Niçin Yazıyoruz? Nasıl Yazmalıyız?

İnsanoğlunun öteki canlılardan ayrılan en mühim özelliği düşünebilmesi ve bu düşüncelerini başka insanlara aktarabilmesidir. İletişimin geçmişi de minimum insanlık kadar eskidir.

Oldukça eski zamanlardan beridir insanoğlu düşünceleri bir halde başka insanlara aktarmaya çalışmıştır. Bugün daha yeni keşfedilebilen oldukça eski yerleşim birimleri incelendiğinde, insanların daha yazıyı kullanmadıkları dönemlerde bile mağara resimleriyle bir şeyleri aktarma ihtiyacı hissettiklerini görürüz. O dönemde insanları mağara resimleriyle bir şeyler anlatmaya iten sebep her neyse bugün de insanları yazmaya sevk eden şey aynı şeydir. Peki niçin yazıyoruz ve iyi mi yazmalıyız?

Niçin Yazıyoruz?

“Niçin yazıyoruz?” sorusuna kim bilir verilecek birçok yanıt bulunabilir. Kimisi daha daha güzel bir dünya düşlediği için yazar, kimi içindekilerini paylaşmak için, kimi de “Söz uçar; yazı kalır” diyerek sözlerini ölümsüzleştirmek ister. Kimisi de Umberto Eco şeklinde “Hayatta kalmak için hikâyeler anlatmak gerek” diyerek yazmıştır.

Her yazarın yazma sebebi ve biçiminde farklılıklar bulunmaktadır. Şundan dolayı her yazarın karakteri, dünya görüşü, ve bilgisi birbirinden farklıdır. Sadece yukarıda da belirttiğimiz şeklinde insanoğlu oldukça eski zamanlardan beri duygu ve düşüncelerini başka insanlara aktarma ihtiyacı hissetmiştir. Her insan içinde yoğun bir duygu ve fikir barındırır. Bu tarz şeyleri başka insanlara aktarmanın bir yolu da yazmaktır. Bununla birlikte insan yazarak, yeni bir yaşam oluşturarak mutluluğa da ulaşabilmektedir. Nitekim meşhur yazarların yazma sebebiyle ilgili sözleri incelendiğinde bunu bir gereksinim, gereklilik ve yaşam seçimi olarak gördükleri söylenebilmektedir.

Iyi mi Yazmalıyız?

İletişim oluşturmak ve yazışma oluşturmayı bilmek içinde devasa bir fark vardır. Hepimiz başkalarıyla yazışma kurabilir sadece başkalarıyla sıhhatli ve etkili bir yazışma kurabilmek ayrı bir deneyim ve informasyon gerektirir. Bundan dolayı iyi mi yazmalıyız sorusuna verilecek ilk yanıt; etkili yazabilmektir olmalıdır. Bugüne dek kim bilir yazılmış milyonlarca metin olduğu söylenebilir sadece bizim bildiğimiz ya da tarihin yıpratıcı yönüne meydan okumuş oldukça fazla yaratı olduğu da söylenemez. Etkili yazılabilmiş metinler varlığını zamana karşı koruyabilmektedir. Bundan dolayı etkili yazmak ilk şartımız olmalıdır.

Bir metnin etkili olabilmesinin başka bir yolu ise o metnin hazırlık, planlama ve geliştirme aşamalarının sıhhatli yapılabilmesine bağlıdır. Yazı yazarken düşüncelerimizi olduğu şeklinde kağıda dökeriz. Kağıda dökülen ilk metin muhtemelen oldukça kusurlu olacaktır. Sadece daha sonradan yapılacak düzeltme ve geliştirme emekleri ortaya konulmuş olan metnin standardını arttıracaktır. Metin yazarken ifade planına sadık kalmak, noktalama işaretlerini yerinde ve doğru kullanmak, dilin güzelliklerini yansıtabilmek de gereklidir.

Metin yazma süreci hakkında detaylı informasyon almak için aşağıdaki yazımızı okuyabilirsiniz

Metin Yazma Süreci

9. derslik Türk Dili ve Edebiyatı dersinin mevzu anlatımlarına aşağıdaki bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz…

9. Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Mevzuları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir