Hun, Kök Türk ve Uygurlarda Eğitim

İlk Türk devletlerinden olan Hunlarda eğitim, Hunların ilk hükümdarı olan Teoman Periyodu’nde adım atmıştır. Bu ülkedeki eğitimin aslolan gelişimi Hunların en meşhur hükümdarı Mete Han Periyodu’nde olmuştur. Mete Han Periyodu’nde; sivil, askerî ve siyasal alanla beraber, eğitim alanında da mühim gelişmeler sağlanmıştır. Hunların okuryazar olduğu, Mete Han’ın Çin İmparatoru’na gönderilmiş olduğu mektuptan anlaşılmaktadır.

Mete Han bu mektupta askerî zaferleri Tanrı’nın izniyle kazandığını anlatmıştır. Ek olarak Hun Periyodu’ne ilişik Esik Kurganı’nda çıkan gümüş bir çanakta 26 harften oluşan yazıya rastlanmıştır.

Hunlarda; ata binme, ok atma ve kılıç kuşanma işleri çocuk denecek yaşlarda öğretilir, bu eğitimlerde baba mühim rol oynardı. Ek olarak eğitimin yaparak ve yaşayarak gerçekleştirilmesine de ehemmiyet verilirdi. Kök Türklerin eğitim açısından Türk geçmişine yaptıkları en mühim katkı, 38 harften oluşan bir alfabeyi kullanıp günümüze kadar gelen Orhun Yazıtları’nı bırakmış olmalarıdır. Orhun Yazıtları, bu zamanda yazının Türkler içinde kullanıldığının belgesi niteliğindedir.

Orhun Yazıtları, Türk geçmişine ilişik malum ilk yazılı yapıt olması açısından önemlidir. Türk milletine hitaben yazılan bu yazıtlar Türk ulusal zamanı ve Türk eğitim zamanı açısından büyük ehemmiyet taşımaktadır. Orhun Yazıtları, destanlar benzer biçimde sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş için de mühim bir adımdır. Kök Türkler Periyodu’ndeki eğitim, töre anlayışı içinde gelişmişti ve Hunlardaki eğitime benzemekteydi. Kök Türklerdeki eğitimin Hunlardan değişik olan yanı, yazının taşlara kazınmasıdır. Yazının taşlara kazınmış olması, Kök Türklerde planlı bir eğitim anlayışının bulunduğunu gösterir. Kök Türklerde sözlü töre yazı ile gelişmiş, bilgiler artmış ve yaygınlaşmıştır.

Hunlarda olduğu benzer biçimde Kök Türklerde de alp insan tipine büyük ehemmiyet verilmiştir. Orhun Yazıtları’nda alp şahıs olmak, iyi bir hükümdar olmanın özelliklerinden sayılmış, Türk milletinin sonsuza dek yaşaması için yazılanlardan ders alınması gerektiği anlatılmıştır. Bu yazıtlarda bağımsızlık, bilgelik ve alpliğin öneminden bahsedilmesi ve beraber hayata devam etmenin değerinin dile getirilmesi; yazıtların eğitici bir yönü bulunduğunu gösterir.

Kök Türklere ilişik gömüt taşlarında, madenî eşyaların üzerlerinde ve kayalarda birçok yeni yazı bulunmuştur. Bu yazılardan birinde, bir küpün nişan için bir kıza verildiği anlatılmıştır. Birçok eşya üstünde yazıların bulunması, Kök Türklerde yazının toplumsal hayatta da yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir. Ek olarak Kök Türkler Periyodu’nde başka dillerden çeviriler de yapılmıştır.

Uygurlardaki eğitim anlayışı Kök Türklerdeki eğitim anlayışına benzemekle beraber bazı mevzularda Kök Türklerden farklılıklar gösterir. Zira Uygurlar Periyodu’nde yerleşik yaşam ehemmiyet kazanmış, öteki kültürlerle de etkileşim artmış, örgün eğitim yerleşmeye adım atmıştır. Uygurların Manihaizm dinini kabul etmesi, onların eğitim anlayışını da etkilemiştir. Uygurlar ilk dönemlerinde Orhun Alfabesi’ni kullanmışlar, hemen sonra da menşei Soğd Alfabesi olan bir alfabe kullanmaya başlamışlardır. Kök Türkler yazılarını sert zeminler üstüne bıçakla kazırlarken, Uygurlar kalem ve fırça kullanarak birçok kitap yazmışlardır.

Uygurların hem kendi dillerinde hem de komşu ülkelerin dillerinde eserler basması, okuyup yazmanın Uygur ülkesinde yaygın bulunduğunu gösteren en mühim delildir. Kâtip, siyasetçi, çevirmen ve öğretmenlerin olması da Uygurlarda örgün eğitimin yapıldığını göstermektedir. Son meydana getirilen araştırmalarda Uygurlarda 23 tane okulun olduğu belirlenmiştir. Uygurların eğitime verdiği önemi, onların şu atasözünden idrak etmek mümkündür: “Çocuğunu öğretmene ver, ondan alıp saraya ver.”

Uygurlara ilişik Turfan’da bulunan bir mecmuada bilginin önemini özetleyen şu beyitlere rastlanmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir