Kapitalizm Nedir, Kapitalizm İdeolojisinin Ortaya Çıkma Nedenleri Nelerdir?

Kapitalizm, özgür piyasa ekonomisi yada özgür girişim ekonomisi olarak bilinir.

Hususi teşebbüse ve piyasa serbestliğine dayalı olan bir üretim sistemidir ek olarak üretim araçlarının hususi mülkiyetine dayanan üretimle tüketimin pazar tarafınca dengelendiği bir ekonomik sistem de denilebilir. Dolayısıyla üretim araçlarına haiz olan şirketlerin ürettikleri malları arz-talebe gore işleyerek bir pazarda sattıkları ekonomik sistemdir.

Kapitalizmin temellerini ilk çağda bile görmek mümkündür sadece bir sistem olarak gelişmesi XVI. yüzyıldan sonradır. Ziraat ekonomisine dayanan feodalizmin çöküşünden sonrasında Endüstri Devrimi ile kapitalizm ortaya çıkmıştır.

  • XIV ve XVII. yüzyıl içinde internasyonal ticaretin artması
  • Bankacılığın gelişmesi
  • Ana para birikimine haiz yeni bir iş adamı sınıfının ortaya çıkması
  • XVI, XVII ve XVIII. yüzyıllardaki İngiliz kumaş sanayisinin büyümesi
  • Bilimin bilhassa de gözlem ve tümevarım metodundaki gelişmenin eski düzene olan inancı yıkması
  • Zenginleşen endüstri ve tüccar sınıfının (burjuvazi) XVIII ve XIX. yüzyılda kendi çıkarlarına uygun yeni bir seviye istemesi
  • Protestan Kilisesi’nin getirmiş olduğu ana para biriktirmek anlayışını paracı girişim ruhu ile örtüşmesi

Protestan Kilisesi’ndeki ana para biriktirmek anlayışıyla tutum etmek, yatırım yapmak ve para kazanmak Tanrı uğruna yapılması ihtiyaç duyulan olgular hâline dönüştüler.

Max Weber (temsilî)

Alman din sosyoloğu Max Weber, Protestan ahlakının kapitalizmin ruhunu oluşturduğunu öne sürdü. Burjuvaziler, dinî inanç olarak Protestanlık mezhebinin yayılmasına destek verdiler. Bu naturel olarak hem servet birikimine hem de kapitalizmin ruhuna uygun bir gelişmeydi. Avrupa’da kıymetli madenlerin artması yüksek enflasyona niçin oldu. Bu durumdan faydalanan kapitalistler, ekonomik ağırlığın devletten hususi girişimlere kaymasını sağladılar.

XVIII. yüzyılda İngiltere’de başlamış olan Endüstri Devrimi Almanya, Fransa ve ABD’de büyük bir toplumsal değişime sebep oldu. Yüzyılın sonunda nüfusun çoğunluğu fabrikalarda ve bürolarda çalışmaya başladı. Büyük endüstri şehirleri oluştu. Proletaryanın (işçiler) haklarını korumak için sendikalar ve siyasal partiler ortaya çıktı. Kapitalizme karşı sert eleştiriler yapılmış oldu. Eleştirenlerin başlangıcında Karl Marx (Karl Marks) ve Friedrich Engels (Fıridrih Engils) gelmekteydi. Bu düşünürlerin eserleri, sosyalizm ve komünizm fikirlerinin deposu oldu.

F. Engels (temsilî)

XIX. yüzyılda firmalar giderek büyümeye başladılar. Değişik sektörlere ve iş kollarına biriktirdikleri sermayeyi aktararak yatırım yaptılar. I. Dünya Savaşı kapitalizmin gelişiminde bir dönüm noktası oldu. Altın standardının yerini ulusal para birimleri aldı. Bankacılık hegemonyası Avrupa’dan ABD’ye geçti. Dünya Ekonomik Krizi (1929), kapitalizme olan bakışı da değiştirdi. İnsanlar kapitalizmin kısa sürede çökeceğine inandılar fakat kapitalizm kendini yenileyerek varlığını devam ettirdi.

Liberalizmin muhteviyatında yer edinen hususi iyelik anlayışı, bireyciliği ön plana çıkarması, sözleşme hürriyeti, ekonomik yaşamda rekabete ve özgür piyasaya ehemmiyet vermesi, özgür dış ticaretten ve sınırı olan devlet müdahalesinden yana olması şeklinde fikirlerin kapitalizmde de var bulunduğunu göstermektedir.

Kapitalizmin merkezinde kişi ve bireysel menfaatler ön planda tutulmuştur.

Kapitalizmin amaçları içinde şunlar vardır: En yüksek kârı elde edebilmek, bireylere özgür girişim yapabileceği hakları kazandırmak, üretim aşamasında devletin müdahalesini en asgari düzeye düşürmek, üretilen malları satmak ve ekonomiyi hususi kesime bırakmaktır. Hususi teşebbüslerin büyüyerek devam etmesi, teknolojide yaşanılan gelişmeler, büyüyen ana para artışı, büyük pazarların ve endüstri kurumlarının meydana gelmesi kapitalizmin günümüzde de yaşamasına imkân tanımıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir