NATO Üyeliği Sonrası Türk Silahlı Kuvvetlerindeki Değişimler

Türk müdafa sanayisi 20. yüzyıla gelindiğinde kendi gereksinimlerine yanıt veremiyordu. Kurtuluş Savaşı yıllarında bu alandaki eksiklik ciddi olarak hissedildi. Cumhuriyet Süreci’nde ilk olarak Şakir Zümre ile başlamış olan {özel sektör} müdafa sanayisi yatırımları Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ şeklinde müteşebbisler ile devam etti.

Hemen hemen kurulma aşamasında olan Türkiye Cumhuriyeti müdafa sanayisi, ABD’nin Truman ve Marshall Planları kapsamında Türkiye’ye yapmış olduğu askerî yardımlardan negatif etkilendi. Türkiye, NATO’ya dâhil olması ile ABD güvenlik çemberine de dâhil edildi. Devletin yurt içinden temin etmeye çalmış olduğu askerî gereksinimler ABD tarafınca karşılandı. Bu yardımlarla yerli endüstri gereksiz konuma düşürüldü, mevcut tesisler lağvedildi ve planlanan yatırımlardan vazgeçildi. Artık kendi kendini çeviremeyecek duruma gelen askerî araç-gereç üretim tesisleri, 1950’de çıkarılan kanunla Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğü bünyesine alındı. Millî müdafa endüstri ruhu Müdafa Bakanlığınca Ar-Ge Daire Başkanlığı bünyesinde (1954) yaşatılmaya çalışılmışsa da istenen sonuçlar elde edilemedi.

Truman ve Marshall Yardımları ile belli oranda modernize edilen Türk ordusunun kafi düzeye ulaşmış olduğu söylenemezdi. 1952’de yardımlar, 680 milyon doları askerî olmak suretiyle 960 milyon dolara ulaştı. Türkiye’ye meydana getirilen NATO yardımları 1970 yılına kadar 5 milyar dolara ulaştı. Bu zamanda ABD’den gelen yardımlar da 1,208 milyarı bağışlama olmak suretiyle 2,727 milyar dolardı. Meydana getirilen bu yardımlar askerî ağırlıklıydı. 1954-62 yılları aralığında ortalama 1,5 milyar dolarlık askerî yardım yapılmış oldu. Bu yardımlar, Türkiye’nin gereksinim duyan iktisat ve endüstri alanına aynı oranda yansımadı. Türkiye’nin bu alanlardaki boşlukların doldurulması yönündeki tüm girişimleri ABD tarafınca göz ardı edildi.

NATO tesiri ve desteğiyle Türkiye’de meydana getirilen askerî yatırımlar ve oluşumlar şunlardır:

• Meydana getirilen teçhizat ve silahların kullanımını öğretmek için ABD ve öteki NATO ülkelerinden Türkiye’ye askerî uzmanlar geldi. Bu uzmanlar Türk askerî okullarında ve askerî akademilerde görevlendirildiler.

• Gelen uzmanlar Türk askerî eğitim sistemini şekillendirmeye başladılar. Sonrasında Türk askerî sistemi tamamen ABD modelini alarak kökten değişime uğradı.

• Gelen askerî yardımlar ile Adana İncirlik Hava Üssü, İzmir NATO Cenup Komutanlığı, Çiğli, Diyarbakır, Trabzon, Samsun, Gölbaşı, Karamürsel şeklinde askerî üsler inşa edildi. 1970 yılına gelindiğinde bu üslerdeki Amerikalı personel sayısı 25 bine ulaştı.

Genel olarak değerlendirildiğinde NATO adına ABD’nin Türkiye’ye yapmış olduğu yardımların bazı sebepleri şöyleki sıralanabilir:

• SSCB saldırılarına karşı duracak kuvvetli bir tampon ülke olarak Türkiye’yi desteklemek
• Türkiye’nin Bağlantısızlara katılma ihtimalini ortadan kaldırmak
• ABD’nin Orta Doğu’daki çıkarları için kuvvetli ve kendine yakın bir Türkiye’nin varlığına duyduğu gereksinim
• ABD üslerinin kurulması ve korunması için ihtiyaç duyulan ekonomik desteği vermek
• Çevreleme politikasında Türkiye’ye duyulan gereksinim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir