Enver Paşa’nın Hayatı (1881-1922)

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Enver Paşa Kimdir?

Enver Paşa’nın aslolan adı İsmail Enver’dir. İstanbul Divanyolu’nda hayata merhaba dedi . Doğumu ile ilgili olarak Türkçe ve Almanca otobiyografilerinde değişik tarihler verilmektedir (23 Kasım 1881 Çarşamba. 6 Aralık 1882 Çarşamba). Ailesi Manastırlı olup babası önceleri Nafıa Nezareti fen memurluğu icra eden sonrasında surre emini olan ve sivil paşalık rütbesine yükselen Ahmed Bey, anası Ayşe Hanım’dır.

Enver Paşa’nın Tahsil Yaşamı

Ufak yaşlarda gösterdiği aşırı talep sebebiyle hemen hemen üç yaşlarında iken ibtidaf mektebine kaydedildi. Arkasından Fatih Mekteb-i İbtidiHsi’ne girdi. Bu okulun ikinci sınıfında iken babasının Manastır vilayeti Nafia fen memurluğuna tayini üstüne öğrenimine bu şehirde devam ettikten sonrasında gene aynı yerde askeri rüşdiye ve askeri idadf tahsilini tamamlayarak Mekteb-i Harbiyye-i Şahane’ye girdi. Daha o sıralarda, yüksek okullarda yaygın olan ll. Abdülhamid aleyhtarı propagandadan etkilendiği otobiyografisinden anlaşılan Enver Bey, Mekteb-i Harbiyye-i Şahane’yi dokuzuncu olarak bitirip erkanıharp sınıfı için ayrılan kırk beş kişilik saptanca içine girmeyi başardı.

Enver Paşa

Erkan-ı harp eğitimi esnasında bir kez Yıldız Sarayı’na götürülerek sorgulandıysa da yargı giymedi. Sadece bu dönemdeki İttihat ve Terakki Cemiyeti faaliyetlerine katılmadığı kesindir. Derslik ikincisi olarak okuldan mezun olduktan sonrasında 1903 yılı Ocak ayında Erkan-ı Harp yüzbaşısı rütbesiyle Manastır’daki 13. Gezici Topçu Alayı’na belirleme edildi.

Enver Paşa’nın Askeri Yaşamı

Erkan-ı harp eğitimi esnasında bir kez Yıldız Sarayı’na götürülerek sorgulandıysa da yargı giymedi. Sadece bu dönemdeki İttihat ve Terakki Cemiyeti faaliyetlerine katılmadığı kesindir. Derslik ikincisi olarak okuldan mezun olduktan sonrasında 1903 yılı Ocak ayında Erkan-ı Harp yüzbaşısı rütbesiyle Manastır’daki 13. Gezici Topçu Alayı’na belirleme edildi. Bu esnada Bulgar çetelerinin takip ve tenkili için meydana getirilen harekata katıldı. 1903 yılı Eylülünde Koçana’da bulunan 20. Piyade Alayı’nın birinci bölüğüne bir ay sonrasında da 19. Piyade Alayı’nın birinci taburunun birinci bölüğüne nakledildi. Nisan 1904 tarihinde Üsküp’teki 16. Süvari Alayı’nda göreve getirildi. Aynı senenin ekim ayında İştip’teki alaya giden Enver Bey iki ay sonrasında sunüf-ı muhtelife  hizmetini tamamlayarak Manastır’daki karargaha geri döndü. Burada erkanıharp dairesinin birinci ve ikinci şubelerinde yirmi sekiz gün çalıştı. arkasından Manastır Mıntıka-i Askeriyyesi Ohri ve Kırçova mıntıkaları müfettişliğine belirleme edildi.

Enver Paşa (Sol başta)

7 Mart 1905’te kolağası oldu. Bu görevi esnasında Bulgar, Rum ve Arnavut çetelerine karşı girişilen askeri harekatta üstün başarılar gösterdiğinden dördüncü ve üçüncü Mecidi, dördüncü Osmanlı nişanları ve altın liyakat madalyası ile ödüllendirildi; 13 Eylül 1906 tarihinde olağanüstü olarak binbaşılığa yükseltildi.

Enver Paşa’nın Ölümü

Bakü’yü terkeden Enver Paşa Tiflis, Aşkabad ve Merv’e uğradıktan sonrasında Ekim 1921 tarihinde kendisine refakat eden Teşkilat-ı Mahsusa eski liderlerinden Kuş Subaşı acı Sami ve öteki bazı İttihatçılar’la beraber Buhara’ya gitti. 8 Kasım’da Türk subaylarla beraber yeniden yola çıktı ve 19 Kasım’da Akbulağ, 21 Kasım’da Başçardak kışlasına ve 24 Kasım’da Gürgentepe’ye ulaştı. Burada Cedidci aleyhtarı Lakay İsmail Bey’in esiri durumuna geldi.

Şubat 1922 sonunda buradan kurtulan Enver Paşa Ruslar’a karşı savaşan Basmacıla’rı örgütlemek için yeniden Duşanbe ilerisindeki kışlaklara gitti. 24 Temmuz’da Ruslar’ın Duşanbe’yi alması üstüne geri çekilerek Satılmış kışlağına vardı. Buradan Belcuvan bölgesindeki Abıderya köyüne geçti ve son karargahını burada kurdu. 4 Ağustos 1922’de karargahta düzenlenen kurban bayramı töreninde maiyetinde kalan askerlerle bayramlaşırken ani bir Rus baskınına uğradı, tarafındaki otuza yakın atlı ile yöneldiği Çegan tepesi mevkinde giriştiği çarpışmada ön safta vuruşurken öldürüldü.

Enver Paşa’nın eşyaları müfreze kumandanı Kulikof tarafınca Taşkent’e gönderildi. Bu eşyalar sonrasında Moskova’daki askeri müzeye nakledildi. Cenazesi Abıderya köyünde toprağa verildi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir