Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu

Batı tesirinde gelişen Türk edebiyatı incelenirken Türk toplumunun yaşamış olduğu zamanı vakaları da yakından izlemek gereklidir. Bundan dolayı Türk toplumunun yaşadıkları birebir edebiyata yansımıştır ve bunun da en güzel örneğini cumhuriyet edebiyatıdır.

 Cumhuriyet edebiyatını fazlaca geniş bir halde ele almalıyız. Başlangıç olarak 1923 kabul edilir sadece günümüzde bu edebiyat hala devam etmektedir.

Cumhuriyet edebiyatının oluşum adımları her ne kadar daha öncesinden atılmış olsa da bu edebiyatın temelini Ulusal Savaşım ve sonrasında yeni kurulan devletle beraber meydana getirilen uygar inkılaplar oluşturur. Edebiyatın her alanında Kurtuluş Savaşı ve inkılaplar mevzu olarak sık sık işlenmiştir. Bununla beraber bağımsızlık noktasında büyük bir kararlılık ortaya koyan Anadolu halkı da edebiyatın başlıca malzemesini oluşturur. Bilhassa Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve büyük bir ehemmiyet verdiği Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu yapmış olduğu çalışmalarla edebiyatın yönünü belirlemiştir. Tahmin edilebildiği benzer biçimde yeni bir ulusal devletin kurulması ve sonrasında meydana getirilen inkılaplarla süratli bir gelişime edebiyat da ilgisiz kalmayacaktır. Devlet ve millet hayatında yaşanmış olan süratli gelişmelerin aynısı Türk edebiyatında da yaşanmıştır.

Cumhuriyet süreci Türk edebiyatının oluşumu noktasında ilk temel adımlar aslen ulusal edebiyatla beraber atılmıştır. Ulusal edebiyat devrinde hakim olan milliyetçilik akımı, Türkçenin sadeleştirilmesi, edebiyatın mevzu olarak İstanbul dışına şu demek oluyor ki Anadolu’ya kaymaya başlamış olması cumhuriyet edebiyatının temellerinin atılmasıdır. 10 senelik ulusal olma çabasının üstünde Batı ile olan bağımsızlık mücadelesi sonrasında yeni bir edebiyatın başlaması kaçınılmazdır.

1920’li yıllarda Anadolu halkının büyük bir mücadelesiyle yeni bir devlet ortaya çıkmıştır: Türkiye Cumhuriyeti. Anadolu halkının mücadelesi ve kararlılığı, yeni bir önderin ortaya çıkışı, yeni bir devlet, Batıya karşı kazanılan zafer kendisini edebiyata birebir yansıtmıştır. Yeni devletin kuruluşundan sonrasında bilhassa Anadolu’ya, köylüye, Türk diline ve geçmişine karşı duyulan büyük ilgi edebiyatın ana çizgisini oluşturmuştur. Bilhassa devletin kurulduğu ilk 15-20 yıl içinde yeni kurulan ve enerjisini halktan alan devletin heyecanıyla bu mevzulara ağırlık verilmiştir. İlk dönemlerde ağır basan taraf sanatın cemiyet için icra ediliyor oluşuydu. Sadece bir süre edebiyatın bu konulardan uzaklaştığı, bireysel konuların ağırlıklı olarak işlendiği görülür. Bilhassa 1940’lı yıllardan sonrasında cemiyet için icra edilen edebiyatın yerine sanat içerikli ve güzel duyu kaygının ön planda olduğu bir edebiyat ortaya çıkmaya başladı. Bu yeni edebiyat anlayışı “Sanat sanat içindir.” görüşünü savunuyordu.

Özetlemek gerekirse Cumhuriyet Edebiyatının Oluşumu

Osmanlı Devleti’nin dağılması esnasında aydınların büyük bir kısmında milliyetçilik fikri oluşmaya adım atmıştır. Bu fikirler çevresinde ise Türkçülük akımı oluşmuş ve her alanda ulusal bir kimlik arayışı ortaya çıkmıştır. İşte bu arayışlar sonrasında da Ulusal Edebiyat oluşmuştur.  Türkçe ön plana çıkmış ve ülkenin gerçekleri edebiyatta mevzu olarak işlenmeye başlanmıştır. Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber de bu anlayış yeni bir edebiyatı oluşturmuştur: Cumhuriyet Edebiyatı. (Ulusal Edebiyat ve Cumhuriyet Edebiyatı birbirinin devamı niteliğindedir)

Bu edebiyatın temelinde ise Ulusal Savaşım ve inkılaplar yer verilmiştir. O dönemde yazılan tüm eserlerde bu konuların izleri net bir halde görülmektedir. Bundan dolayı o dönem eserlerinde ulusal heyecanı bizzat yansıtma gayesi vardır. Ek olarak harf inkılabı, Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla beraber hem tahsilli sayısında artış olmuş hem de dilde sadeleşme çabaları hızlanmıştır. Bir süre sonrasında da konuşma ile yazı dili arasındaki fark ortadan kalkmıştır. Sanatçılar halka hitap edebilmek için halkın dilini eserlerine yansıtmışlardır. Ülke politikası gereği o dönemde süratli bir eğitim-kültür süreci başarıyla yürütülmüştür. Hepsi edebiyatı pozitif bir halde etkilemiştir.

Cumhuriyet döneminde edebiyatın her alanında büyük bir gelişme yaşanmıştır. Yeni devletin getirmiş olduğu uygar anlayış, laikliğin getirilmesi, kadının cemiyet içindeki yerinin artması, halkçılığın etkin bir halde uygulanmaya başlaması edebiyatı yüksek bir noktaya taşımaya adım atmıştır. Şiir, roman, tiyatro benzer biçimde türlerde fazlaca mühim gelişmeler görülmüştür. Bilhassa şiirde “Beş hececiler” ile beraber Türk şiiri en parlak periyodunu yaşıyordu. Ülke çapında eğitime meydana getirilen katkı sonrasında okur-yazar sayısının da artması bunu büyük bir seviyede desteklemiştir.

Cumhuriyet Edebiyatı Toplulukları

Cumhuriyet Periyodu Türk Edebiyatı özellikleri dışına çıkmayan, kurallara uyan, cumhuriyetin getirmiş olduğu yenilikleri en iyi şekilde kullanmaya itina gösteren mühim yazınsal topluluklar oluşmuştur. Bu topluluklar;

Yedi Meşaleciler:  Bu edebiyat içinde batıyı korumak için çaba sarfeden nadir topluluklardan biridir. Sanat için sanat anlayışını benimsemişlerdir. Yedi Meşale adlı kitap altında birleşen bu öykücü ve şairler; Kenan Hulisi Koray(Öykü), Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Osman Saba ve Vasfi Mahir Kocatürk.

Ek olarak Bkz. > Yedi Meşaleciler

Birinci Yeni (Garipçiler): Şiirde köklü değişiklere imza atan bir topluluktur. Özgür şiirimizin öncüleri burada yetişmiştir. Şairleri; Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu

Ek olarak Bkz. > Garipçiler

İkinci Yeni: Acayip akımına tepki olarak ortaya çıkmışlardır. Soyut şiirler yazmışlardır. Anlamları kapalı ve gizlidir. Fazlaca değişik bir anlayış gütmüşlerdir. Şairleri; Cemal Süreya, Edip Cansever, İlhan Berk, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Sezai Karakoç 

Ek olarak Bkz. > İkinci Yeniciler

Maviciler: Acayip akımına karşı olan bir öteki topluluktur. Şairleri; Atilla İlhan, Ferit Edgü, Orhan Duru, Demir Özlü

Toplumsal Gerçekçiler: Toplumu bilinçlendirme amaçlı yazmışlardır. Roman ve hikâye branşında yaratı vermişlerdir. Toplumcu bir görüşü savunmuşlardır. Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Sabahattin Ali

Hisarcılar: Garipçilere tepkisi olan bir başka topluluktur.  Içsel değerlere ehemmiyet vermişlerdir. Munis Faik Ozansoy, İlhan Geçer, Yavuz Bülent Bakiler, Bekir Sıtkı Erdoğan, Mehmet Çınarlı, Gültekin Samanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Turgut Özakman.

Ulusal Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler: Mevzuyla ilgili detaylı informasyon için tıklayınız

Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatında bu topluluklardan hariç birçok yazar ve şairimiz bulunmaktadır. Cumhuriyet Periyodu ile mevzu sıkıntısı yaşamadan, baskı altında olmadan, serbestçe eserlerini sunmuşlardır. Cumhuriyet Periyodu Türk Edebiyatı sanatçıları bu yönden edebiyat tarihimizin en talihli sanatçıları olarak görülebilir. Eski dönemlerin baskıcı ve kısıtlı ortamında yazı yazmayı geçin düşünmek bile zorken yeni devletle birlikte özgür bir ortam oluşmuştur. Edebiyatımızın öteki mühim sanatçıları:

  • Abdülhak Şinasi Hisar
  • Mithat Cemal Kuntay
  • Kemalettin Kamu
  • Behçet Kemal Çağlar
  • Ömer Bedrettin Uşaklı
  • Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Ahmet Muhip Dranas
  • Necip Fazıl Kısakürek
  • Arif Nihat Asya
  • Tarık Buğra
  • Behçet Necatigil
  • Cahit Sıtkı Tarancı
  • Ahmet Kutsi Tecer
  • Sabahattin Eyüboğlu
  • Cahit Külebi
  • Fazıl Hüsnü Dağlarca
  • Memduh Şevket Esendal
  • Sait Faik Abasıyanık
  • Halikarnas Balıkçısı
  • Haldun Taner
  • Necati Cumalı
  • Nurullah Ataç
  • Suut Kemal Yetkin
  • Cemil Meriç
  • Recep Bilginer
  • Orhan Asena


Cumhuriyet Edebiyatı Imtihan Soruları?

1. Özellikleri nedir?

2. Cumhuriyet edebiyatının oluşumunu etkileyen unsurlar nedir?

3. Başlangıç zamanı nedir?

4. Cumhuriyet edebiyatının oluşumunda Kurtuluş Savaşı’nın tesiri nedir?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir