II. Meşrutiyet’in İlanı ve Sonuçları

Osmanlı’da modernleşme sürecinin en mühim halkalarından biri, 1876’da “Meşrutiyetin” ilanıydı. Bu durum ülkede sevinçle, coşkuyla karşılandı. Sadece bu luk fazlaca uzun sürmedi.

Bazı sebeplerden dolayı 1878’de Padişah II. Abdülhamit’in iradesiyle Meclis dağıtıldı. Kanûn-ı Esâsî ise şeklen yürürlükte kaldı. Bu tarihten itibaren II. Abdülhamit’in yönetim anlayışı da değişti.

Demokratik açılımlar unutuldu, özgürlükler kısıtlandı, daha kuşkucu ve baskıcı bir anlayış egemen oldu. Bu süreçte kendisine ve yönetim anlayışına karşı muhalif hareket gittikçe güçlendi.

Saltanatı süresince değişik fikirlere ve muhalefete tahammül edemeyen padişah, kendisine rakip olarak görmüş olduğu bu kişileri ya hapse attırdı ya da sürgüne gönderdi. Bu şekilde ülkeden uzaklaştırılan ve susturulmaya çalışılan muhalifler, Avrupa’da daha fazlaca Cenevre ve Paris’te, Osmanlı ülkesinde ise Selanik ve Kahire benzer biçimde mühim şehirlerde kümeleşerek çalışmalarını buralarda devam ettirdi.

Ülkede ilk kez “Tıbbiyeli” öğrencilerin 1889’da kurduğu İttihad-ı Osmanî Cemiyeti ile başlamış olan örgütlü karşıcılık, kısa zamanda Avrupa’daki Jön Türklerin de katılmasıyla büyük bir muhalif harekete dönüştü. Hepsinin amacı daha fazlaca özgürlük, demokratikleşme ve meşrutiyetin tekrardan ilanı yöntemiyle katılımcı bir yönetime ülkeyi kavuşturmaktı.

1900’lere gelindiği süre da Osmanlı İttihat ve Terakki adı altında birleşmeler oldu. Sadece bu durum kısa sürdü ve Jön Türkler içinde da düşünce ayrılıkları ortaya çıktı. 1902’de Paris’te meydana getirilen Jön Türk Kongresi’nde bu ayrılık çizgileri daha da netleşti.

Bu benzer biçimde ayrılıklara karşın Abdülhamit’e ve yönetim anlayışına muhalif olanlar 27 Aralık 1907’de Paris’te yeni bir kurultay topladı.

Kongreye “Terakki ve İttihat, Girişim-i Kişisel ve Adem-i Merkezîyet, Ermeni Taşnaksütyun, Mısır Toplum-i İsrailiyesi, Ahd-ı Osmani Mısır Cemiyeti ile Ermeniler ve Araplar tarafınca yayımlanmakta olan bazı gazete ve mecmua temsilcileri” katıldı. Bu kongrede “Meşrutiyetin” ilanı fikri çevresinde padişahı sıkıştırmak için bir takım emek harcama programı oluşturuldu ve komitelerin kurulması kararlaştırıldı.

Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ordu içinde de büyük destekçileri vardı. 1907’de alınan kararlar çerçevesinde Makedonya’da örgütlenmeye gidildi. Bu çabalara karşın II. Meşrutiyet’in ilanını hızlandıran en mühim vaka, 8-9 Haziran 1908’de İngiliz Kralı Edward’la Rus Çarı II. Nikola’nın Reval’de bir araya gelmiş olarak Osmanlı Devleti’nin geleceğini görüşmeleri oldu. Bu gelişmeler üstüne Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti harekete geçti.

Onlara bakılırsa yegâne deva “Meşrutiyetin” ilanıydı. Bu maksatla cemaat üyesi olan Kolağası Niyazi Bey, temmuz başlangıcında birliğiyle Manastır’da dağa çıkarak isyanı fiilen başlattı. Bunu ötekiler takip etti.

Sivil kanattan da gelen baskılara dayanamayan II. Abdülhamit, 23 Temmuz 1908’de “Meşrutiyeti” duyuru etmek mecburiyetinde kaldı. 24 Temmuz’da da Kanûn-ı Esâsîyi tekrardan uygulamaya koyarak Meclis-i Mebusan’ı uzun bir aradan sonrasında tekrardan toplantıya çağırdı.

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi C.4

II. Meşrutiyetin ilanıyla beraber Kanûn-ı Esâsî’de de bazı değişimler yapılmış oldu. Bu yeniliklerden bazıları şunlardır:

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

II. Meşrutiyetin İlanıyla Kanun-i Esasi’de Meydana getirilen Değişimler

  • Osmanlı Hükümeti daha ilkin olduğu benzer biçimde padişaha değil; Meclis-i Mebusan’a karşı görevli olacaktır.
  • Padişahın Meclis-i Mebusan’ı dağıtma yetkisi kaldırılmıştır.
  • Padişaha, tahta çıkmış olduğu süre, Anayasaya, vatana ve millete sadakat göstereceğine dair yemin kuralı getirilmiştir.
  • Padişahın tek başına karar alma yetkisi kaldırılmış, kararlarda başbakan ve ilgili bakanın imzası şartı getirilmiştir.
  • Padişahın sürgüne gönderme yetkisi kaldırılmıştır.
  • Şahıs özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
  • Basına özgürlük getirilmiş ve sıkıdüzen kaldırılmıştır.
  • Antlaşmaların Meclis’te onaylanması esası getirilmiştir.
  • Derneklerin ve siyasal partilerin kurulmasına izin verilmiştir.

Yukarıda da görüleceği suretiyle Meşrutiyet’in tekrardan ilanıyla sistem tüm kurumlarıyla geri gelmiş, eksikler tamamlanmaya çalışılmış, eski izlerin silinmesi için mühim adımlar atılmıştır. Ek olarak gelişmiş ülkelerde olduğu benzer biçimde demokratikleşme ve özgürlükler önündeki engeller de ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir