Cumhuriyet Döneminde Eğitim Alanındaki Gelişmeler

Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye’de bir oldukça alanda yenilikler gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Süreci’nde Eğitim alanındaki gelişmeler ve eğitim-öğretim alanındaki gelişimleri başlıklar halinde derledik.

Mustafa Kemal, Millî Savaşım’nin hemen hemen sonuçlanmadığı bir ortamda, Maarif Kongresi’ni (1921) biriktirerek eğitime ve bilime büyük ehemmiyet verdiğini göstermiş, bu kongrede yapmış olduğu konuşmada Türkiye’nin millî bir eğitim sistemi kurması icap ettiğini vurgulamıştır.

1922 yılı ekim ayında Bursa’da öğretmenlere seslenirken;

“Milletimizin siyasal ve içtimai yaşamı ile fikri terbiyesinde rehberimiz ilim ve fen olacaktır… İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve milletin her ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve koşul yoktur.”

demiştir.

Millî Savaşım kazanılıp 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet duyuru edildikten sonrasında, siyasal ve ekonomik alanlarla beraber hukuk ve kültür alanlarında da birçok değişiklik yaşanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, tebeşiri eline alarak kara tahtanın başına geçmiş, Başöğretmen unvanıyla halka ders vermiş ve halkın eğitim düzeyinin yükselmesi için hususi çaba sarf etmiştir.

Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk, eğitimin temel hedeflerinin gerçekleştirilmesi ve hedefe ulaşacak eğitim politikalarının tespit edilmesi için 1924-1934 yılları aralığında altı kere rapor hazırlatmıştır. Bu raporlar doğrultusunda eğitimin modern ilkeleri ortaya çıkarılmaya çalışılmış, böylece eğitimin yaşanılan çağa uygun laik, akılcı, bilimsel, karma, disiplinli ve işe yarar olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitimin ülke kalkınmasını hedeflemesi ve kendine itimat duyan nesiller yetiştirmesi gerektiği vurgulanmış, eğitim ülküsünün Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine ve millî geleneklerine uygun olması kararlaştırılmıştır.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Cumhuriyet Süreci’nde Eğitim Alanındaki Gelişmeler

Cumhuriyet Süreci’nde evlatların; bedensel, zihinsel ve duygusal gelişimlerinin iyi yönde gerçekleşmesini sağlamak ve evlatları temel eğitime hazırlamak amacıyla okul öncesi eğitime büyük ehemmiyet verilmiştir.

Bu zamanda ilköğretim alanında mühim gelişmeler yaşanmıştır. 1924 Anayasası’nda ilköğretimin mecburi ve parasız olduğu karara bağlanmış, bu kararla ilköğretim yaygınlaştırılarak her insanın okuryazar olması için çalışılmıştır.

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ülkede ortalama 72 ortaokul mevcuttu. 1927-1928 öğretim senesinde bazı ortaokullarda karma eğitim uygulanmaya başlanmış, ortaokulların sayısının artırılması için emek harcamalar yapılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk zamanında meydana getirilen bu emek harcamalar sonucunda, o dönemdeki ortaokulların sayısı %100 oranında artmıştır.

İdadî ve sultaniler, 1924 senesinde üç senelik ortaokul ve üç senelik liselere dönüştürülmüştür. 1924’te Türkiye’deki toplam lise sayısı 23 iken, Mustafa Kemal Atatürk Süreci’nde bu sayı %300 oranında artmıştır. Bu zamanda Mustafa Kemal Atatürk, bazı ders kitaplarının yazımı ve bu dersleri verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi ile yakından ilgilenmiştir.

Cumhuriyet’in duyuru edilmiş olduğu dönemde, mesleki ve teknik eğitim yeteri kadar gelişmemişti. Mesleki ve teknik okulların gelişerek Türk toplumunun gereksinimlerini karşılayacak seviyeye getirilmesi için araştırma ve emek harcamalar başlatılmış, bu amaçla 1927 senesinde akşam tecim okulları açılmıştır. Kız sanat okullarının adı bu tarihten itibaren Kız Enstitüsü olarak değiştirilmiş ve kız sanat okullarının sayıları artırılmaya çalışılmıştır. 1928-1929 öğretim senesinde, bölge sanat okulları bünyesinde, akşam adam sanat okulları kısmı açılmıştır. Bu okulların sayısı her geçen yıl artmış ve 1938 senesinde bu okulların sayısı 64’ü bulmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk Süreci Eğitim

Mustafa Kemal Atatürk Süreci’nde bilimsel ve kültürel gelişmelere öncülük etmek ve modern bir yüksek öğretim oluşturmak amacıyla, 1933 senesinde üniversite reformu yapılmıştır. Bu düzeltim ile beraber İstanbul Üniversitesi, Yüksek Ziraat Enstitüsü, Orman Fakültesi ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi benzer biçimde üniversiteler açılmış, 1938 yılına gelindiği vakit, üniversite ve yüksek okul sayısında %189 oranında bir artış sağlanmıştır.

Yeni Türk harflerinin kabulünden sonrasında eğitim seferberliğine daha çok ehemmiyet verilmiş, yeni harfleri tanıtmak ve halkın okuma yazma oranını çoğaltmak amacıyla millet mektepleri açılmıştır (1928).

Halkevleri, 1912 senesinde kurulan Türk Ocakları’nın yerini almış Mustafa Kemal Atatürk, şehirlilerden köylülere kadar her insanın ilmî ve fikrî gelişimine katkı sağlamak amacıyla, yeni halk evlerinin kurulmasını istemiştir (1932). Bu konudaki emek harcamaları bizzat takip eden Mustafa Kemal Atatürk, birçok halk evini de ziyaret etmiştir. Halk evleriyle ilgili kendisine sorulan bir soruya “Mutluyum, bundan dolayı başardım.” diye yanıt vermiştir.

Cumhuriyet Döneminde Eğitim Alanındaki Değişimler

  • Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu ile tüm okullar Eğitim Bakanlığı’na bağlanmış ve bu sayede eğitim-öğretim birliği sağlanmıştır.
  • Medreseler kaldırılmış, din görevlileri yetiştirmek için imam-hatip okulları ve tanrı bilim fakülteleri açılmıştır.
  • Eğitimde; modern, demokratik ve laik bir sistem benimsenmiştir.
  • Tarih ve dil mevzularında millîleşme hız kazanmıştır.
  • Okuma yazmayı kolaylaştırmak ve okuryazar oranını çoğaltmak amacıyla yeni Türk harfleri kabul edilmiştir (1 Kasım 1928).
  • Bayanların eğitimine de ehemmiyet verilerek karma eğitim sistemine geçilmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Eğitim-Öğretim Alanındaki Gelişmeler

Cumhuriyet kurulduktan sonrasında Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları kuvvetli, modern, çağdaş bir devlet oluşturmanın yolunun eğitimden geçtiğine inanmaktaydı. Bu doğrultuda cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren okul öncesinden, üniversiteye kadar eğitim kurumlarının yaygınlaştırılması için emek harcamalar yapılmıştır.

Eğitim ve Bilim Alanındaki Gelişmeler: Eğitim

Cumhuriyeti kuran kadronun en mühim amaçlarından birisi, Türk insanını bilgisizlik ve bilgisizlikten kurtarmaktı. Bilhassa okuma yazma bilmeyen halkın eğitilmesi, vatandaşlara günlük yaşamlarında kullanabilecekleri data ve becerilerin kazandırılması yaygın eğitimin öncelikleri arasındaydı. Bu doğrultuda Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları okula gidemeyen, okuma imkânı olmayan geniş halk topluluklarını bilgilendirmek ve eğitmek amacıyla yaygın eğitime ehemmiyet vermişlerdi.

Halk derslikleri ve halk konferansları, millet mektepleri, halk okuma odaları, halk evleri, eğitmen kursları, gezici köy hanım ve adam kursları benzer biçimde faaliyetlerle ve kurumlarla Türk halkı eğitilmeye çalışılmıştır.

Cumhuriyet Süreci’nde Bilim


İnkilap Zamanı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir