Jacques Derrida

Jacques Derrida Biyografisi

Postyapıcı felsefenin kurucularından Cezayirli felsefeci.

Jacques Derrida, 15 Temmuz 1930‘da Fransa‘nın işgali altındaki El-Biar, Cezayir‘de dünyaya geldi. Ailesi Yahudi olan Derrida, 5 çocuklu bir ailenin 3. evladı idi. Gençliği El-Biar’da geçti. Bilhassa okumuş olduğu lise anti-yahudi taraftarlarının ağırlıkta olduğu bir yerdi. Gençliğinin büyük bir bölümünü futbol oynayarak ve Jean-Jacques Rousseau, Albert Camus, Friedrich Nietzsche ve Andre Gide okuyarak geçti. Felsefe ile ilgilenmesi 19481949larda başladı. Okumuş olduğu Louis-le-Grand Lisesi’nden memnun değildi ve derslerinin fena gitmesinden dolayı Paris’te Ecole Normale Superieur Okulu’na (Yüksek Öğretmen Okulu) geçti. 1952 senesinde mezun olduktan sonrasında okulda tanıştığı Louise Althusser ve Michel Foucault yardımıyla felfese ile tanıştı.

Belçika’daki Husserl Arşivi’ni ziyaretinden sonrasında Husserl‘in “Geometri’nin Kökeni” adlı emek harcaması üstünde çalışmaya başladı. Harvard Üniversitesi’nde çalışmalarına devam ederken Marguerite Aucuoturier ile tanıştı ve 1957 senesinde onun ile evliliğe ilk adımını attı. Cezayir Bağımsızlık Savaşı süresince 19571959 yılları aralığında orduda vazife alanların çocuklarına İngilizce ve Fransızca dersleri verdi. Derrida sık sık Fransa’nın Cezayir sömürgeci politikasını eleştirmiş, 1962‘de son dakikalara kadar, yerli halkın Cezayirli Fransızlarla beraber yaşamasını olanaklı kılacak bir çeşit bağımsız idarenin kurulabilmesini ümit etmiştir. Hatta, anne ve babasına Cezayir’i terk etmemeleri için baskı da yapmıştır.

Savaşın bitmesi ile beraber Derrida, 1964 senesinde Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe eğitimi almaya başladı. 19641984 yılları aralığında Ekole Normale Superieure‘de eğitimine devam ederken “Thése d’Etat” adlı çalışmasını tamamladı. Aynı emek harcama 1980 senesinde “The Time of Thesis: Punctuations” adıyla yayımlandı. 1963 senesinde ilk evladı Pierre dünyaya geldi.

1966 senesinde Johns Hopkins Üniversitesi’nde “Structure, Sign and Play in The Discourse of The Human Sciences” adlı çalışmasını gerçekleştirmiş oldu. 1967 senesinde Fransa’da sol avangard teorinin forumu görevini üstüne alan “Tel Quel” adlı dergide ilk yazıları yayımlandı. 1970 yılından itibaren Paris ve ABD Birleşik Devletleri’ndeki Johns Hopkins, Yale, Harvard ve Kaliforniya Üniversiteleri’nde bilimsel niteliği olan kariyerini devam ettirdi. Geliştirdi yöntem ve kavramlar edebiyat eleştirisinden sosyolojiye, kimlik sorunundan felsefeye birçok alanda etkili oldu. Postyapısalcı felsefenin kurucularından kabul edilen Derrida, bu emek harcamaları ile fikir dünyası üstünde büyük tesir yaratan “Grammatoloji Üstüne” adlı yapıtını oluşturdu.

Derrida konuşma ve fiil içinde dolaysız bir bağ olduğu savına yaslanan ve kimliğin/özdeşliğin ve/ya da öznelliğin merkezi varlığına dayandığını ortaya koyduğu Batı felsefesinin ayrıcalıklı logos terimini karşısına alıyordu. Yazar, birçok filozofun konuşmayla yazılı metni uzlaştırma girişimlerine karşın logos’un Batı felsefesi içindeki ayrıcalıklı konumunun yazıyı değersiz kıldığını ortaya atmıştı. Böylece Derrida yazma eyleminde bu tip yaklaşımları teşhis etmeye yönelik yapıbozumu (déconstruction) olarak adlandırdığı yöntemi geliştirdi. Yapıbozumu ikili karşıtlıklar şeklinde sözmerkezli paradigmaları ortaya çıkarmaya çalışır ve varlığın olanaklılığının herhangi bir bağlamsal dil içinde durağan(durgun) bir oyunda bulunduğunu ve öznenin/nesnenin bir iz bırakarak devamlı başka bir şeye dönüştüğünü gösterir. Yapıyı bileşenlerine ayırmaya dayalı bu yaklaşım Derrida’ya metafiziği kökten eleştirmiş filozofların bile başvurduğu , doğa ötesi varsayım ve önkabulleri açığa çıkarma olanağı verir.

1972‘de “Yayılım” ve “Felsefenin Kenarları”, 1978‘de “Resimde Gerçek/Fotoğraf Olarak Gerçek” ve 1980‘de “Kartpostal, Sokrates’ten Freud’a ve Ötesine” adlı emek harcamaları yayımlandı. Arkasından 1987‘de “Pysch”, Ötekinin İcatları” ve 1990 senesinde da felsefe eğitimi üstüne yazdığı yazıları derlediği “Felsefe Hakkı Üstüne” adlı emek harcamaları yayımlandı.

Jacques Derrida, 1997 senesinde İstanbul’a gelmiş olarak ilk konferansını verdi. Arkasından 1999 Haziran’nında İstanbul’a ikinci ziyaretinde soykırımla ilgili olarak “Affedilmez Olanı Affetmek” ve “Bir Profeseförün İtirafları” adlı konferansları verdi. 8 Kasım 2004‘te Paris’te yaşamını yitirdi.
Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir