Kurtuluş Savaşında Güney Cephesi

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonrasında bu antlaşmanın bilhassa 7. ve 21. maddelerine dayandırılarak ülke toprakları işgal edilmeye başlandı. Türk ulusu bu haksız işgallere karşı vatan topraklarını korumak için çaba sarfetmek için doğuda Ermeniler, güneyde Fransızlar ve Ermeniler, batıda ise İngiltere’nin desteklediği Yunanlarla savaştı.

Kurtuluş Cenginde Doğu, Cenup ve Batı Cepheleri

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Cenup Cephesi

Kurtuluş Savaşı başlangıçta bölgesel güçlerin düşmana karşı koymasıyla başlamıştı. Genelgelerin yayımlanması, kongrelerin toplanması ve TBMM’nin açılmasından sonrasında, savaşım topyekun bir kurtuluş savaşına dönüştü.

Kuvay-i Milliye Birliği

İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesine dayanarak Anadolu’da gerçekleştirdikleri işgalleri yaygınlaştırdılar. 3 Kasım 1918’de Musul hemen sonra Urfa, Antep, Maraş İngiltere tarafınca; Adana ve çevresi ise Fransa tarafınca işgal edildi. İngilizler hemen sonra Musul’un egemenliğinin tamamen kendilerine bırakılması şartı ile işgal bölgeleri olan Urfa, Antep ve Maraş’ı Fransızlara bıraktılar. Fransızlar, Tehcir Kanunu ile Suriye’ye göç ettirilen Ermenileri de yanlarına alarak bölgede yaşayan Türklere saldırgan ve onur kırıcı davranışlarda bulundular.

Tertipli ordu birliklerinin bulunmadığı bu yörelerde, Temsil Kurulunun görevlendirdiği subayların yaptıkları örgütleme emek harcamaları ve Karayılan, Tayyar Rahmiye Hanım şeklinde mahalli kahramanların fedakâr mücadeleleriyle yerli halk; Mersin, Adana, Urfa, Maraş ve Antep kentlerinde Fransız ve Ermenilere karşı büyük bir direniş gösterdi. Bölge halkı bağımsızlık ruhunun ve millî birliğin emsalsiz örneklerini sergiledi.

İşgallere karşı ilk direniş, cenup illerinde kendiliğinden adım atmıştır. Bu yüzden Cenup Cephesi, Kuvay-ı Milliye’nin ilk cephesidir. İşgallere karşı ilk silahlı direniş, Dörtyol’un Fransızlar tarafınca işgali üstüne başlamış ve “ara Hasan Müfrezesi” adıyla ilk Kuvayımilliye birliği 1919’un başlangıcında kurulmuştur.

Maraş Savunması

29 kim 1919’da Maraş’a Fransız birliklerinin girişinden yalnız iki gün sonrasında, aralarında Ermenilerin de bulunmuş olduğu bazı Fransız askerleri Türk kadınlarının yolunu kesti. “Burası artık Türklerin değildir. Fransız ülkesinde peçe ile gezilmez” diyerek içlerinden birinin peçesini yırttılar. Vaka yerinde toplanan halkın protestolarına ateşle karşılık verip bazı kişileri yaralayan Fransızlara karşı Sütçü İmam, tabancasıyla ateş açıp vakası başlatan Fransız askerini öldürdü. Bu vakadan sonrasında Fransızlar halka daha sert davranmaya başlamış, Ermeniler de taşkınlıklarını arttırmışlardır.

Sütçü İmam vakası ile süregelen gerilim, “bayrak vakası” ile tırmandı. Fransızların Maraş Kalesi’ndeki Türk bayrağını indirip Fransız bayrağını çekmeleri protestoları arttırdı. Ezan okunduktan sonrasında Yüce Cami’de toplanan halk hep bir ağızdan “Bayraksız namaz kılınmaz” diye bağırdı. O sırada cami imamı Rıdvan Hoca’nın “Özgürlüğü olmayan bir milletin cuma namazı kılması doğru olması imkansız” sözleri ile Maraş halkı yürüyüşe geçti ve kaleye yeniden Türk bayrağı asıldı.

Sütçü İmam (1878 – 1922)

Fransızların tutumu ve Ermenilerin taşkınlıkları karşısında Maraş halkı, kentte Savunma-i Hukuk Cemiyeti kurup örgütlenme çalışmalarına başladı. Kentin dış kesimlerinde süregelen şiddetli çarpışmalar şehir merkezinde devam etti. Kuvayımilliye birliklerinin ve Maraş halkının destansı mücadelesi ile yenilgiyi kabul eden Fransızlar Maraş’tan çekilmek zorunda kaldılar. Maraş, 11 Şubat 1920’de verilen savaşım sonucunda işgaller karşısında düşman kuvvetlerini yenerek kurtulan ilk şehir oldu.

Mustafa Kemal verdikleri mücadeleden dolayı Maraşlıları şu sözlerle kutlamıştır:

“Maraşlılar bu kahramanca savunmaları ile millet davasının büyüklük ve yüceliğini, ulusumuzun yaşamak, bağımsız olarak yaşamak mevzusundaki iradelerini tüm dünyaya karşı duyuru ettiler.”

Urfa Savunması

3 Ekim 1919’da Fransızlar, Ermenilerle beraber Urfa’yı işgal etti. Maraş’ta olduğu şeklinde Urfa’da da Fransızlardan destek alan Ermeniler onur kırıcı ve halkı kışkırtan davranışlarda bulunmuş oldu. Urfa’daki çatışmalar Maraş direnişinin son günlerinde başladı. Urfa Jandarma Tabur Komutanlığına atanan Yüzbaşı Ali Saip Bey komutasında ortalama üç bin kişilik bir kuvvet oluşturuldu. Urfa halkının bu zor koşullara karşın verdiği destekle 1 Nisan’a kadar devam eden çatışmaların sonunda halkın direnişi başarıya ulaştı ve Fransızlar Urfa’dan çekildi.

Antep Savunması

Fransızlar, Antep’i Kasım 1919’da İngilizlerden devraldı. Fransız askerî birlirlerinin içinde Ermeniler de vardı. Fransızların Ermenilerle ortak hareket etmesi ve yaptıkları taşkınlıklar, Antep halkını rahatsız etti. Antep’te Anadolu ve Rumeli Savunma-i Hukuk Cemiyetinin bir şubesi açıldı. Üsteğmen Salih’in “Şahin” takma adıyla Kuvayımilliye Komutanlığına atanmasıyla halk daha da örgütlü hâle geldi. Şahin Bey’in şehit olmasından sonrasında Mustafa Kemal’in direktifiyle Antep’teki Kuvayımilliye birliklerinin komutanlığına Kılıç Ali Bey atandı, çatışmalar daha da şiddetlendi.

Şahin Bey (1877 – 1920)

“(…) Fransızlarla ilk mühim çarpışma, Kızılburun tepelerinde, Kilis Kuvayımilliye kuvvetlerinin de iş birliği ile yapılmış oldu. İkinci büyük çarpışma, Kertil civarında oldu. Fransızların Türk birliklerinin bulunmuş olduğu sahaları top ateşi ve makineli tüfek yağmuruna tutmaları üstüne Türk birlikleri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşın üçüncü gününde, Şahin Bey asla uyumamıştı. Oradan oraya koşarak kuvvetlerinin direniş enerjisini arttırmaya çalışıyordu. Fransızlar, Şahin Bey’in kuvvetleri üstüne son kez top ve makineli tüfeklerle saldırdılar. Top ve mermi yağmuru altında yalnız tüfekle karşı koymanın ölümle neticeleneceğini anlayan Şahin Bey’in kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Şahin Bey’in yakınında bulunan arkadaşları beraber çekilmek için Şahin Bey’e ısrar ettiler. O, çekilmeyi her defasında reddetti. Elmalı Köprüsü taşlarını kendine siper ederek Fransızlara ateş etmeye devam etti. Şahin Bey, Fransız piyadelerinin süngü darbeleri altında 28 Mart 192’de şehit düştü.” Kaynak: www.gaziantep.gov.tr

Yukarıdaki metinden de anlaşılacağı şeklinde Şahin Bey önderliğindeki Antepliler, Fransızlara karşı muhteşem bir gayretle savaşmıştır. Kuşatma altındaki Antep şehri hiçbir yerden yardım alamadığı için düşmana 9 Şubat 1921’e kadar dayanabildi ve sonunda teslim oldu.

TBMM, Antep’e muhteşem gayretinden dolayı Gazi unvanını verdi ( Şubat 1921). Halkın kahramanca direnişinden dolayı Maraş’ın adı TBMM’nin almış olduğu bir kararla Kahraman Maraş olarak değiştirildi (7 Şubat 1973). Urfa dillere destan direnişinden dolayı Şanlı Urfa adını aldı (12 Haziran 1984).

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonrasında Fransızlar Mersin ve Adana’yı işgal etti. Peşinden bu kentlere Ermeniler göç etmeye başladı. Fransızlardan güç alan Ermenilerin Türklerin yaşamış olduğu köylere zarar vermesi üstüne yöre halkı Toros Dağları’na çekildi. Tayyar Rahmiye Hanım şeklinde mahalli kahramanlar ve Yüzbaşı Osman Bey ile Yüzbaşı Ratip Bey’in komuta etmiş olduğu Kuvayımilliye birlikleri bu kentlerde ve Toroslarda Fransızlara büyük kayıplar yaşattı. Bazı Fransız birlikleri tutsak alındı. Adana ve Mersin çevresindeki çarpışmalar ateşkese kadar devam etti.

Cenup illerindeki bu direnişler karşısında Fransa ateşkes istedi. Sakarya Savaşı’nın kazanılması üstüne TBMM ile antak kalma yoluna gitti. Fransızlarla 2 kim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile cenk bitti ve Cenup Cephesi resmen kapanmış oldu. Fransız birlikleri Suriye ve Lübnan’a geri çekildi. Hatay haricinde bugünkü Türkiye-Suriye sınırı çizilmiş oldu.

Sakarya Meydan Muharebesi (Tablo)

Kurtuluş Savaşı’nda İtalyanlara karşı cephe açılmadı. İtalyanlar işgal ettikleri Antalya ve çevresindeki halkla iyi geçindi. Halkın yaşamına müdahale etmediler. Yol ve hastane yaptırarak halkın üstünde pozitif yönde bir tesir yaratmaya çalıştılar. İkinci İnönü Savaşı’ndan sonrasında çekilmeye süregelen İtalyanlar Sakarya Zaferi neticesinde Anadolu’yu tamamen terk etti. Anadolu’dan çekilirken tabanca ve cephanelerinin bir kısmını TBMM’ye bıraktılar. İtilaf Devletleri ile meydana getirilen diplomatik görüşmelerde bazen Türkiye’nin yanında yer aldılar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir