El–Cezire ve Suriye Olayları, Melikşah’ın Bağdat’ı Ziyareti

Suriye Meliki Tutuş, Süleymanşâh’la yapmış olduğu savaşı kazandıktan sonrasında Haleb şehrine yürüdü. Buranın hâkimi Şerîf el–Huteytî, şehri teslim etmek için Sultan Melikşâh’tan komut beklediğini söyleyerek onu oyalamak istedi. Tutuş buna inanmadı ve Haleb’i ele geçirdi (11 Temmuz 1086), sadece iç kaleyi kuşattı ise de ele geçiremedi.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Haleb’in Fetih edilmesi

Sultan Melikşâh ise İbnü’l–Huteytî’nin davetini ve Süleymanşâh’ın ölümünü haber alınca, Haleb’e gitmek suretiyle büyük bir ordu ile Isfahan’dan harekete geçti (Eylül 1086). Musul ve Harran üstünden ilerleyerek Emîr Bozan’ı Urfa’nın zabtıyla görevlendirdi. Caber kalesini ve Menbic şehrini zapt ederek Haleb’e doğru yürüdü. Sultan 3 Aralık 1086’da Haleb’e girerek şehri ele geçirdi.

Öte taraftan Emîr Bozan da şiddetli bir kuşatmadan sonrasında Mart–Nisan 1087’de Urfa’yı zaptetti. Melikşâh, Bozan’ı, Urfa valisi belirleme ettikten sonrasında Antakya’ya yöneldi ve burada Süleymanşâh’ın vezîri Hasan b. Tâhir tarafınca karşılandı. Sultan bu şehrin idaresini Emîr Yağısıyan’a verdi. Antakya’dan Suveydiye’ye kadar ilerleyerek Akdeniz kıyısına geldi. Sultan Melikşâh, atını Akdeniz’in dalgaları arasına sürerek kılıcını üç kere suya daldırmış ”Yüce Tanrı bana Okyanus’a kadar yargı sürmeyi nasip etti.” diyerek sevincini göstermiştir.

Halep Kalesi

Sultan, Süleymanşâh’ın eşini ve çocuklarını beraberine alarak Haleb’e döndü, sonrasında da Bağdat’a gitti (12 Mart 1087). Halife Muktedî 24 Nisan 1087’de düzenlenen büyük bir törenle sultanla tanıştı. Bu tören esnasında halifenin emri ile Sultan Melikşâh’a ”Doğu ve Batı’nın hükümdarı” alâmeti olarak iki kılıç kuşatıldı. Ek olarak sultanın Isfahan’dan getirilen kızı Mahmelek Hâtûn görkemli bir düğünün arkasından halife ile evlendirildi.

Sultan ondan sonra Merv’e giderek burada babası Sultan Alp Arslan’ın mezarını ziyaret etti ve evvelinde Akdeniz sahilinden almış olduğu bir avuç deniz kumunu ”Baba müjdeler olsun, oğlun dünyanın sonuna kadar egemen oldu.” diyerek mezara bıraktı.218

Kaynak: Selçuklular Zamanı – PROF. DR. MUHARREM KESİK

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir