İnkılap Nedir? İnkılap Tarihi

Köken olarak inkılap, Arapça ”kalb kelimesinden türemiştir.

Manası değişme bir halden öteki bir hale geçiş anlama gelir. Geniş manada inkılap : Bir milletin haiz olduğu siyasal, toplumsal askeri alanlarındaki kurumlarının devlet eliyle makul ve ölçülü metodlar kullanılarak köklü bir halde değiştirilerek yenileştirilmesidir. Doğrusu inkılaplar endüstri inkılabı, bilim inkılabı, kültür inkılabı ve toplumsal inkılaplar şeklinde çeşitli alanlarda olabilir. Bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk ün milletimizin yaşamının devamında getirmiş olduğu değişimler inkılap olarak kabul edilir.

Mustafa Kemal Atatürk Türk İnkılabını şu veciz sözlerle ifade etmiştir: ”Uçurumun kenarında yıkık bir ülke Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalarYıllarca devam eden harp… Ondan sonrasında, içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni cemiyet, yeni devlet ve bu tarz şeyleri başarmak için aralıksız inkılaplar İşte Türk umumi inkılabının kısa bir ifadesi.

İnkılap vakasının olabilmesi için de bazı şartların bir araya gelmesi lazımdır. Bunlar :

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Toplumun Karşı Karşıya Kalmış olduğu İdari, Adli, Toplumsal ve Ekonomik Buhranlar

Bu açıdan bakıldığında büyük toplumsal hadise olan Fransız İnkılabında bu durumu görmek mümkündür. İhtilal öncesinde Fransada durum hiçte iç açıcı değildi. Fransa da başta buluna kralın ve mülki idarenin fena icraatları sonucu halk ile yönetim arsındaki diyalog zaman içinde kopmuştu. Toplumlar arası derslik farklılıkları ortaya çıkmıştı ve şüphesiz bu durum ülkede toplumsal dengeyi ve asayişi bozmuştu. Öteki taraftan ülkedeki işsizlik ve aşırı nüfus ülkede ekonomik bir buhrana sebep olmuştu.

Düşünce Yaşamının Gelişme Göstermesi ve İnkılabı Hazırlayıcı Eserlerin Verilmesi

Fikirsiz bir inkılabın olması pek doğal olarak düşünülemez. Nitekim Türkiyede de yeni inkılap hareketlerinin oluşabilmesi için Halide Edip, Mustafa Kemal, Ziya Gökalp, Kazım Karabekir şeklinde adların verdikleri eserlerin büyük katkıları olmuştur.

Düzen, Disiplin, Plan ve Program

Bir inkılabın başarı göstermiş olabilmesi için şüphesiz belirli bir plan ve disiplin çerçevesinde olması lazımdır. Fransız İnkılabında başlangıçta bir plan ve program yoktur. Fakat hemen sonra işler bir plan ve programa bağlanmıştır. Türk inkılabı ise, başlangıçtan itibaren belirli bir plan ve programa bağlanmıştır.

Fransız inkılabının önceki evrelerinde bir isyan ve uzun bir ihtilaller serisi vardır. Yüzyıllık bir devrin sonunda Fransadaki hadise inkılap haline gelebilmiştir. Türk inkılabında ise isyan ve ihtilal evresi yoktur.

O şekilde ki İnkılap ekibinin isyan edebileceği meşru bir hükümet yoktu. Nitekim Osmanlı İmparatorluğu o dönem için işgal altında idi ve fiilen devlet olmaktan çıkmıştı. İşte bu yüzden Türk İnkılabının hazırlık evresinde devlete yönelik bir isyan süreci olmamış, direkt inkılap evresine geçilmiştir.

Fransız İnkılabı kendi devleti içinde dünyaya gelen, kendi yönetimine karşı gerçekleştirilmiştir. Türk İnkılabının başlangıç noktası ise, istilacılara karşı bir ulusal savaşım hareketidir.

İnkılap Zamanı ve Atatürkçülük mevzusunda detaylı data için aşağıdaki adresi bağlantıya tıklayınız.

» İnkılap Zamanı ve Atatürkçülük

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir