Makedonya Sorunu

Balkan devletleri toprak ve nüfus bakımından ufak devletlerden oluşuyordu. 1829’da Yunanistan, 1878’de Romanya, Sırbistan ve Bulgaristan bağımsızlıklarına kavuşmuştu. Bu devletlerin Balkan coğrafyasında geleceğe yönelik bazı planları vardı.

Yunanistan “Megali İdea” düşüncesi ile sınırları genişletmeye çalışmaktaydı. Sırplar, Büyük Sırbistan’ı oluşturmak için çaba sarf ederken Bulgaristan ve Romanya da topraklarını genişletme arzusundaydı. Bu devletlerin hepsinin isteklerinin kesiştiği yer Makedonya’ydı.

İlk Çağ’dan günümüze Makedonya haritası

Makedonya’nın tamamını alamasalar bile en büyük toprak parçasını ele geçirmeyi düşünüyorlardı. Hedeflerine ulaşmak için komiteler kurup konsolosluklar ve din adamlarından faydalanmaya başladılar. Osmanlı Devleti, durumun bilincinde olmakla birlikte önlemlerini de almayı dikkatsizlik etmedi. Makedonya’da görevlendirilen “İzleme Taburları” adlı jandarma birlikleri sayıca yetersizdi.

Balkan devletleri gizlice Makedonya’ya girerek çetecilik faaliyetleriyle yandaş bulmaya ve bölge halkını silahlandırmaya başlamıştı. Makedonya’da ilk büyük isyan Manastır şehrinde 2 Ağustos 1903’te başladı. İsyan kısa sürede bastırılsa da başka yeni isyanlar çıktı. 1908’e gelindiğinde bölgedeki Müslim ve gayrimüslim vatandaşlar içinde hürriyetçi düşünceler yayılmaya başladı. II. Abdülhamit’e meşrutiyetin tekrardan ilanı ve meclisin açılması yönünde baskılar da arttı. Makedonya’da yaşanmış olan bu gelişmeler neticesinde II. Meşrutiyet 1908’de diye deklare edildi. Bulgaristan, Makedonya’yı ele geçirmek için buradaki çetecilik faaliyetlerini körükledi. 1910’da Bulgar basınında Makedonya bir problem olarak ele alınıp işlenmeye başlandı.

Osmanlı Devleti’nin Makedonya’da ıslahat yapmadığı, Makedonya’daki Bulgarların yok edilmek istendiği ve bu bölgeye yeni Türk ailelerin getirilerek yerleştirilmek istendiği benzer biçimde iddialar ortaya atıldı. Makedonya’nın paylaşılması mevzusunda Bulgar çeteleri ile Sırp çeteleri de kendi aralarında anlaşmazlığa düştü. 1911’de Arnavutların isyanı bu çetelerin aralarındaki anlaşmazlıkları çözüp Osmanlı Devleti’ne karşı beraber hareket etmenlerine zemin hazırladı. Trablusgarp Savaşı’nda (1911) İtalya’nın saldırısını fırsat bilen bu çeteler Makedonya’da çeşitli katliamlara ve yağmalamalara girişti. Balkan devletleri Osmanlı Devleti aleyhinde bir ittifak yaparak Balkan Savaşı hazırlıklarına hız verdiler.

Makedonya Problemi, Balkan Savaşları öncesinde ortaya çıkan en mühim sorunlardan biri oldu. Probleminin çıkış deposu öteki birçok meselede olduğu benzer biçimde 1878 Berlin Antlaşması’ydı. 1909’da Makedonya’da ilk isyanların başlamasıyla Avrupalı devletler duruma müdahale etti. Osmanlı Devleti de 1908’de II. Meşrutiyet’i duyuru ederek ıslahatlarına devam etti.

II. Meşrutiyet’in duyuru edilmesi Makedonya’nın Osmanlı Devleti’nden koparılması planının yürümesini engelledi. Makedonya’da meşrutiyetin ilanı pozitif yönde bir siyasal hava ortaya çıkarsa da Avrupalı güçler Osmanlıya karşı Balkan devletlerini yönlendirilmeye devam etti. Netice itibarıyla Balkan coğrafyasının etnik yapısıyla oynanması planından Makedonya da payını aldı. Makedonya, 1912-1913 yılları aralığında cereyan eden Balkan Savaşları sonunda imzalanan Bükreş Antlaşması ile Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan içinde paylaştırıldı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir