Edebiyat ile Felsefe Arasındaki İlişki (Edebiyat-Felsefe İlişkisi)

Edebiyat; duygu ve düşüncelerin güzel duyu bir değerde ifade edilmesi sanatıdır. Söz mevzusu duygu ve fikir olunca edebiyatı insandan ayrı düşünmemek gerekir. İnsan yaşamının aynası durumunda olan edebiyat bağımsız bir halde sanat ürünleri yaratırken bununla birlikte birçok bilim dalından da faydalanmıştır.

Soyut bir fikir sistemi olan felsefe ile edebiyat ilişkisinden anlatmak mümkündür. Zira her iki alanda da hammadde olarak insan işlenmektedir. Ek olarak felsefe ve edebiyatta öncelik insan olmakla birlikte düşünme ve ortaya bir şey koyabilme benzer biçimde bir amaç bulunmaktadır. Ortaya konulmuş olan bu ürünlerin ifade edilmesinde kullanılan araç-gereç ise dil olduğundan iki alan içinde bir ortaklıktan bahsedebiliriz.

Edebiyat-felsefe arasındaki ilişkiler iki yönlü olarak değerlendirilebilmektedir. Doğrusu felsefe bazı noktalardan edebiyattan yararlanırken edebiyat sanatı da felsefenin varlıklı dünyasından beslenmektedir.

Felsefe Açısından Edebiyat

İnsanoğlu dil gelişimini gerçekleştirmekle beraber duygu ve düşüncelerini aktarma ihtiyacı hissetmiştir. Duygu ve düşüncelerin aktarılmasında edebiyat sanatı devamlı ön planda olmuştur sadece zaman içinde bu aktarım faaliyetleri sorgulamaya dönüşerek felsefe adıyla yeni bir şekil kazanmıştır. Bu yüzden yazınsal faaliyetlerin bir sonucu olan felsefe ile edebiyatı ayrı düşünmek bir hata olacaktır.

Felsefe ile edebiyatın dili işleme metotları değişik olsa da felsefe geçmişine baktığımızda bazı filozofların eserlerinde “yazınsal bir üslup” kullandıkları söylenebilir. Bu filozofları kıymetli kılan gene düşünceleridir sadece bu düşünceleri edebiyatın olanaklarından yararlanıp anlatmak eserlerinin ilgi görmesini sağlamaktadır. Kimi zaman kısa bir halde ifade edilebilecek bir fikir edebiyatın sanatla alakalı gücünden yararlanılarak sayfalar dolusu bir metin halinde yaşam bulabilmektedir. Bu bakımdan felsefe, edebiyatın bilhassa dili işleyiş metotlarından yararlanmaktadır. Burada dili etkili kullanmadaki amaç düşüncenin daha etkili bir halde aktarılabilmesi içindir. Sadece edebiyatın dili kullanmadaki mantığı insanlara güzel duyu bir zevk verebilmektir. 

Edebiyat Açısından Felsefe

Her yazınsal yapıt, yazarın bir fikir eylemi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Doğrusu yazar yazınsal eserlerini belli bir düşüncenin temelinde oluşturmaktadır. Eğer eserin arka planında bir fikir yatmazsa o ürünü kurgulamak, vakaları, kişileri ve metni yapısal olarak ortaya koymak da mümkün olmazdı. Sanat içerikli metinlerin arka planında yer edinen bu fikir metnin tümüne yayılmamıştır. Bu fikirler temeli atılmamış bir bina gibidir, doğrusu felsefi temellerden uzaktır. Edebiyatın amacı eserlerinde bir düşünceyi işlemek değil şekil ve ifade olarak insanları etkileyebilmektir. Düşüncenin metnin tümüne dağıltılması ve ağırlıklı olarak işlenmesi sadece felsefi metinlerde karşımıza çıkmaktadır.

İç içe girmiş ve böylesine kuvvetli bağlantılar oluşturmuş olan felsefe ile edebiyatı birbirinden ayrı düşünmemiz mümkün değildir. Bu yüzden günümüzde Albert Camus, Franz Kafka, Dostoyevksi ve Jean-Paul Sartre benzer biçimde adlar felsefe ve edebiyatı bir arada tutabildiklerinden “sanatçı filozoflar” olarak adlandırılmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR
PDF / Slayt
12.Derslik Ders Mevzuları
TYT Türkçe 
AYT Edebiyat

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir