I.Dünya Savaşı Sonrası İtalya

I. Dünya Savaşı’nı kazanan devletler içinde olmasına karşın cenk sonrası meydana getirilen paylaşımda beklentileri karşılanmayan İtalya’da ekonomik problemler çıktı. Toplumsal ve siyasal çatışmalar başladı.

Mussolini, 1919’da kurduğu aşırı milliyetçi düşünceleri korumak için çaba sarfeden Faşist Parti vesilesiyle ülkenin içinde bulunmuş olduğu iç çatışmayı fırsata çevirdi. Kısa sürede mühim bir siyasal güce ulaştı.

28 Ekim 1922’de Roma üstüne gerçekleştirdiği büyük yürüyüş sonrasında hükumet çekilme etmek mecburiyetinde bırakıldı. Aynı yıl iktidara gelen Mussolini muhalefete engel oldu ve diktatörlüğün kurumsal yapısını oluşturdu. İtalya’da II. Dünya Savaşı’na kadar sürecek faşizm süreci başladı.

Mussolini tarafınca millî bir amaca dönüşen Roma İmparatorluğunu tekrardan kurma politikası, çevresindeki ülkelerde hastalık yarattı. Yugoslavya’ya yapmış olduğu baskı sonucu Fiume (Fume) kenti 1924’te İtalya’ya katıldı. Hemen sonra Yunanistan’ın Korfu Adası’nı işgal eden İtalya, Arnavutluk üstünde nüfuz oluşturmayı başardı.

İtalyan önder Benito Mussolini

1930’larda İtalya, yayılma alanı içinde Doğu Akdeniz ve Anadolu’yu da saymaya başladı. Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk, Mussolini İtalyası‘nı yakından takip etmiş, 1932’de bu ülke ile ilgili şu değerlendirmeyi yapmıştı:

“İtalya, Mussolini’nin yönetimi altında şüphesiz büyük bir kalkınmaya ve gelişmeye erişmiştir. Eğer Mussolini, gelecekteki bir muharebede İtalya’nın görünürdeki heybet ve azametinden, cenk haricinde kalmak suretiyle, gerektiği şekilde yararlanabilirse sulh masasında başlıca rollerden birini oynayabilir. Fakat korkarım ki İtalya’nın bugünkü şefi, Sezar rolünü oynamak hevesinden kendisini kurtaramayacak ve İtalya’nın askerî bir kuvvet yaratmaktan, hemen hemen oldukca uzak bulunduğunu derhal gösterecektir.”

Kuvvetli bir sanayiye haiz olan İtalya, ham madde açısından dışa bağımlı bir ülkeydi. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı, tüm ülkelerin dışa kapalı ekonomiye geçmelerine niçin oldu. Bu durum, organik kaynaklar açısından zayıf olan İtalya’yı negatif etkiledi. Bütçe ve dış tecim açık vermeye başladı. Bu durum sanayisi için varlıklı organik kaynaklara haiz Habeşistan’a yönelmesine yol açtı.

Milletler Cemiyeti ile İngiltere ve Fransa’nın Japonya’nın 1931’de Mançurya’yı işgal etmesine, Almanya’nın Nazi iktidarından sonrasında Versailles Antlaşması’nın kısıtlamalarını ihlal ederek Orta Avrupa’da üstünlüğü tekrardan elde etmesine şiddetli tepkiyi göstermemesi İtalya’yı cesaretlendirdi. 3 Ekim 1935’te İtalya’nın Habeşistan’ı salgın girişimi başladı. Ne Milletler Cemiyetinin ne de büyük devletlerin zorlama tedbirleri etkili olmadı. Yedi ay içinde İtalya Habeşistan’ın işgalini tamamladı.

Almanya’nın Avrupa’yı adım adım egemenliği altına almasından sonrasında İtalya da Arnavutluk’u 7 Nisan 1939’da işgal etti.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir