Öklid

Öklid Biyografisi

İskenderiyeli Yunan matematikçi

Öklid, MÖ 330 senesinde İskenderiye’de dünyaya gelmiştir. Yunan matematikçisi Öklid, eğitimini Atina‘da Platon‘nun meşhur akademisinde tamamladıktan sonrasında Yunan kralı I. Ptolemy’un isteği ile İskenderiye’de İskenderiye Kraliyet Enstitüsü’nde büyük bir matematik okulu kurdu. Atina’daki Platonn’un meşhur akademisinin giriş kapısında, “Geometriyi bilmeyen asla kimse bu kapıdan içeri alınmaz!” levhası asılıydı.

Öklid’in bilimsel kişiliği, unutulmayan iki sözünde yansımaktadır: Devrin kralı I. Ptolemy, okumada güçlük çekmiş olduğu Elementler’in yazarına, “Geometriyi kestirmeden öğrenmenin yolu yok mu?” diye sorduğunda, Öklid “Özür dilerim, fakat geometriye giden bir kral yolu yoktur” der. Bigün dersini bitirdiğinde öğrencilerinden biri yaklaşır, “Hocam, verdiğiniz ispatlar fazlaca güzel; fakat pratikte bunlar neye yarar?” diye sorduğunda, Öklid kapıda bekleyen kölesini çağırır, “Bu delikanlıya 5-10 kuruş ver, vaktinin boşa gitmediğini görsün!” demekle yetinir.

Hakikaten, bilhassa seçkin matematikçilerin gözünde, matematik şu ya da bu işe yaradığı için değil, yalın gerçeğe yönelik, sanat şeklinde güzelliği ve kıymeti kendi içinde soyut bir düşün uğraşı olduğundan önemlidir.

Geometri dünyasında kapladığı bu seçkin yeri kendisinin büyük bir matematikçi olmasından fazlaca, geometrinin başlangıcından kendi zamanına kadar malum adı ile Öğeler adını taşıyan kitabında toplamıştır.

Öklid haklı olarak “geometrinin babası” diye bilinir; fakat geometri onunla başlamış değildir. Tarihçi Herodot geometrinin başlangıcını, Nil vadisinde senelik su taşmalarından sonrasında arazi sınırlarını belirlemekle görevli kadastrocuların çalışmalarında bulmuştu. Geometri “yer” ve “ölçme” anlamına gelen “geo” ve “metrein” sözcüklerinden oluşan bir terimdir. Mısır‘ın yanı sıra Babil, Hint ve Çin şeklinde eski uygarlıklarda da gelişen geometri o dönemlerde büyük seviyede, el yordamı, ölçme, analoji ve sezgiye dayanan bir yığın işlem ve bulgudan ibaret çalışmalardı. Üstelik ortaya konan bilgiler çoğunlukla kati olmaktan uzak, tahmin çerçevesinde kalan sonuçlardı.

Geometriyi kanıtlama ve aksiyomlara dayalı bir dizge olarak işleyen 13 ciltlik kitabı “Elementler” bu alandaki ilk kapsamlı çalışmaydı. Kendinden önceki Thales, Pisagor, Platonn, Aristotales şeklinde matematikçi ve geometricilerin çalışmalarını temel alan Öklid’in bu yapıtı, iki bin yıl süresince mühim bir müracaat deposu olarak kullanıldı.

Öklid kitabında, düzlem geometrisi, aritmetik, sayılar kuramı,irrasyonel sayılar ve katı cisimler geometrisi mevzularını ele aldı.

Öklid geometrisi 19. yüzyılın başına kadar rakipsiz kaldı. Hatta 20. yüzyılın ortalarına kadar bile orta öğretimde geometri, Öklid’in öğelerine bağlı olarak okutuldu.

Öklid derlemesinin tutarlı bir tüm olmasını sağlamak için, kanıt gerektirmeyen apaçık gerçekler olarak 5 aksiyom ortaya koyar. Öteki tüm önermeleri bu aksiyomlardan çıkarır.

Öklid’in beş aksiyomu şunlardır:
1- İki noktadan yalnız bir doğru geçer.
2- Bir doğru parçası iki yöne de sınırsız bir halde uzatılabilir.
3- Merkezi ve üstünde bir noktası verilen bir çember çizilebilir.
4- Bir doğruya haricinde alınan bir noktadan bir ve yalnız bir paralel çizilebilir.
5- Tüm dik açılar birbirine eşittir.

Eserleri:
1- Elemanlar : Eucdes Geometrisi- Elamanter Geometri adını vermişlerdir.
2- Verler (Dodemena)
3- Yüzeylerde Geometrik Bölgeler (Troipris Piphanea)
4- Optik (Optica )
5- Polizmalar

Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir