Modern Kara Hâkimiyet Teorisi Nedir?

İngiliz Halford J. Mackinder, XX. yüzyıl başlarında jeopolitik anlayışa deniz egemenliğine karşılık kara enerjisini ön planda tutan yeni bir görüş getirdi. Mackinder bu teorisinde denizlere egemen olma çağının artık önemini kaybettiğini, yeni internasyonal sistem içinde dünya egemenliğini kara güçlerinin sağlayacağını savundu. Bir devlet için coğrafi açıdan en uygun yerin merkez bölgesi bulunduğunu düşünen Mackinder, kara gücünün ortaya çıkmış olduğu merkezi ise Avrasya’nın iç bölgesi olarak görmüş oldu. Mackinder, burası için ilk olarak Geographical Pivot of History [Ceografikıl Pivıt of Histori (Tarihin Coğrafi Mihveri)], ondan sonra Heartland [Hartlınt (kalpgâh)] adını kullandı. Mackinder; Asya, Avrupa ve Afrika’nın dünya adasını oluşturduğunu, öteki kıtaların dünya adasının uyduları bulunduğunu belirtti.

Doğuda Sibirya, batıda Volga, kuzeyde Buz Denizi ve güneyde Himalayalar ile sınırlanan alanı Heartland olarak kabul eden Mackinder, ondan sonra bu sınırları genişleterek Avrupa Rusya’sının tamamını merkez bölge içinde mütalaa etti.

Merkez bölgesini denetim eden iki mühim dönem vardır:

1. İç (Kenar) Dönem: Merkez bölgesinin çevresinde Almanya, Avusturya, Balkanlar, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan ve Çin’i kapsayan kuşaktır.

2. Dış (Kenar) Dönem: İngiltere, Kuzeybatı Afrika, Avustralya, ABD ve Kanada’dan oluşan kuşaktır. Mackinder’e nazaran Doğu Avrupa’ya başat olan, merkez bölgesini; merkez bölgesine başat olan, dünya adasını; dünya adasına başat olan, dünyayı denetim eder.

Mackinder’in Heartland teorisini en oldukca benimseyen ülke Hitler Almanya’sı oldu. Ek olarak, bu jeopolitik görüş Nazizmin üstün ırk felsefesiyle de desteklendi. Bu anlayışlar İkinci Dünya Savaşı’nda uygulamaya geçirildi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir