Fahrettin Kerim Gökay

Fahrettin Kerim Gökay Biyografisi

İstanbul Valisi ve İstanbul milletvekili olarak vazife yapmış oldu.

Fahrettin Kerim Gökay, 9 Ocak 1900 tarihinde Eskişehir’de dünyaya gelmiştir. Babasının adı Abdülkerim’dir. İlkokul, ortaokulu doğduğu mahallede okudu. Peşinden Eskişehir Liva İdadisi (Lisesi)’nde ve İstanbul Boğaziçi Rehber-i İttihad ve Menbaul İrfan İdadisi’nde tahsil gördü. Yüksek öğrenimini, İstanbul Darülfünunu Tıp Fakültesi’nde 1922 senesinde tamamladı. Emraz-i Akliye uzmanı oldu. 1922-1924 yılları aralığında Münih, Hamburg ve Viyana üniversitelerinde uzmanlık eğitimi görmüş oldu. Yurda dönüşünde İstanbul Asabiye ve Akliye Hastanesi Ruhiyat Laboratuvarı Şefi oldu.

Türkiye Toplumsal Psikiyatri Derneği’nin kurucusu ve başkanı olan Fahrettin Kerim Gökay “Yeşilaycılık” mevzusundaki etkili çalışmalarının yanı sıra, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı esnasında esnafı sık sık denetleyerek tutarları indirmesi, sarhoşları şehir dışına çıkarması şeklinde garip uygulamalarıyla da gündemde kaldı.

Fahrettin Kerim Gökay, Öğrencilik yıllarında Milliyetçi ve Ahrar gazetelerini çıkardı. 1926 senesinde Tıp Fakültesi Seririyat-ı Akliye’de (Asabiye Kliniği) doçent, 1933 senesinde Üniversite Reformu’nda profesor oldu. 1942 senesinde ordinaryus profesör oldu.

Sıhhat ve Ulusal Eğitim şûraları üyeliklerinde, Türkiye Kızılay ve Yeşilay dernekleri başkanlıkları ile Türkiye Toplumsal Psikiyatri Derneği’nin kuruculuğu ve başkanlığı şeklinde sivil cemiyet örgütlerinde hizmetleri oldu. Uzun süre İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı.

1949 senesinde İstanbul valiliği ve belediye başkanlığına getirildi. Bu görevini 1957 yılına kadar Demokrat Parti (DP) iktidarı döneminde de sürdürdü.

Lütfi Kırdar’dan sonrasında 24 Ekim 1949 – 26 Kasım 1957 tarihleri içinde İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı olarak vazife yapmış oldu. Onun zamanında İstanbullulara tanzim satışlarını sunmuştur. Zeytinburnu ve Kazlıçeşme, onun zamanında şehirleşmiştir. Üsküdar’da ve Kadıköy’de adını taşıyan mühim iki cadde bulunmaktadır. Eyüp Sultan Camisi’nin çevresindeki dükkânlar yıkılarak meydan açıldı, böylece cami ortaya çıkartıldı. Yapımı yedi yıl devam eden Saraçhane’deki Belediye Sarayı’nın temeli de Gökay’ın döneminde atıldı. İstanbul’da klakson çalma yasağı getiren ilk belediye başkanı oldu. İçki ve sigara karşıtı kampanyalar yapmış oldu. Çevresine zarar veren sarhoşlara karşı oldukça sert önlemler aldı.

Azınlıkların işyerlerinin yıkılıp yağmalandığı 6-7 Eylül Olayları (1955) karşısında yetersiz kalması sebebiyle, o günlerde İstanbul’da bulunan ve olayların başlangıcında “Ulusal Gençliğin Kıyamı” tabirini kullanan İçişleri Bakanı Namık Gedik ile birlikte, çekilme etmek durumunda kalmıştır.

Adnan Menderes’in kendisi için “deli” söylediğini öğrenince basın mensuplarını toplayıp, “O bir toprak ağası, ruh hekimliğinden ne anlamış olur ki bana deli demiş. O bana deli derse kargalar bile güler, fakat ben onun hakkında bir deli raporu yazarsam, yaşamı süresince akıllı olduğuna kimseyi inandıramaz” dedi. Bu cümleden olarak, 1950’lerin ortalarından itibaren Menderes İstanbul’daki bayındır hareketini bizzat üstlenmişti. Gökay, buna karşı direndi ve 26 Kasım 1957’de görevinden ayrılarak Bern Büyükelçiliği’ne atandı.

1957 senesinde Bern Büyükelçiliği görevine atandı ve 1960 yılına kadar bu görevi yapmış oldu. Yeni Türkiye Partisi (YTP) İstanbul Milletvekilliği (1961-1965), Sıhhat ve Toplumsal Yardım Bakanlığı (1963) görevlerinde bulunmuş oldu. Türkiye Toplumsal Psikiyatri Derneği’nin kurucusu ve başkanı oldu.

25 Haziran 1962 – 27 Kasım 1963 tarihleri içinde İsmet İnönü’nün başbakanlığı döneminde Türkiye İmar ve İskân Bakanı ve 27 Kasım 1963 – 25 Aralık 1963 tarihleri içinde Türkiye Sıhhat Bakanı görevinde bulunmuş oldu.

Fahrettin Kerim Gökay, 1965 senesinde siyasetten çekildi ve zamanını evinin bahçesindeki gülleri yetiştirerek geçirmeye başladı.

Fahrettin Kerim Gökay, 22 Temmuz 1987 tarihinde İstanbul’da 87 yaşlarında ölmüştür.

Halk tarafınca oldukça sevilen ve kısa boyu dolayısıyla hakkında “Mini Mini Valimiz, Ne Olacak Halimiz?” tekerlemesi üretilmiştir. Mühim bir serveti olan Fahrettin Kerim Gökay’ın terekesinde 630 tapu bulunuyordu. Tüm varlığını kendi adını taşıyan vakfa bırakmıştır.

Ek olarak İstanbul Sefaköy’de isminin verildiği Fahreddin Kerim Gökay Anadolu Lisesi, İstanbul Bakırköy’de Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Bitam’da isminin verdiği Fahrettin Kerim Gökay Pavyonu bulunmaktadır.

DP’nin iktidara geldiği 14 Mayıs 1950 seçimi öncesinde, İstanbul Bölme Meydanında son seçim konuşmasını meydana getiren İsmet İnönü’ye muhteşem kalabalığı göstererek, “İşte İstanbul paşam” demesi ve Adnan Menderes’in İstanbul’da uyguladığı kamulaştırma programını eleştirince, “Hoca, sen birazcık dinlen” diyen Adnan Menderes’e, “Aslolan sen birazcık dinlen” yanıtını vermesi, siyasal literatürümüze giren konuşmaları oldu.

Basılmış basılmamış elliye yakın eseri bulunmaktadır.

Başlıca Eserleri:
Gayrı Tabiî Aşklar Üstüne Ruhi Tetkikler (1924),
Akıl Hastalıklarının Teşhisi ve Tedavisi (1925),
Türkiye’de Felc-i Umumi Meselesi (1926),
Ruh Hastalıkları (1928),
Ameliyatla Selâh Göstermiş Fazladan Medüller Tümör Vak’ası (1944).

Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir