Kayı Alpi Gazi Mihal

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Kayı Boyu Alplerinden Gazi Mihal

Osman Gazi’nin tabanca arkadaşı ve vefakar dostu. Bizans İmparatorluğu’nun hudut kalelerinden Bilecik vilayetinin doğusunda yer olan Harmankaya ve havalisinin beyi idi.

Osman Gazi’nin Eskişehir beyi ile yapmış olduğu bir muharebede karşı tarafta bulunan Köse Mihal tutsak edilmişti. Osman Bey, Köse Mihal’in tavırlarındaki soyluluk, cesaret ve yiğitliğine bakarak kendisini affetti ve fazlaca geçmeden de bu ikili iyi bir dost oldular. Kaynaklarda Köse Mihal’in sürekli Osman Gazi ile birlikte olduğu ve gazilerin her hizmetini Harmankaya halkının görmüş olduğu vurgulanmaktadır. Osman Gazi’nin ise kendisine güven ve itimatı tamdı. Zor bir sorun ile karşılaşsa onunla meşveret ederdi.

Kayılar Bayrağı

Osman Gazi Bolu yolu üstünde meydana gelen Taraklı, Göynük ve Mudurnu’nun kurtarılışı ile neticelenen seferinde yolu ve yöreyi iyi bilen Köse Mihal’in bulunmasını arzu etmişti. Kendisine Tarakçı Yenicesine saldırı edelim deriz. Sen ne dersin? diyince o, Hânım;

Sorgun üstüne Sarıkaya’dan Beştaş’tan geçelim ki Sakarya suyunu rahat aşalım. Hem gaziler bizlere o taraftan gelirler. Mudurnu ilini dahi vurmaya kolaydır. Hem o il mamurdur. Samsa Çavuş’da o ile yakın yerdedir. Ona da haber verelim ki bir fırsat olduğu demde bizlere bildirsin. Sözleriyle seferin güzergahını ve projesini de tespit etmiş oldu. Osman Gazi bu seferden tam bir başarı ve büyük ganimetlerle döndü.

Köse Mihal’in Osman Gazi’ye saygı ve bağlılığı hakikaten fazlaca fazla idi. Kızını Kalanus’un oğluna nikahladığında yöredeki Bizans tekfurlarının yanı sıra Osman Gazi’yi de düğüne çağrı etmişti. Osman Gazi düğüne ötekilerden daha çok hediyelerle geldi. Köse Mihal aslen Rum tekfurlarını Osman Gazi ile aşina kılmaya, onu sevmeye ve dostluk kurdurmaya çalışıyordu. Sadece ötekiler Köse Mihal’in barışsever tekliflerini dinleyecek yerde, onu kendileriyle ittifak edip Osman’ı ortadan kaldırmaya çağrı ettiler. Zira onun gittikçe artan güç ve kudreti onları endişelendirmeye başlamıştı.

Nitekim fazlaca geçmeden aradıkları fırsatı buldular. Bilecik tekfurunun Yarhisar beyinin kızı ile yapılacak düğününe Osman Gazi’yi de çağrı edecekler ve orada elbirliği ile ortadan kaldıracaklardı. Mihal Gazi ise tekfurların hazırladıkları plandan, dostunu zamanında haberdar ederek tehlikeden kurtardığı şeklinde Yarhisar ile Bilecik’in zaptına da sebep oldu.

Köse Mihal’in Türklüğe ve Osman Gazi’ye muhabbeti her geçen gün arttı ve 1313 senesinde ecdadının dinini terk ile Müslüman oldu ve Abdullah adını aldı. Köse Mihal’in 1305, 1308 yada 1313 tarihlerinde Müslüman olduğuna dair değişik kayıtlar mevcuttur. Onun genel olarak 1313’te Osman Bey’in daveti üstüne Müslüman olduğu kabul edilir. Osman Gazi uzunca bir aradan sonrasında bu senede Sakarya hattına sefere çıkacağı süre Köse Mihal’i gene orduya çağrı etti. Ulaştığında kendisine izzet ve ikramlarda bulunmuş oldu. Söyleşi esnasında;

Bunca zamandır ki bizimle muhabbet edersin. Kendi ırkdaşlarınla düşmanlık edip bizlere sadakat gösterirsin. Cümle evren bizlere ağyar iken sen yar-ı vefadar oldun. Bizimle gül şeklinde açılıp düşmanlarımızın gözüne hâr (diken) oldun Can u gönülden bu kadar dostluğun ve tamam sadakatin var iken layık mıdır ki dinimize münkir olasın sözleriyle onu İslam’a çağrı etti. Köse Mihal bu sözler üstüne muhakkak ki uzun bir süredir kim bilir düşünmekte olduğu İslamiyeti sevmiş olarak kabul etti. Bu duruma fazlaca sevinen Osman Gazi ona hil’at giydirdi.

Bazı kaynaklarda ise onun daha erken bir tarihte rüyasında Peygamber Efendimizi görerek Müslüman olduğu ve Osman Gazi’ye gelmiş olarak müjdelediği bildirilmektedir.

Osman Gazi Akhisar ve Lefke seferine çıkarken Gazi Mihal’i Orhan Bey ve Saltuk Alp’le beraber güvenliği sağlamak suretiyle Karacahisar’da bıraktı. Bunlar Karacahisar pazarına baskın meydana getiren Çavdarlu tatarlarını perişan ettiler. Gene Osman Gazi 1317’den itibaren gaza hareketinin başına oğlu Orhan’ı getirdiğinde onun baş yardımcılarından ve müşavirlerinden biri olarak Gazi Mihal’i atama etti. Bundan sonrasında sürekli Orhan Bey ile beraber hareket eden Mihal Gazi ilkin Kara Çepiş Alp suyu ve Kara Tekin hisarlarının fethinde bulunmuş oldu. Atranos’un zaptında önemli rol oynadı. Bursa’nın fethine katıldı. Orhan Gazi onu kaleyi barış yöntemiyle teslim etmeye ikna için tekfura gönderdi. Mihal Gazi harp halinde başına gelecekleri tekfura hatırlatarak ona tembih ve tavsiyelerde bulunmuş oldu. Kurtuluş için tek yolun kaleyi teslim etmek bulunduğunu bildirip, canına ve malına dokunulmayacağı garantisini verdi ve tekfuru ikna etti. Tekfur kaleden ayrılması esnasında koruma isteyince Mihal Gazi ondan otuz bin altın talep etti ve aldı. Böylece fethin kolaylıkla gerçekleşmesini sağlamış oldu.

Bursa’nın fethinden sonraki gazalarda adı görülmeyen Mihal Gazi’nin vefat zamanı bilinmemektedir. Türbesi Mihalgazi nahiyesinin Ermeni köyü yanındadır.

Osmanlı tarihlerinde XVI. çağ sonlarına kadar faaliyetleri görülen Mihallı akıncıları Gazi Mihal Bey’in oğulları ve torunlarıdır. Gazi Mihal’in Ali ve Aziz adlarında iki oğlu bilinmektedir.

Uç beyliği Kayıları daha yakından tanımak için Kayılar Zamanı başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir