Eski Türklerde Takvim

Burada doğu uluslarından Türk, İran ve Arap takvimlerinden söz etmek, bunların kullandıkları eski takvimlerin genel ilkelerine değinmek isterim.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Eski Türklerde Takvim

Türkler oldukça eskiden beri “Oniki Hayvanlı Türk Takvimi” diye malum takvimi kullanmışlardır. Devlet kurmuş oldukları, ele geçirdikleri her yerde barışın ve güvenin kurulmasına, uygarlığın filizlenip gelişmesine büyük yardım ve katkıları olan Türklere, bu şekilde bir uygarlık aracını oldukça görenler, bu takvimin Çinlilerden alındığını söylemişlerdir. Sadece batılı türkolog ve sinolôglar, sağlam belgeler karşısında bu vakit ölçüsünün Türklere özgü ve onların icadı bulunduğunu söylemek zorunda kalmışlardır.

Bunlardan, College de France’ın ilk Çince Profesörlüğünü yapmış olan meşhur Fransız sinoloğu Abel Remusat (1788–1832), “bu takvim Türklerin biricik buluşudur” demekten kendini alamamıştır.

Öte taraftan, Türk zamanı ve kültürü üstüne, “Documents sur les T’ou-kiue (Tures) Occidentaux” (Batı Tukyuları-Türkleri-üzerine belgeler) ve “Le Cycle Turc des douze Animaux” (Oniki Hayvanlı devirli Türk takvimi) şeklinde kıymetli eserler yazmış olan Fransız Türkoloğu ve Sinoloğu Edouard Chavannes (1865-1918), Türk takvimi mevzusu üstüne yazdığı eserinde açıkça “Kim ne derse desin her yönü ile Türk düşüncesine uygun olan bu takvim, Türklerin kendi buluşudur ve Çin’e M. 48 senesinde Türkler tarafınca sokulmuştur” demektedir.

Kıymetli Türk astronomu ve meteoroloji bilgini Fatin Gökmen (1877-1955), “Türklerde Takvim”, “Türklerde Kurul ve Takvim” adlı eserlerinde, oniki hayvanlı Türk takviminin, Çinlilerinkinden ikiyüz
yıldan oldukça eski bulunduğunu ve bu takvimin, Türklerin öz malı bulunduğunu söylemiştir.

Oniki Hayvanlı Türk Takvimi

Gene bu alanda bir kaç araştırma yapmış olan Osman Turan “Oniki Hayvanlı Türk Takvimi” 1941 “İstanbul’un Fethinden Ilkin Yazılmış Zamanı Takvimler”, 1954 eserlerinde bu takvimin özbeöz Türk malı bulunduğunu yazar.

Türklerin kullandığı oniki hayvanlı takvimi, uygulama amacına bakılırsa ikiye ayırmak gerekir:

  • Astronomi alanında kullanılan bilimsel takvim
  • Halkın kullandığı takvim.

Astronomi alanında kullanılan bilimsel takvim de bir yıl 365.2436 gündür. Bir yıl, her biri 15.2184 gün eden 24 aya bölünür. Gene bigün 10,000 feng’ e ve bir feng 100 miyav’a ayrılır. Böylece bir günlük vakit 1.000.000 bölüme bölünmüş olur.

Türklerde halkın kullandığı takvime erişince: bu takvim ay-güneş sistemine (luni-solar calendar) bakılırsa düzenlenmiştir. Buna bakılırsa bir yıl 12 aydır. Sadece ay yılı dönencel yıldan 10 gün küsur saat daha kısa sürdüğünden, ay yılının bilimsel yıla bağlanması için 19 yılda yedi kez artık yıl uygulanır.

Bu takvimde bigün 12 çağ’a (bir çağ iki saattir) bölünür ve sırasıyla: Fare’dan başlayıp domuzla biten oniki hayvan adıyla adlandırılır.

Bir çağ sekiz keh’e (bir keh 15 dakikadır) bölünür ve günün başlangıcı, çağıl takvimde olduğu şeklinde gece yarısıdır. Sadece, fare çağının başından değil ortasından adım atar; kısaca birinci dönemin dört keh’i gece yarısından ilkin, dört keh’i de gece yarısından sonradır.

Bu Türk takviminde yılbaşı, kova burcunun tam ortasıdır (6 Şubat). Gene bu yılbaşı günü kısaca Şubat’ın altısı, Kasım ayının sekizinci günü süregelen “Kasım günleri”‘nin de, Aralık ayının yirmi ikisinde
başlayıp “zemheri” ya da “erbain” denen kırk günlük ve onun ardında başlayıp elli gün devam eden ve Martın yirmi birinde biten “hamsin” ile 90 günlük kış mevsiminin de aşağı yukarı ortasıdır.

Türk takviminde seneler, şu hayvan adlarına bakılırsa sıralanır: 1- Fare (keskü), 2- Sığır, 3- Pars, 4- Tavşan, 5- Ejder (lu), 6- Yılan, 7- At (yund), 8- Koyun (koy), 9- Maymun (bicin), 10- Tavuk (dakuk), 11-İt, 12- Domuz.

Bu oniki senelik dönem beş kez dolaşarak 60 senelik bir dönem, 60 senelik dönem üç kez dolanarak 180 senelik tam dönem olur. 60 senelik dönemlerin birincisine “şangün”, ikincisine “cungün” ve üçüncüsüne “havun” denir.

Türklerde takvim başlangıcı evrenin yaratılışından alınır. Sadece, Türk tarihinde, mühim vakalar da takvim başlangıcı yapılır. Bu şekilde durumlarda bu başlangıç, vaka “şangün”ün başlarında ise geriye, gelecek “şangün”e yakınsa ileriye alınır,:Şu demek oluyor ki dönem başı kati olarak “şangün” olur.

Eski Türklerde 15.218425 günlük 24 ayın her birinin ayrı adı vardı. Ay-güneş sistemi takvimin, Uygur ve Hıtay Türklerinde kullanılan ay adları şunlardır: 1- Uluğ ay, 2- Kiçi ay, 3- Birinci ay, 4- İkinci ay, 5- üçüncü ay, 6- Dördüncü ay, 7- Beşinci ay, 8-Altıncı ay, 9- Yedinci ay, 10- Sekizinci ay, 11- Dokuzuncu ay, 12- Onuncu ay.

Büyük Selçuklu Hükümdarı Alp Arslan’ın oğlu Cclaleddin Melikşah, Rey (Tahran) şehrinde yaptırdığı rasathanede 1075 senesinde bir oldukça astronomi ve kozmoğrafya bilginini biriktirerek onları, eski İran takvimini düzeltmekle görevlendirdi ki bunlar içinde meşhur ozan, felsefeci ve matematikçi Ömer Hayyam (Ömer b.İbrahim el-Hayyam: 1044-1123)’de bulunuyordu. Bunların düzenlemiş olduğu takvime “Tarih-i Celali” ya da “Tarih-i Meliki” de denir. Aşağıda İran takviminden söz ederken üstünde birazcık daha duracağımız bu takvimi, bir süre Türkler de kullandılar.

Türk devletleri, İslamiyete girdikten sonrasında zaman içinde ve çoğu zaman hicri takvimi kullanır oldular. Ek olarak, Timurlu Türkleri hükümdarlarından astronomi bilgini Uluğ Bey (Alaüddevle Mirza Göreğen; yaşamı: 1394-1449. Saltanatı: 1447-1449) yapmış olduğu astronomi hesaplarında her 62 yılda 15 artık gün olması icap ettiğini saptamıştır. Onun bu hesabına bakılırsa yıl, averaj olarak 365.241935 gün eder ki Gregoryen takvimi ile büyük fark yoktur.

Kıymetli Türk bilginlerinden Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın (1839-1918) yazdığı ve Şefik Bey Mansur Yeğen tarafınca Arapça çevirisiyle 1307 de Mısırda basılan “Islah al-Takvim” adlı yaratı, Türkçe Arapça metinleri karşılıklı iki sütun halinde düzen edilmiştir. Yazar, bu eserinde takvim şekilleri ve esasları hakkında geniş bilimsel bilgiler vermiştir. Ek olarak Osmanlı mali yılı olarak uygulanan takvimin sakatlıklarını belirterek Hicir-şemsi yıl temeline bakılırsa yeni ve yanlışsız bir sistem önermekte sonuna da, bu sisteme bakılırsa hicretten 2212 miladi yılına dek kameri hicri, miladi yılların ve şemsi-hicri yılların başlarının birbirinin hangi tarihlerine denk geldiğini saptayan detaylı bir cetvel de eklemiştir.

Gazi Ahmet Muhtar Paşanın önerilmiş olduğu bu güneş yılına ilişik takvim şaşılacak derecede doğru olarak düzenlenmiş olup 10.000 senelik bir vakit içinde yalnız 0.28 günlük kısaca 6 saat 42 dakikalık bir fark yapmakta idi.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir