İslam’dan Önce Arabistan ve Dünya

İslam öncesi Arap Yarımadası’nda insanların yaşam anlayışına verilen isim Cahiliyye Periyodu’dir.

Arap Yarımadası başta Hicaz bölgesi ve Mekke olmak suretiyle Hz. İbrahim’in getirmiş olduğu dinî inanca haiz idiler. Bu din birleştirme dini idi. Süre içinde birleştirme inancı terkedilerek yerine Tanrı’a ortak koşma esasına dayanan puta tapıcılık yerleştirildi.

İnsanların dinî, toplumsal, ekonomik ve kültürel yaşamı Tanrı’a ortak koşma esasına bakılırsa şekillendi. Güçlülerin ve imtiyazlıların haklı oldukları hukuk anlayışları oluştu. Mekke’nin mahremiyeti ve Kâbe’nin kutsiyeti güç odaklarınca istismar edildi. Kâbe’nin içi putlarla dolduruldu. Bu mekânlar tevhidî anlayışın yerine putçuluğun merkezi haline getirildi.

Aynı dönemde dünyanın durumu Arap Yarımadası’ndan değişik değildi. Daha ilkin kendilerine Peygamber gönderilen toplumlar, mukaddes kitaplarını tahrif etmişler, dünyevî çıkarlarını öne çıkaran anlayışları bu kitaplara eklemişlerdir.

İtikadi ve etik olmayan anlayışları zorla insanlara kabul ettirmişlerdir. Hukuklarını haklılar için değil, haksız da olsa kuvvetli olanlar için oluşturmuşlardır.

Malum dünya iki kutuplu hale gelmiş, dönemin süper güçleri olarak malum Doğu Roma-Bizans ve Pers-Sasani imparatorlukları içinde sıkışıp kalmıştır. Her iki süper güç hak ve hukuk kavramlarını askıya alarak despot yönetimleri ile insanlık suçu işlemekte birbirleri ile yarışmışlardır.

Bu süre diliminde Uzak Doğu, Hindistan ve karanlıklar içindeki Avrupa’da da durum, bahsedilen öteki bölgelerdeki görünen manzaralardan pek de değişik değildi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir