Kafiye (Uyak) Nedir? Kafiye Çeşitleri, Kafiye Bulma

Şiirde ölçüden sonrasında değerlendirilebilecek ikinci mühim unsur olarak karşımıza kafiye bir öteki deyişle de uyak çıkmaktadır. Kafiyenin şiire ne zamandan beri uygulanmış olduğu mevzusunda kati bir data yoktur.

Divanü Sözlük’it Türk’te de yer edinen şiirlerde uyağın başarıyla kullanıldığı görülmektedir. Bundan dolayı şunu söyleyebiliriz ki: Şiir mevzusunda fazlaca eskiden beri uyak  fazlaca mühim bir unsur olarak değerlendirilmiş ve başarıyla uygulanmaya çalışılmıştır.

  • Kafiye Bulma
  • Yarım Kafiye
  • Tam Kafiye
  • Varlıklı Kafiye
  • Cinaslı Kafiye

Her ne kadar günümüzde kafiyenin daha fazlaca kulağa hitap etmesi amaçlansa da “Tanzimat Edebiyatı“na kadar daha fazlaca kafiyenin göz için olması gerektiği görüşü ağır basmaktaydı. Bu zamanda çıkan “Abes-Muktebes” tartışmasından sonrasında kafiyenin kulak için olduğu görüşü ağır basmaya adım atmıştır. Ek olarak halk şiirinde şiirler daha fazlaca sözlü gelenekte aktarıldığı için “Kulak için kafiye” daha önemlidir.

Kafiye Iyi mi Bulunur?

Kafiye minimum iki mısra sonunda yer edinen ses benzerliği olarak adlandırılır. (Sadece burada dikkat etmemiz ihtiyaç duyulan husus şudur: Mısra sonunda aynen yine eden ve aynı anlama gelen kelimeler ile aynı görevdeki ekler uyak olarak değil redif olarak adlandırılır. Ek olarak “Redif” mevzumuza göz atabilirsiniz.)Uyak ile beraber şiirde uyum sağlanır, şiirin hafızada kalması kolaylaşır ve şiirin akışı sağlanır.

Bir şiirde kafiye mısra sonlarında aranmaktadır. Sadece ilk başta eğer var ise redifi bulmak gerekmektedir. Mısra sonlarında yer edinen rediflerden sonrasında sözcük ya da köklerde ise uyak aranabilmektedir. Kafiye bulma ile ilgili örneklerimize aşağıdaki başlıklardan ulaşabilirsiniz. 

Kafiye Çeşitleri (Uyak Çeşitleri)

1. Yarım Kafiye

Yarım uyakta mısra sonlarında bir tek tek bir ses benzerliğinin bulunması kafi olmaktadır.

Koluma taktılar teli
Söyletirler bin bir dili
Oldum Ayn-ı cem bülbülü
Ben anın’çin inilerim

Mısra sonlarında yer edinen sözcüklerde kullanılan belirtme hal eki “-i“, redif olarak adlandırılmaktadır. Redifi bulduktan sonrasında kalan sözcük köklerinde uyak aranabilmektedir. Redifleri çıkardıktan sonrasında geriye kalan kökler şu şekilde olacaktır:

-tel
-dil
-bülbül
-inilerim

Redifi bulduktan sonrasında kalan sözcüklerde aynen yine eden ses yalnızca “l“dir. Tek ses benzerliği bulunduğundan yarım kafiyedir.

2. Tam Kafiye

İki sesin kısaca harfin mısra sonlarında benzer şekilde kullanılmasıdır.

“Sarı tanbura”dır adım 
Göklere ağar feryadım 
Pir Sultan’ımdır üstadım 
Ben anın’çin inilerim

Yukarıda Pir Sultan Abdal‘ın bir dörtlüğü yer almıştır. Bu dörtlükteki mısra sonlarında yer edinen kelimelerdeki “-ım” sözcükleri birinci teklik kişi iyelik eki olduğundan rediftir. Redifleri bulduktan sonrasında geriye kalan köklerde kafiye arayabiliriz. Redifleri çıkardıktan sonrasında geriye kalan kökler şu şekilde olacaktır:

ad
-feryad
-üstad
-inilerim

Görüldüğü şeklinde “a” ve “d” harfleri üç mısra de benzer olarak kullanıldığından ve toplamda iki ses benzerliği olduğundan tam kafiyedir.

3. Varlıklı Kafiye

Mısra sonunda yer edinen sözcüklerdeki üç yada daha üstündeki ses (harf) benzerliğidir.

Miskin Yunus biçâreyim 
Baştan ayaga yâreyim 
Dost ilinden âvâreyim 
Gel gör beni aşk neyledi

Yukarıda Yunus Emre’nin bir dörtlüğü yer almıştır. Dörtlükte mısra sonlarındaki “-y, –im” ekleri iyelik eki olduğundan rediftir. Görüldüğü şeklinde redifler devamlı sonda yer almıştır. Redifleri çıkardıktan sonrasında geri kalan kökte kafiye arayabiliriz.

biçâre
yâre
âvâre
neyledi

Yukarıda yer edinen mısra sonlarında “âre” sesleri aynen yine ettiğinden ve üç ses benzerliği bulunduğundan varlıklı kafiyedir.

4. Cinaslı Kafiye

Mısra sonlarında yer edinen yazılışları aynı fakat anlamları değişik olan sözcüklerin yine etmesi cinaslı kafiye olarak adlandırılmaktadır.

Kararmış kara gözler
Dermanım kara gözler,
Gemim deryada kaldı,
Yelkenim kara gözler.

Yukarıda yer edinen ikinci dizede “Kara gözler” rengi siyah olan insan bakış açısından bahsetmektedir. Son dizede yer edinen “Kara gözler” ifadesi ise kara parçasını kastetmektedir. Yazılışları aynı sadece anlamları değişik olan bu kelimeler cinaslı uyağı oluşturmaktadır.

UYARI: Mısra sonlarında yazılışları ve anlamları aynı olan kelimeler cinaslı uyak değil redif olarak tanımlanmaktadır. Ek olarak ilgili mevzuya göz atabilirsiniz: Redif Nedir?

Ek olarak Bkz ⇒ KONU VİDEOSU

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir