Bulgaristan’daki Türkler ve Türkiye-Bulgaristan İlişkileri

1991’de Soğuk Cenk Süreci’nin sona ermesi, Türkiye’nin dış politikasında da kendini hissettirmiştir. Türkiye, bilhassa Balkan devletlerinde meydana gelen değişimlerle yeni bir dış siyaset izlemeye adım atmıştır. Bu süreçte Balkan ülkeleri içinde en fazla Türk nüfusuna haiz olan Bulgaristan’da yaşayan Türklerin durumlarında değişimler yaşanmıştır.

Bulgaristan, Doğu Bloku içinde Moskova’ya en sadık ülke olmuştu. Bunda 35 senedir ülkenin başlangıcında bulunan Teodor Jivkov’un oranı büyüktü. Theodor Jivkov’un iktidarı döneminde Türk azınlığa uygulanan asimilasyon politikası, 1984-1985 yıllarındaki zorla isim değişiklik yapma politikası ile zirveye çıktı. Bu siyaset ile Türkler zorla Bulgarlaştırma sürecine doğal olarak tutuldu. Türk gazetelerinin yayımlanmasına ve Bulgar radyosundaki Türkçe yayınlara son verildi.

Türkçenin konuşma dili olarak kullanılması yasaklandı. Birçok bölgede camilerde yakarma edilmesine bir tek cuma günleri saat 12.00 ile 14.00 içinde ve hükûmetin görevlendireceği kişilerin nezaretinde izin verildi. Onun haricinde yakarma yasaklandı ve camiler kapatıldı. Bulgaristan’daki Türkler, bu yaşananlar karşısında Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) adı altında teşkilatlandı. Kültürel haklarının, yakarma özgürlüklerinin, adlarının geri verilmesini ve Türkçe konuşma yasağının kaldırılmasını istedi. Yaşananlar karşısında Türkiye ve dünya kamuoyundan gelen tepkiler üstüne Bulgaristan, sınırlarını açıp Türklerin göç etmesine izin vermek mecburiyetinde bırakıldı. Netice itibarıyla İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren dünya tarihinde, ilk kez bu kadar büyük bir göç yaşanmış, 320 bin kadar Bulgaristan Türkü, Türkiye’ye yerleşmiştir.

29 Aralık 1989’da Teodor Jivkov rejiminin sona ermesinden sonrasında Bulgar yönetimi Türk azınlığa haklarını iade etmiştir. 1990’da Parlamento, Bulgar vatandaşlarının isim kanununu kabul ederek Türklerin Türk ve Müslüman adlarını geri almasını elde etmiştir. Bu süreçte iki ülke arasındaki ilişkiler bir tek Türk azınlığın durumu ile sınırı olan kalmamış, askerî, ekonomik, kültürel ve siyasal iş birliği alanında da gelişmeler yaşanmıştır.

1991’de Bulgaristan’da hükûmeti kuran Demokratik Güçler Birliği (DGB) ile Türkleri temsil eden Hak ve Özgürlükler Hareketi arasındaki ihtilaf Bulgaristan’da krize niçin olmuştur. Bunun üstüne Türkiye’ye göç tekrardan adım atmıştır. Bulgaristan’ın vatandaşlarına vizesiz dolaşım hakkı tanınmasından sonrasında Bulgaristan Türkleri, Türkiye ve Avrupa ülkelerine iş aramak için gitmişlerdir. Bilhassa 1993-1996 yılları aralığında Türkiye’ye ekonomik sebeplerle göçler yaşanmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir