Fahri Korutürk

Fahri Korutürk Biyografisi

Türkiye Cumhuriyeti’nin altıncı cumhurbaşkanı olup 17 Nisan 1973 – 6 Nisan 1980 tarihleri içinde vazife yapmıştır.

Fahri Korutürk, 15 Ağustos 1903 tarihinde İstanbul’da Babıâli kâtiplerinden Erzincanlı Osman Durağan(durgun) Bey ile Nesrin Hanım’ın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Tam adı Fahri Durağan(durgun) Korutürk’tür. Annesini ufak yaşta kaybedince üvey anası Nuriye Korutürk’ün nezaretinde büyüdü. 1916 senesinde girmiş olduğu Mektebi Fünûn-u Bahriye-yi Şahane (Deniz Harp Okulu)’yi 1923’te tamamladı ve teğmen olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na katıldı.

Fahri Korutürk, 1 Mart 1923 – 15 Ekim 1924 tarihleri içinde Yavuz harp gemisinde vazife aldı ve torpido kurslarına katıldı. 1925 senesinde Gedikli Zabit Namzet Mektebi’nde (Deniz Astsubay Hazırlama Okulu) derslik subaylığı ve matematik öğretmenliği yapmış oldu. Aynı okulda 1926 senesinde denizaltı kurslarına katıldı.

1927 senesinde Hamidiye ve 1928 senesinde Mecidiye kruvazörlerin de bölük komutanlığına atandı. 1929 senesinde 1. İnönü Denizaltı Gemisi’nde top ve vardiya subayı oldu. 1930 senesinde girmiş olduğu Deniz Harp Akademisi’ni kurmay yüzbaşı olarak 1933 senesinde bitirerek Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nda göreve getirildi. Korutürk, yurtdışında ilk olarak 1935 senesinde Roma Deniz Ataşesi vekili olarak vazife yapmış oldu. 1936 senesinde Berlin Deniz Ataşeliği’ne atandı. Aynı yıl imzalanan Montrö Antlaşması için düzenlenen Boğazlar Konferansı’nda askerî uzman olarak bulunmuş oldu.

1938 senesinde yurda dönünce Denizaltı Gemileri Kurmay Başkanlığı, 1940 senesinde Dumlupınar Denizaltı Gemisi Komutanlığı ve 1941 senesinde 1. Denizaltı Filotillası komodor vekilliği yapmış oldu. Bir yıl sonrasında tekrardan Berlin Deniz Ataşesi oldu ve bu vazife süresince Stockholm Kara Ataşeliği görevini beraber yürüttü.

Fahri Korutürk, 1943 senesinde 2. Denizaltı Filotillası komodoru oldu ve bir yıl sonrasında Deniz Harp Akademisi doğa bilgisi öğretmenliğine atandı. 1945’te Deniz Harp Akademisi Komutanlığı görevine getirildi. Tuğamiralliğe yükseldiği 1947 senesinde Denizaltı Filo Komutanlığı’na atandı. 1953 senesinde tümamiral olarak Harp Filosu Komutanlığı’na getirildi. 1954 senesinde Deniz Eğitim Komutanlığı, 1955 senesinde Genelkurmay Haber Alma Dairesi Başkanlığı ve aynı yıl Donanma Komutanlığı görevlerinde bulunmuş oldu. 1956 senesinde koramiralliğe yükselerek Boğazlar ve Marmara Deniz Kolordu Komutanlığı’na atandı. Deniz Harp Okulu Komutanlığı, İstanbul Deniz Saha Komutanlığı şeklinde görevlerde bulunmuş oldu.

1957 senesinde Deniz Kuvvetleri Komutanı oldu. Bu görevi sürerken 1959 senesinde oramiralliğe yükseltildi. 27 Mayıs 1960’tan sonrasında Moskova Büyükelçiliği görevine atanmasıyla beraber, 27 Ağustos 1960 tarihinde askerlikten emekliye ayrıldı.

Korutürk, Moskova Büyükelçiliği’nden sonrasında da 1964 senesinde Madrid Büyükelçiliği’ne atandı. 1965 senesinde meslekten büyükelçi olmadığını ileri sürerek bu görevinden çekilme ederek ayrıldı.

1963 senesinde, Türkiye’nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafınca Cumhurbaşkanlığı saptanca senatörlüğüne getirildi ve bir süre sonrasında saptanca grubu başkanı oldu.

Cevdet Sunay’ın 1973 senesinde yedi senelik vazife süresinin dolması üstüne, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafınca meydana getirilen seçimde, gösterilen adaylar lüzumlu oyu sağlayamayınca, Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan Fahri Korutürk, parlamentodaki partilerin üstünde birleştikleri tek aday olarak 17 Nisan 1973 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 6. Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Fahri Korutürk, Cumhurbaşkanı olarak, 1973 Ekim ayında meydana getirilen genel seçimlerden sonrasında zor bir dönem geçirmek durumunda kalmıştı. Siyasal partilerin hiçbirinin TBMM’de salt çoğunluğu sağlayamamış olması ve dolayısıyla koalisyon mevzusunda sağ ve sol cephelerin katı bir anlaşmazlığa düşmeleri hükümetin kurulmasını güçleştiriyordu. Bu mevzunun üç ay kadar sürüncemede kalması Devlet Başkanı Korutürk’ün hem siyasal parti liderlerini ikna etmek için çaba harcamasını, hem de kamuoyunu yatıştırmak için sık sık açıklamalar yapmasını gerektiriyordu.

Sonunda, Bülent Ecevit Başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Necmettin Erbakan Başkanlığındaki Ulusal Selamet Partisi (MSP) işbirliğiyle, hükümet kurma probleminin çözümlenmesinde Korutürk’ün mühim görevi oldu.

Devrinde Kıbrıs Harekâtı gerçekleştirilmiş ve kargaşa tüm hızıyla yayılmıştır. Kendisi bu devirde bilhassa devletin itibarını tekrardan tesis için uğraş vermiştir. Gene bu devirde Boğaziçi Köprüsü de açılarak hizmete girmiştir.

Korutürk, Türkiye’nin 6. Cumhurbaşkanlığı görevini 6 Nisan 1980 tarihinde yasal süresi dolana kadar sürdürdü ve 1980 Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldı.

Süleyman Demirel‘in başbakanı olduğu hükümet başta iken, Meclis anlaşamadığından yeni Cumhurbaşkanını seçemedi. Yerine, Senato Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil Cumhurbaşkanlığı vekâlet etmeye başladı. Görevi 12 Eylül 1980’e kadar devam etti.

Fahri Korutürk, Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldıktan sonrasında 12 Eylül 1980’e kadar Cumhuriyet Senatosu’nda tabiî senatör olarak yer aldı. Korutürk’ün Cumhurbaşkanlığı sürecinin Türkiye’nin kargaşa ve bunalımlı bir periyodu olması, onun devlet başkanı olarak rolünü kilit konumuna getirmişti. Bu zamanda kurulan koalisyon hükümetlerinin oluşumu ve yaşaması için Korutürk büyük çaba harcadı. Sadece gene 1970’li yıllarda Türkiye’de kargaşa ortamı tüm hızıyla yayılmıştı. Cumhurbaşkanlığı esnasında izlediği siyaset, bazı kesimleri tarafınca pozitif karşılanırken bir kesimi tarafınca tepkiyle karşılanmıştır.

Almanca, İngilizce ve İtalyanca bilirdi.

Fahri Korutürk, 1 Mart 1944 tarihinde, eski Milletvekili ve Mesen Salah Cimcoz’un kızı ve Moralı İbrahim Paşa’nın torunu ressam Emel Korutürk ile evlenmiş, bu evlilikten üç evladı dünyaya gelmişti. Soyadını Atatürk’ün verdiği Korutürk’ün “Mustafa Kemal Atatürk’le Karşı Karşıya” adlı bir kitabı vardır.

Fahri Durağan(durgun) Korutürk, 12 Ekim 1987 tarihinde 84 yaşlarında kalp krizi sonucunda İstanbul‘da vefat etti. Ankara Devlet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Oğulları Osman Korutürk ve Salah Korutürk ile gelini Zergün Korutürk de büyükelçi olarak görevler yapmışlardır.

Fahri Korutürk’ün soyadını alması :
Cumhuriyet’in ilk sürecinin Ankara Millet’taki en mühim restoranı Karpiç’dir. Fahri Durağan(durgun) Bey, 32 yaşlarında genç bir bahriye subayı olarak bir akşam Karpiç’te yiyecek yemektedir. Yıl 1935’tir. Soyadı Kanunu 1934’ün Temmuz ayında çıkmasına karşın Fahri Durağan(durgun) Bey, kendisine bir soyadı hemen hemen almamıştır. O akşam Karpiç’e Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK gelir. Mustafa Kemal Atatürk’ün yanındakiler sivil giyimli Fahri Bey’in görünümü sebebiyle bir yabancı bulunduğunu düşünür. Atatürk, onun bir Türk bulunduğunu anlamış olur ve soyadını sorar. Fahri Bey, “Hemen hemen soyadı almadım” diyince de, “Biz bu memlekette bir ekip inkilaplar yaptık ve bunların korunmasını şahsiyet sahibi Türk gençliğine emanet ettik. İşte bu gençlerden biri de sensin. Sana Korutürk soyadını versek ne dersin?” diye sorar. Fahri Bey, “Bunu şükranla kabul ederim. Bu soyadını taşımak hayatımın en büyük şerefi olacak” der. Böylece Korutürk soyadını alır.
Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir