Dil ve Kültür İlişkisi Nedir? Dil-Kültür Etkileşimi

Dil kültür ilişkisi iki boyutlu bir geniş bakış açısıyla ele alınmalıdır. Şundan dolayı dil ve kültür birbirini direkt etkileyen ve devamlı etkileşim halinde olan iki unsurdur. Bu bakımdan iki boyutlu bakış açısının bir boyutu kültürün dile tesiri olacakken öteki boyutu da dilin kültüre tesiri olacaktır.

Dilin Kültüre Tesiri

Bir milletin yaşam seçimi, dini inanışları, giyim tarzları, sanatları olmak suretiyle her türlü maddi ve tinsel değerlerinin bütünü kültür olarak adlandırılmaktadır. Bir toplumun yaşama bakış açısını ifade eden kültürün varlığını sakınan unsur ise dildir. Toplumsal bir varlık olan dil bununla beraber bir toplumu harç şeklinde birbirine bağlayan özelliklere haizdir. Okulda, evde, sokakta, pazarda konuşulan dil o toplumun ortak değeridir.  Bu ortak kıymet olan dil bununla beraber toplumlara millet olma özelliği kazandırır. Dolayısıyla bir toplumun tüm değerlerini ifade eden kültür içinde dilin oldukça mühim bir görevi bulunduğunu söyleyebiliriz. Dil insanları bir araya getirerek kültürün oluşmasını sağlar ve bununla beraber bu kültür değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasında taşıyıcı rol oynar. Bir dili öğrenmek bir tek o dilde konuşabilmek değildir. Aksine bir dil öğrenmek o dilin ilişik olduğu kültürün günümüzde ve geçmişte haiz olduğu tüm değerlere hakim olmayı gerektirir. Bu bakımın dil geçmiş ile gelecek içinde bir köprü görevi görmektedir.

Bireylerin her türlü duygu ve düşünceleri sadece dil yardımıyla yaşam bulur. Yaşam gören bu duygu düşünceler başka bireylere aktarılarak topluma yayılmış olur ve bu şekilde ortak bir kültürel kıymet yaratılmış olur.  Dil olmasaydı insanların toplumsal bir yapı oluşturmaları ve dolayısıyla ortak bir kıymet hazinesi oluşturmaları mümkün olmayacaktır. Bir milletin dili ne kadar varlıklı ve hareketli ise kültür de o denli varlıklı olacaktır. Bu bakımdan diline lüzumlu kıymeti vermeyen toplumlar kültür değerlerini kaybeder ve netice olarak millet olma hususi durumunu yitirir. Ihmal etmeyin dil kültür binasının iskeletidir.

Kültürün Dile Tesiri

Dil ve kültür ilişkisi altında dilin kültürün koruyucusu ve onu gelecek kuşaklara taşıma rolünün yanında bir de kültürün dili şekillendirme, geliştirme ve yönlendirme görevi bulunmaktadır. Mehmet Kaplan “Her millet, dilini ve kültürünü yüzyıllar süresince yoğurur. Bu esnada akan bir dere şeklinde içinden geçmiş olduğu her topraktan bazı unsurları alır. Her medenî milletin konuşma ve yazı dili karşılaşmış olduğu medeniyetlerden alınma kelime ve deyimlerle doludur. Bu bakımdan her milletin dili o milletin çağlar süresince yaşamış olduğu tarihin adeta özetidir.” demiştir. Mehmet Kaplan’ın bu sözleri bir milletin binlerce yıl devam eden serüveninden ve kültüründen dilin iyi mi etkilendiğini en iyi açıklayan sözlerdir. Şundan dolayı dil, milletin yaşadıklarından etkilenen, yaşanmışlıklara gore şekillenen, tüm yaşanmışlıkları üstünde taşıyan canlı bir varlıktır.

Türkçenin zamanı gelişimine göz attığımızda bununla beraber Türk zamanı hakkında yorumlarda bulunabiliyoruz. İslamiyet’in kabulü ve İslam coğrafyasına komşu olmamızla beraber dilimize Arapça ve Farsça birçok kelime dâhil olmuştur. Hatta Arapça ve Farsça bazı dil bilgisi kurallarını da Türkçede uygulamaya çalışmışız. Dilimizin bu hale gelmesinde bu coğrafyada Araplar ve Farslarla yaşadığımız derin ilişkilerin görevi vardır. Tanzimat döneminde Batıya karşı olan müthiş ilgimiz bizi bu sefer Batı kültürüne sevk etmiştir. Her alanda batı kültürünü ülkemize getirirken onların dilleri de bizi etkilemiş. Bilhassa Tanzimat Döneminde Fransızcadan birçok kelime dilimize yerleşmiştir. Bu kısa zamanı özetinden rahatça anlayabildiğimiz şeklinde Türkçemiz atalarımızın yöneldiği millet ve kültürlerden etkilenmiştir. İlişki içine girdiğimiz toplumlardan aldığımız kültürel unsurlarla  birlikte kelimeler de Türkçemize yerleşmiştir. O süre özetlemek gerekirse kültürdeki herhangi bir değişiklik direkt dile de yansır ve onun gelişimini bizzat etkisinde bırakır. Bir ağaç benzetmesi meydana getirecek olursak ağacın yaprakları dil ise o ağacın kökleri ise kültür olur. Kültürden beslenemeyen bir dil kurumaya mahkum olur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir