Epigrafi Bilimi (Yazıt Bilimi)

Epigrafi, dilimize yazıtbilim ( yazıt bilimi ) diye çevirebileceğimiz, anıtlar üstündeki kitabeleri ve yazıları inceleyen Yunan yada Latin dillerinden biri (yada her ikisi) ile yazılan yazılarla (sikkeler hariç) uğraşan bilim dalıdır. Yazıt kelimesinin Türkçe manası; Bir kimse yada bir olayın anısını yaşatmak için bir şey üstüne kazılan yazı, kitabedir.

Bu makalede Epigrafi tanımı ve anlamı, epigrafi biliminin özellikleri ve epigrafinin emek verme alanı üstüne bir oldukca mevzuya değinilmiş ek olarak epigrafi nedir, epigrafinin anlamı nedir ve epigrafi neyi inceler benzer biçimde sorulara yanıt aradık.

Yazıtbilimin coğrafi sınırı, eski Yunanlıların ayak bastıkları her bölgeyi, süre sınırı da yazının Doğu’dan alınışından Bizans devri sonuna kadar olan süreyi ihtiva eder. Bu yüzden eski Yunanlıların tüm yaşantılarına şahit olmuş olan Anadolu, epigrafi bilimi için olmazsa olmaz bir emek verme alanıdır.

Epigrafik, ise Epigrafi ile ilgili olan anlama gelir ve Türkçe karşılığı Yazıtbilimsel‘dir.

Epigrafi bilimi; Filoloji ve paleografi bilimleri ile iş birliği içinde çalışır. Anıtlar üstündeki kitabeler ilişkin olduğu dönem hakkında mühim bilgiler verir. Mesela; Asur ve Urartu hükümdarları saltanatları süresince kazandıkları zaferleri ve yaptıkları işleri kronolojik olarak kitabeleştirmişlerdir. Bu kitabeler üstünde meydana getirilen emek harcamalar birer epigrafi örneğidir.

Orhun Kitabesi

Kök Türkler zamanında oluşturulan Orhun Kitabeleri’nde ise devletin siyasal, toplumsal yapısı hakkında bazı bilgiler verilmiştir. Tarih bilimi, kitabelerdeki bu bilgilerin anlaşılması ve okunmasında epigrafi biliminden yararlanır. Epigrafi doğrusu yazıt bilimi ile ilgilenen kişilere epigrafist yada yazıt bilimci denilir. Epigrafya çalışmalarını Filoloji bilimi ve paleografya bilimi ile paralel yürütülür.

Kitabeler bilimidir, yazıt bilimi olarak da tanımlanır. Anıt gömüt taşları ve kitabeler üstüne yazılan yazıları inceler. Kitabeler süslü yazılar olduğundan bunlar üstündeki yazıların okunması uzmanlık gerektirir. Çoğu zaman paleografya uzmanları kitabeler mevzusunda uzmanlaşarak, epigrafya uzmanı haline gelirler. Kitabeleri okumak oldukça zor da olabilir. Bazı kitabeleri okumayı Abdülbaki Gölpınarlı başarmıştır.

Taş Üstüne Oyma El Yazısı

Epigrafi bilimi, dayanıklı maddeler üstündeki yazıları incelerken paleografi dayanıksız maddeler üstündeki yazılar inceler, bu bakımda epigrafi ile paleografi bilimleri birbirinden ayrılır. Epigrafi doğrusu yazıt bilimi tarih bilimine destek bilim dallarından birisidir.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Epigrafide Araştırma ve Değerlendirme

Ülkemiz için hemen hemen oldukca yeni olan Epigrafi çalışmalarının oldukca gerilere giden bir geçmişi vardır. Mesela, tarihçi Herodotos, Thebai’de kopya etmiş olduğu bazı adak yazıtlarından hareketle, yazının Fenike kökenli oluşu ve İonia’nın buna katkıları üstünden yorum yaparken, bilimsel tarihçiliğin babası sayılan Thukydides de sık sık yazıtlardan yararlanma yoluna gitmiştir.

Öte taraftan, İ.Ö. III. yüzyılda yaşayan Philokhoros isminde birinin, Attika’da bulmuş olduğu epigramları bir araya getiren bir koleksiyon aynı yüzyılda yaşayan Krateros isminde bir başkasının ise yasaları (dekretleri) içeren benzeri bir emek verme hazırladıkları ve İ.Ö. II. yüzyılda yaşamış olduğu malum Polemon isminde bir İlion’lunun yazıtlara karşı olan aşırı merakından dolayı “yazıt düşkünü” lakabı ile tanındığı görülmektedir. Sonraları, uzun bir aradan ve XV, XVII ve XVIII. yüzyıllardaki bazı bireysel çalışmalardan sonrasında, Yazıtbilimde çağıl yöntemlerle araştırma ve değerlendirme periyodu XVIII. yüzyıldaki Corpus Inscriptionum Graecarum adlı emek verme ile adım atmıştır.

Vatanımızda Epigrafi

Vatanımızda, klasik diller ve kültürler üstünde oldukca kıymetli çalışmaların yapıldığı ve birçok mühim klasik eserin dilimize kazandırılmış olduğu bir gerçektir. Sadece, ilkçağ zamanı, klasik filoloji ve klasik arkeoloji ile oldukca sıkı bir ilişki içinde bulunan epigrafi alanında yapılmış çalışmaların sayısı oldukça azdır.

Gerek Klasik Filoloji eğitimi veren iki kurumun mevcut oluşu ve gerekse ülkemizin hayranlık uyandıran tarihsel zenginliği bu emek harcamalar için uygun bir ortam yaratmaktadır. Gene de, son yıllarda ortaya çıkan birkaç yerli epigrafistimizin ortaya koydukları kıymetli emek harcamalar bizleri bu mevzuda fazlaca umutlandırmaktadır.

Kaynak: The Study of Greek Inscriptions (Cambridge 1967)

Ek olarak bakınız:

Yazıtbilimde kullanılan hususi işaret ve semboller hakkında data edinmek için Epigrafide Kullanılan Hususi İşaret ve Semboller temalı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir