belirsiz bir halde devam etti ve daha sonraki dünya zamanı bakımından derin izler bıraktı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir