Fransız İhtilali’nin İmparatorluklara Etkisi

Ekonomik ve toplumsal nedenlerden dolayı oluşan Fransız İhtilali bununla beraber millet, milliyetçilik, millî egemenlik, demokrasi, laiklik, hakkaniyet benzer biçimde kavramları ortaya çıkardı ve bu kavramlar tüm Avrupa’ya yayıldı.

İhtilalin ülkelerini etkilemelerinden çekinen devletler Avrupa’da Fransa’ya karşı birleşip savaştılar. Bu savaşlar, ülkeleri siyasal, toplumsal ve ekonomik açıdan etkiledi ve Avrupa’daki mevcut güçler dengesini de bozdu.

Fransız İhtilali, bilhassa fazlaca uluslu yapıları olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rusya ve Osmanlı Devleti’ni etkiledi. Mutlakiyet ile yönetilen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Fransız İhtilali’nin getirmiş olduğu milliyetçilik akımı ve liberal fikirlerle parçalanabilirdi. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde, Macarlar, Lehler (Polonyalılar), Çekler, Hırvatlar ve Romenler benzer biçimde birçok milleti barındırmaktaydı. Fransız İhtilali’nin milliyetçilik tesirlerini göz önünde bulunduran Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, ülkede otoriteyi arttırarak Metternich Politikasıyla milliyetçi ve liberal hareketleri bastırma yolunu tercih etti bu sebeple Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndaki milletlerin bağımsızlıklarına kavuşmaları imparatorluğun dağılması anlamına geliyordu. 1848 ihtilalleri esnasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndaki etnik guruplar liberalizm ve milliyetçilik akımından etkilendiler. Bağımsızlık için ayaklanan Sırplar, Hırvatlar ve Romenler isteklerine kavuşamadı.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Alman ve İtalyan millî birliklerinin kurulmasını engellemeye çalıştıysa da 1870 senesinde İtalya, 1871 senesinde da Almanya millî birliğini kurdu. XIX. yüzyılda Rusya, Batı’dan gelebilecek ihtilallerin etkilerinden korktu. Fransız İhtilali’nin yaymış olduğu fikirlerden dolayı çıkan liberal ve milliyetçi ayaklanmaları bastırmaya çalıştı. Buna karşın Fransız İhtilali’nin yaygınlaştırdığı liberalizm ve nasyonalizm (milliyetçilik) akımları Rusya’yı da etkiledi. 1830 senesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Polonyalılar hürriyetlerini kazanmak için ayaklandılar ve bir yıl süresince Rus ordularına karşı savaştılar sadece Ruslar bu bağımsızlık hareketini fazlaca sert bir halde bastırdı. 1830’da Fransa kralı devrilince Belçikalıların çıkarttığı isyanı Rusya bastırdı.

Rusya, ihtilalcileri uyararak ihtilalin Prusya’ya sıçraması durumunda buna sessiz kalmayıp müdahale edeceğini ilân etti. Macar İsyanı’nı bastırmak için Avusturya’ya asker gönderen Rusya, Osmanlı Devleti’ne de Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı’nı bastırılmasında yardım etti. Fransız İhtilali’nden yalnızca liberalizm ve nasyonalizm düşünce akımları doğmadı. Hem de 1789 İnsan Hakları ve Yurttaşlık Bildirgesi’yle gelen kanun önünde tüm vatandaşların eşitliği (siyasal eşitlik) ilkesi 1815’ten itibaren, aydınlar tarafınca ekonomik eşitliğe de dönüştürüldü. Bunun sonucunda sosyalizm akımı hayata merhaba dedi. Toplumcu akım, 1917’de Çarlık Rusyasının Bolşevik İhtilali ile yıkılmasına ve yerine Sovyet Toplumcu Cumhuriyetler Birliği’nin kurulmasına niçin oldu.

Mutlak monarşi haricinde siyasal ve toplumsal durumu Avrupa’ya benzemeyen Osmanlı Devleti, başlangıçta Fransız İhtilali’nden dolayı herhangi bir kaygı duymadı. Osmanlı Devleti’nde millet sistemine ve meslek gruplarına bakılırsa bir sınıflandırma olup Avrupa’daki benzer biçimde ayrıcalıklı bir derslik bulunmamaktaydı. İslam ülkesi olması ve Avrupa Devletler Hukukuna doğal olmamasından dolayı Osmanlı Devleti, Fransa’da duyuru edilen İnsan Hakları ve Yurttaşlık Bildirgesi’nin kendisi için çekince oluşturacağını düşünmüyordu. Osmanlı Devleti ihtilal esnasında tarafsızlığını korudu. Fransa’daki rejim meselesinin Avrupa’nın bir iç problemi bulunduğunu düşündüğünden Avrupa’nın hiçbir yerinde hoş karşılanmayan ihtilalcilerin Osmanlı ülkesinde rahatça gezebilmelerine izin verdi.

Fransız İhtilali’nin getirmiş olduğu nasyonalizm akımı fazlaca uluslu Osmanlı Devleti’ni de etkiledi. İhtilalin Osmanlı Devleti’ndeki gayrimüslim halk üstünde etkili olmaya başladığının en belirgin örneği 1820 Yunan Ayaklanmasıdır. Müslüman halka ihtilalin tesirleri ise sadece XIX. yüzyılın ikinci yarısında yansıdı. Fransız İhtilali’nin yaymış olduğu milliyetçilik akımının tesiri ile I. Dünya Savaşı’nın derhal öncesinde devlet sınırlarının Meriç Nehri’ne kadar gerilemesine, Balkan ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarına sebep oldu.

Bâbıâli binası

Fransa, 1799’da Akka’yı kuşattığında Bâbıâli’nin yayınladığı bildiride: Her insanın insan olmak bakımından eşit olduğu, kimsenin başkaları üstünde bir üstünlüğünün bulunmadığını ve her insanın kendi hayatına biçim vermeye gücünün olduğu ifade edildi. Bu ifadeler Batı düşüncelerinin Osmanlıya nüfuz etmiş hâliydi. Bu anlayış XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde liberal düşüncelerin ilkelerini oluşturdu. İhtilalin yaymış olduğu düşünce akımları, Osmanlı Devleti’ndeki subay ve teknik okullarda ders veren yabancı öğretmenler tarafınca yayıldı.

1830-1860 yılları aralığında Batı’da sivil cemiyet hayatına yer etmiş olan özgürlük ve anayasacılık benzer biçimde düşünceler, Osmanlı’da da büyük bir hayranlık uyandırdı. Bu doğrultuda meydana gelen en büyük gelişmelerden biri Osmanlı Devleti’nde 1839 senesinde Tanzimat Fermanı’nın yayınlanması oldu. Bu buyruk ile 1840-1870 yılları aralığında Osmanlı’da eğitim, askerlik, yönetim, vergi, yargı alanlarında tekrardan düzenlenmeye gidildi.

Genç Osmanlılar: (Soldan sağa) Ahmet Rıza Bey, Nazim Efendi, Muhammed Ali Paşa, Sezai Bey ve Ahmet Sait Bey (temsilî)

Türk reformunu daha ötelere taşımak isteyen ve kendilerine “Genç Osmanlılar” diyen bir grup aydın, 1865-1875 yılları aralığında yürüttükleri çalışmalarla Osmanlı Devleti’nde ilk anayasanın yürürlüğe girmesini sağladılar (1876). Böylece Osmanlı Devleti’nde Meşrutiyet Periyodu başladı. II. Meşrutiyet yıllarında Türkçülük akımı hızla Osmanlı coğrafyasında yayılmaya başladı. Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde bu Türk milliyetçiliği yer aldı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir