İki Dünya Savaşı Arasında Askerî Alanda Yaşanan Gelişmeler

Bu zamanda bilim ve teknolojideki gelişmeler askerî alanda yoğun bir halde uygulandı. Bu da tüm askerî kuvvetlerdeki tabanca sistemlerini değişime uğrattı.

Birinci Dünya Savaşı’nda hava silahlarının öneminin ortaya çıkması, harp sonrası yıllarda bu mevzuyla ilgili çalışmaların hızlandırılmasını sağlamış oldu. Sözgelişi avcı uçakları oldukça sayıda ağır makineli tüfek ve topla yüklü, pilot yerel, zırhlı, delinmez yakıt tankları olan tek yüzeyli uçaklara dönüştü. Bombardıman uçakları; iki motorlu, daha kısa menzilli orta uçaklar olmaktan çıkıp dört motorlu, ağır bomba yükü taşıyacak güçte, harekât yarıçapı 2 bin mili aşan, son aşama pahalı tayyare tiplerine dönüştü.

1922 sonrası harp gemileri öncekilerden oldukça daha süratli, zırh yönünden daha iyi ve uçaksavar savunması açısından oldukça daha ağır silahlarla donatıldı. Tankların zırhını ve motorlarını daha da güçlendirmeye yönelik emekler yapılmış oldu. Bu tabanca sistemleri elektrikli haberleşmede meydana gelen değişikliklerden, radarlar ve geliştirilmiş telsiz donanımlarından etkilenmeye başladı.

Uçaklardan atılabilen yeni bombalar ve uçaklara yerleştirilen makineli tüfeklerin yanı sıra ilk uçaksavar topları geliştirildi. Uçaksavarların mermi çıkış hızı, isabet oranı ve menzili artırıldı. İkinci Dünya Savaşı öncesi roketlere ilişkin oldukça sayıda gözlem yapılmış oldu. Kısa ve orta menzilli, elektronik sistemlerle güdümlenen ilk füzeler ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşı esnasında, Nazi yönetiminin desteğiyle günümüzün Cruise (Kurız) füzelerinin ilk örneği olan öz güdümlü V-1 füzesi ve dünyanın ilk uzun menzilli balistik füzesi olan V-2 geliştirildi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir