İbni Ruşd

İbni Ruşd Biyografisi

İbn-i Rüşd’e nazaran biricik felsefeci Aristo’ydu. Her türlü gerçeğin yalnız akıl ile bulunabileceğine inanan ve bunu savunma eden İbn-i Rüşd, rasyonalist bir filozoftur.

İbni Ruşd, 14 Nisan 1126 tarihinde Endülüs’de Kurtuba‘da dünyaya gelmiştir. Tam adı Ebū ‘l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd’dür. Avrupa’da Averroes adıyla tanınır. Babası, Kurtuba kadısıydı. Minik yaşından itibaren ilim öğrenim etmeye başladı. Ilkin kelâm ve fıkıh ilimlerini, hemen sonra dönemin ilim merkezi olan Kurtuba’daki büyük âlimlerden fizik, tıp ve astronomi ilimlerini öğrenim etti.

İspanya’da, Endülüs’te Aristotales‘e bağlı olarak ortaya çıkan Me-şaiciler’in (Peripatetikler) son olarak ve en yetkin temsilcisi. Kadı olarak yetişti. Kadıü’l-Kudzat (Baş yargıç) oldu. 28 yaşına ulaştığında Fas’a, Merakeş’e yapmış olduğu geziden dönüşünde meşhur Külliyat adlı tıp kitabını yazdı. Eserleri, yüzyıllarca Avrupa’da okutulmuştur. Birçok Batılı alim İbni Rüşd’ün düşüncelerinin tesiri altında kalmıştır.

Fas Hükümdarı Ebu Yakub tarafınca Saraya çağrıldı, Aristotales‘in eserlerinin karanlık kalmış yanlarını açıklamakla göreve getirildi. Fas’da İşbili kadılığına atandı. İbn-i Rüşd, Farabi ve İbn-i Sina ile İmam-ı Gazali‘nin ve Batı filozoflarının eserlerini inceledi. Aristo‘nun görüşlerini inceden inceye incelem edip, şerhler yazdı. Hükümdar Ebu Yakub Yusuf’un ölümünden sonrasında yerine geçen oğlu El-Mansur’un zamanında Kadıkudat, kısaca kadı­lar kadısı oldu.

İleri sürdüğü fikirlerin İslâm dininin esaslarına ters düşmesi, Müslümanlar içinde hoşnutsuzluklar çıkardı. Ad kavminin helak olmasına dair bilgilerin hayal mahsulü bulunduğunu söylemiş oldu, Ehl-i Sünnet olan hakiki Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’de bildirilen bir hususun efsaneleşmiş bulunduğunu iddia eden bu sözleri üstüne, ona karşı iyice cephe aldılar.

Halkın şikâyetleri üstüne hükümdar, Kurtuba âlimlerinden bir meclis topladı. Toplanan âlimler, onun İslâmiyetin inanç esaslarına uymayıp görüşlerinin çoğunun sapıklık, bir kısmının ise dinden çıkmaya sebep olduğuna karar verdiler. Bunun üzerin vazifesinden alınan İbn-i Rüşd hapsedildi. Bilahare Sultan Mansur, Kurtuba’ya erişince onu affetti ve iltifatlarda bulunmuş oldu. Fakat son seneleri üzüntü ve sıkıntılarla geçti. Serveti elinden alındı. Lucene şehrine sürüldü. 1198’de Marakeş ‘te vefat etti.

İslâm dünyasını saran bağnazlık, bilime düşmanlık ve dedikodu yüzünden İbni Rüşd ve oğlu kara çalmalardan, düşmanca söylentilerden, emire kadar ulaşan iftiralardan kurtulamadılar. Yergilere mevzu olan, kitapları yakılan, camiden kovulan İbni Rüşd için en sağlam dayanak gene bilim ve felsefe oldu. Ölümünden birkaç yıl ilkin tekrardan saraya çağrılmasına rağmen, kendi köşesinde kalmayı yeğledi.

İbn-i Rüşd en oldukça Aristo’nun eserlerinden yapmış olduğu, bugün Batı’da pek bir çok unutulmuş, çeviri ve şerhleriyle ünlüdür. 1150’den ilkin Avrupa’da Aristo’nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı’da Aristo’nun mirasının tekrardan keşfedilmesi, İbn-i Rüşd’ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince’ye tercümesiyle adım atmıştır.

İbni Rüşt, Aristotales mantığına büyük ehemmiyet verdi. Ona nazaran mantık; tek tek olgulardan ve tikellerden elde ettiğimiz algılar ve tasarımlardan akla kadar, tümel gerçeklere doğru yükselmenin temellerini, ilkelerini belirleyen, gösteren bilimdir.

13. yüzyılın ortalarına doğru İbni Rüşd’ün neredeyse tüm eserleri Lâtince’ye çevrildi. 14. yüzyılda Bagnols’lu Levi Ben Gerson da, İbn Rüşd’ün çeşitli eserlerini İbranice’ye çevirdi. Hristiyan Ortaçağı’nda üstünde önemle durulan filozoflardan biri oldu.

Zamanının en büyük doktorlarından önde gelen İbn-i Rüşd, tıp sahasında 16 yapıt verdi. Bunlar içinde “Külliyat fi’t Tıp” en tanınmış olanıdır. Lâtince’ye çeviri edilen kitap, yüzyıllarca Avrupa üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bir tıp ansiklopedisi olan Külliyat fi’t Tıp, hastalıkları tek tek ele almaktadır. İbn-i Rüşd, bu eserinde hiçbir insanoğlunun hayatında ikinci bir kez çiçek hastalığına yakalanmayacağını söyler ve sebeplerini izah eder.

İbni Ruşd, 10 Aralık 1198 tarihinde 72 yaşlarında Marakeş, Fas’ta ölmüştür.

Eserleri :
1- Külliyat fit-Tıb,
2- Mukaddemat,
3- Nihayet-ül-Müctehid,
4- Et-Tah-sil,
5- Kitab-ül Hayevan,
6- Zaruri,
7- Telhisü İlahiyyat-ı Nikolavus,

9- Te-hafüt-üt Tehafüt,
10- Şerhü Kitab-ün Nefs li Aristotales,
11- Şerhu Kitab-üs-Gökyüzü ve-Âlem li-Aristales,
12- Yazı fil-Kıysas,
13- Muhtasar-ı Me-cisti,
14- Fasl-ül-Makal ve Keşf an Menahic-il-Edille,
15- Kitabü Mabadet-Tabia,
16- Şerhul Urcuze fit-Tıb,
17- Makhale fi Cevher il-Felek,
18- Makela fı’l Mizac
Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir