Orta Yol ve Türk Göçleri

Orta yol üstünden meydana getirilen göçlere ve yayılmalara ulaşınca, bu yol tarihin çeşitli dönemlerinde Türkler tarafınca onlarca kere zorlandı. Fakat İran’da bulunan kuvvetli devletler bir türlü yıkılıp aşılamadı.

VI. yüzyıl içinde doğudan Göktürkler’in, batıdan da Bizans’ın sıkıştırmaları sonucunda oldukça zayıf düşmüş olan İran Sâsânî Devleti, Araplar tarafınca tamamen çökertildi (Kadisiye Savaşı, 636; Nihavend Savaşı, 642). Böylece Türk topluluklarına yeni bir yol daha açıldı. “Orta yol” isminde olan bu yol, Türklük için en hayırlı yol oldu.

Zira Çin’e, Hindistan’a, Balkanlar’a ve Orta Avrupa’ya giden Türk toplulukları, içine girdikleri çevrede gittikçe eriyerek ulusal kimliklerini tamamen kaybetmelerine karşılık, “orta yolu” takip ederek Orta Doğu İslâm ülkelerine egemen olan ve Anadolu’yu fethedip, burada yeni bir vatan kuran Türk toplulukları, hem siyasal istiklallerini hem de ulusal kültürlerini bütünüyle korudular.

Yeni yurt arayışı için meydana getirilen göçler, Türkistan’ın içinde herhangi bir bölgeye olabileceği benzer biçimde, Türkistan’ın haricinde başka ülkelere de olabilmekteydi. X. yüzyılda, Türkistan’dan Türk göçlerinin neredeyse tek bir istikameti vardı; o da batı idi.

Daha ilkin belirttiğimiz benzer biçimde, batıya, şu demek oluyor ki Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara; Orta Avrupa’ya ve Balkanlar’a olan Türk göçleri, Hunlar’dan bedi devam ediyordu. XI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren buna bir de İslâm ülkeleri üstünden Bizans’a ilişkin Anadolu eklendi.69

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir