II. Ahmet

II. Ahmet Biyografisi

Osmanlı padişahlarının yirmi birincisi, İslan Halifelerinin seksen altıncısı olan II. Ahmet Osmanlı Devleti’de iç ve dış karışıklıkların olduğu bir dönemde padişah oldu. 3 yıl 7 ay kadar kısa bir süre padişahlık yapmış oldu.

25 Şubat 1643‘te İstanbul‘da hayata merhaba dedi. Sultan I. İbrahim‘in üçüncü oğlu olup, Anası Hatice Valide Sultan‘dır. Şehzadeliği süresince sarayda kaldı. Şehzadeliği ve kafes yaşamı süresince eğitimine ehemmiyet verdi. Farsça ve Arapça dersleri aldı. Kardeşi II. Süleyman‘ın padişahlığı süresince 4 yıl kafes yaşamı yaşadı ve kardeşi II. Süleyman ölünce 21 Haziran 1691‘de tahta çıktı.

II. Ahmet tahtı devraldığında Osmanlı Devleti, İkinci Viyana Kuşatması‘yla meşguldu. 1691 senesinde sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, II. Süleyman hasta olmasına rağmen Avusturya seferine katılmasını istemişti. Kısa bir süre sonrasında II. Süleyman rahatsızlanıp vefat edince II. Ahmet’in tahta geçmesine karar verildi.

II. Ahmet, Avusturya seferinin devamını diledi. Bunun üstüne Köprülü Fazıl Mustafa Paşa 20 Temmuz‘da Belgrad’a ulaşan ordusu ile Petervaradin önlerinde bulunan Avusturya kuvvetlerinin üstüne yürüdü. Tuna Nehri kenarında bulunan Salankamen bölgesinde Köprülü Fazıl Mustafa Paşa komutasındaki ordu, Prens Ludvig komutasındaki Avusturya ordusu ile karşılaştı. Savaşın ilk anlarında Köprülü Fazıl Mustafa Paşa yaşamını yitirdi ve Osmanlı ordusu yenildi. Avusturya bu zaferinden sonrasında Lipva ve Varat Kalesi’ni kuşattı. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa‘nın yerine sadrazamlığa getirilen Arabacı Ali Paşa, başarı göstermiş olamayınca onun da yerine Hacı Ali Paşa belirleme edildi. Avusturya Savaşı durdurulmak istense de netice alınamadı. Osmanlı Devleti’nin zayıflığını gören Lehler Kamaniçe‘yi, Venedikliler de Dalmaçya sahillerinde bulunan Gabella Kalesi‘ni ele geçirdiler, Girit’e asker çıkardılar.

Başarısız olundukça yerine yeni atamalar yapılıyordu. Hacı Ali Paşa’dan sonrasında sadrazamlığa Bozoklu Mustafa Paşa getirildi. 1693 senesinde Avusturyalılar Erdel üstünden Eflak ve Boğdan‘a girdiler. Bozoklu Mustafa Paşa, yanına almış olduğu kuvvetle Yanıva ve Belgrad‘ı geri aldı. Bir taraftan da Venediklilerin saldırıları devam etmekteydi. Malta, Floransa, Papalık filolarından oluşan bir Venedik birliği Sakız Adası‘nı işgal etti. Sakız Adası’nın düşmesi II. Ahmet‘i fazlaca üzdü. Padişah, Vezir-i Azamlığa atanan Sürmeli Ali Paşa’ya “Madem ki Sakız düşman elindedir,tüm Macaristan’ı alsam makbulüm değildir” diye bildirdi. Kaptan-ı Derya Mezomorta Hüseyin Paşa Sakız’ın geri alınmasıyla göreve getirildi.

Doğu illerinde de karışıklıklar başgöstermekteydi. Suriye‘de Sürhanoğulları ve Manoğulları başkaldırdılar. Irak ve Hicaz bölgelerinde isyanlar çıkmaktaydı. Anadolu’da eşkiyalık artmıştı. Bursa’dan kalabalık bir derviş grubuyla Edirne’ye gelip halkı tahrik eden Niyazi Mısrî ve mehdilik iddasıyla ortaya çıkan biri iç karışıklığa sebep olmuştu.

Sakız’ın geri alınmasından kısa bir süre ilkin 6 Şubat 1695‘te II. Ahmet rahatsızlanarak vefat etti. Cenazesi Edirne’den getirilip İstanbul’da Kanuni Sultan Süleyman‘nın türbesine defnedildi. Kendisinden sonrasında Osmanlı tahtına kardeşi IV. Mehmet‘in oğlu II. Mustafa geçti.

II. Ahmet döneminde teşkilat alanında birçok yenilik yapılmış oldu. Eski geleneklere uygun olarak haftada 4 kere Divan-ı Hümayun’nun toplanması sonucu verdi. Toprak düzenini yenileyerek eyalet topraklarının işleme hakkının babadan oğula geçmesine izin verdi. Padişahlığı süresince Edirne’de ikamet etti. Saray entrikalarından uzak durmaya çalışsa da başarı göstermiş olamadı. Sanata ve sanatkâra büyük ehemmiyet verirdi. Kendisi de iyi bir hattat ve şairdi.
Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir