Mutlak Monarşiden Anayasal Monarşiye

XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa bir ihtilaller dönemine girdi. Bu yüzyılda yaşanmış olan Amerikan ve Fransız İhtilali’yle süregelen süreç, Avrupa’da 1830 ve 1848 ihtilalleriyle kapanmış oldu.

Bu süreç insanoğlu için vazgeçilemez bazı ilkelere ve değerlere anayasalarda yer verilmesini sağlamış oldu. 1787 Amerikan Anayasası ve 1789 Fransız İhtilali, iktidarı sınırlandırmanın tek yolunun iktidarı siyasal kurumlar vasıtasıyla dengelenmek bulunduğunu öğreten bir süreç oldu. Bu dönem ek olarak “anayasa” teriminin da içinde ne olduğunun tekrardan belirlenmesini sağlamış oldu. Anayasa, ayrıcalıklı sınıfın kral karşısında yitirdiği konumunu yeniden elde etmesi için lüzumlu bir araçtı.

1830 İhtilalleri

Burjuvaziler için ise anayasa eskimiş yapıları kaldırıp ulusal egemenliği getirecek bir süreçti. Anayasal anane ilk kez İngiltere’de başladı. Sınıflar içinde meydana getirilen mücadeleler, iktidarın enerjisini aristokrasi ve burjuvazi içinde paylaştırdı.

İngiltere’nin anayasa geleneğinin Avrupa Kıtası’ndan ABD Kıtası’na gelmesi İngiliz kolonileri vasıtasıyla gerçekleşti. ABD’daki bağımsızlık savaşı esnasında duyuru edilen “ABD Bağımsızlık Bildirgesi” de Fransa’yı etkiledi. Fransa’da mutlak monarşi yönetimine karşı tepkiler başladı. Ekonomik olarak güçlenen burjuva sınıfı soyluların haiz olduğu siyasal haklardan mahrumdu. Güçlenen bu derslik, soylular ile arasındaki eşitsizliğin kalkmasını istedi. Burjuva sınıfı işçi ve köylülerin desteğini alarak Fransız İhtilali’ni başlattı.

Fransa merkezî bir krallık olmasına karşın ülkede feodal seviye, toplumsal ilişkilerin belirleyicisi konumundaydı. Kral, feodal yapıyı ortadan kaldırmak yerine onları kullanıyordu. Bu durum Fransız burjuvazisi için negatif bir durumdu şu sebeple toplumda hâlen dinî ve aristokratik ayrıcalıklar fazlaca güçlüydü. Bu durumda burjuvazi için yapılacak tek bir şey vardı. O da halkın desteğini almak ve söylemlerini daha demokratik bir çerçeveye taşımaktı. 1789 Fransız İhtilali ile İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi duyuru edilerek yeni bir anayasa hazırlandı. Anayasa, krallığı kaldırmadığından mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçilmiş oldu. Fransız İhtilali ile yıkılan mutlak monarşiden sonrasında orta derslik, halkın elindeki denetim dışı güçle karşı karşıya kaldı.

İhtilalden sonrasında iyelik karşıtı sosyalistler de faaliyetlerini yaygınlaştırdı. İhtilal gittikçe tehlikeli boyutlara ulaştı. Avrupa’da ilk kez bir kral ve kraliçe idam edildi. Bu olayın yankıları büyük oldu. Avrupa’nın monarşi ile yönetilen devletleri Fransa’ya karşı ittifaklar oluşturdu. Napolyon yönetimi ile Avrupalı devletler içinde devam eden savaşlar neticesinde toplanan Viyana Kongresi’yle Avrupa’nın bozulan düzenini yeniden eski hâline getirebilmek için Metternich Sistemi kabul edildi (1815). Bu sistemle liberal akımlar ortadan kaldırılmak istendi fakat 1830 ve 1848 ihtilalleri Metternich Sistemi’nin sonu oldu.

1848 İhtilalleri

1848 İhtilalleri’nde Fransa’da kral iktidarını varlıklı burjuvazilere dayandırdı. Endüstri İnkılabı’ndan sonrasında burjuvaziyi egemen icra eden ekonomik sistem işçi sınıfını ortaya çıkardı. İktidarların işçilerin sorununu çözmek yerine onlara karşı güç kullanımı, özgürlüğü korumak için çaba sarfeden liberallerle sosyalistlerin beraber hareket etmesini sağlamış oldu. Bu durum özgürlükçü anayasaları ortaya çıkardı. Mutlak monarşilerin bir kısmı yıkıldı. Bir kısmı da yönetim şeklini yumuşatarak anayasal monarşilerle yollarına devam etti.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir