Hun İktidarını Hedef Alan Yıkıcı Çin Politikası

Çin, Hunlar’ın bir tek zayıf değil kuvvetli zamanlarında da çekince olmaya devam ediyordu.

Çin imparatorları, bilhassa sulh zamanlarında Hun Şan-yülerine eş olarak gönderdikleri Çinli prenseslerin maiyetlerinde Hun ülkesine birçok gizmen sokmaktaydılar. Bu ajanlar, Hun beyleri ve Hun toplulukları içinde kurnazca nifak tohumları ekiyorlardı.

Çin, ek olarak, tecim yöntemiyle Hun ülkesine bolca oranda ipek ve lüks eşya göndererek, Hun topluluklarını rahata ve zevke alıştırıyordu. Oysa, rahat ve zevk düşkünlüğü, atlı-göçebe ve akıcı yaşam tarzına tamamen aykırı idi. Lüks yaşam, onların mücadeleci ruhlarını gevşetiyor, savaşçılık kabiliyetlerini körletiyordu. Bu, asla şüphesiz, dışarıdan çökertilemeyen kalenin içeriden çökertilmesi demekti. Öte taraftan bazı Hun beyleri, kendilerini Çin medeniyetinin şaşaasına kaptırıyor ve özentide oldukca ileri safhalara kadar gidiyorlardı.

Çin yaşam tarzına karşı aşırı derecede özenti, ilk kere Şan-yü Ki-ok zamanında ortaya çıkmıştır. Çin ipeklileri ile yemeklerinden oldukca hoşlanan Ki-ok, özentide o denli ileri gitmiştir ki, bir ara veziri Chung-han-yüeh şu sözlerle kendisini uyarmak zorunda kalmıştır: “Tüm Hunlar’ın sayısı Çin’in bir sınır eyaletindekine bile eşit olması imkansız. Oysa (nüfusun çokluğu bakımından), Çin daha güçlüdür. Ek olarak, onların giyindikleri ve yiyecek maddeleri de tamamen başkadır. Şimdi, Hun Şan-yüsü, örf ve adetlerini değiştirerek, Çinlilerin kullandığı elbiseleri ve yiyecek maddelerini almak isterse, Hunlar’ın tamamen Çinlilerin tesiri altına girmesi için, onların mamullerinden onda ikisini elde etmesi yetecektir.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir