Roma Şehrinde Cumhuriyet Dönemi Memuriyetleri

Roma cumhuriyetinin yönetim şekli MÖ IV. yüzyıldan MÖ III. yüzyılın başlarına kadar meydana getirilen bir takım reformla ortaya çıkmıştır.

Roma’nın yönetim organizasyonu her biri eşit haklara ve sorumluluklara haiz olmasa da yurttaş statüsündeki her ferdin direkt yönetime katılımını gerektirmekteydi. Çeşitli kamu görevlileri, rahipler, senatörler ve vatandaşlar mesuliyet alanlarına giren görevleri tapınaklarda, kamu alanlarında ve şehrin ilgili yerlerinde yerine getirirlerdi.

Roma’da çağdaş anlamda sistemli bir siyaset olmadığı için bu yetkililer bir çok süre görevlerini direkt yerine getirmekle sorumluydular. Bu görevleri çoğu zaman önde gelen birkaç ailenin mensupları işgal ediyordu. MÖ IV. yüzyılda Roma’nın en varlıklı ve kuvvetli ailelerine mensup kimseler bu memuriyetler ve rahiplikler için birbirleriyle devamlı rekabet etmişlerdir. Tüm bu görevler için verilen mücadeleler bununla beraber daha ilkin adı geçen Derslik Mücadelelerinin bir kısmını oluşturmaktadır. Plebler en yüksek memuriyetlere seçilme hakkı talep ederlerken birçok aristokrat buna yanaşmıyordu.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Memuriyetler

Consul

Roma’nın idaresinde en üst yetkili önceleri consul yetkileriyle donatılmış askeri tribunus’lar iken, MÖ 366 yılından itibaren her yıl iki consul seçilmeye başlanmış ve o andan itibaren devletin en üst düzey yöneticileri bu consul’ler olmuştur.

Consul’lerin görevi ilk olarak orduya komutanlık etmekti. Şehirde oldukları süre senatoya başkanlık ederler, halk meclislerinin oturumlarına katılırlar, halkın şikayetlerini dinleyip bu mevzularla ilgili karar verirlerdi. Bununla birlikte dini işlevleri de vardı ve kurban kesip devlet kültleriyle ilgili öteki merasimleri de yerine getirirlerdi. Toga praetexta adlı kenarları mor bir toga giyindikleri için derhal kalabalıktan ayrılırlardı.

Sella curulis adlı hususi bir koltukta otururlardı. Her consul’ün her biri fasces, doğrusu çift başlı baltalar taşıyan 12’şer tane lictor adlı hizmetlileri vardı ve bunlar consul halk arasındayken onu korurlardı. Fasces Roma’da ve etrüsk şehirlerinde kraliyetin gücünün bir simgesiydi.

Praetor

Praetor önceleri consul’lerin bir sıfatıyken Derslik mücadeleleri esnasında bazı politik uygulamaların bazı kanunlar çıkarılarak değiştirilmesiyle ayrı bir memuriyet haline geldi.

Praetor başlangıçta bir yıl vazife yapmak suretiyle seçilen ve consul’ler çeşitli sebeplerle Roma haricinde bulunmuş olduğu sırada yönetimi üstüne alan görevlilerdi. Lüzumlu görüldüğü takdirde ordunun komutasını da üstlenebilirdi. Bu yetkililer çoğu zaman şehirde bulundukları için kamuyla ilgili meselelere bakarlar, vatandaşlar içinde çıkan çeşitli anlaşmazlıklar hakkında yargı verirdi. Bu yönleri bakımından Roma hukukunun gelişmesinde mühim bir rolleri olmuştur. Bu göreve zaman içinde pleb sınıfından temsilcilerinde seçildiğini biliyoruz (bu göreve seçilen ilk pleb MÖ 337 senesinde vazife yapmıştır).

MÖ 242’den itibaren praetor’ların sayısı ikiye çıkacak ve görevleri paylaşacaklardır. Roma’nın İtalya yarımadasına ve ötesine yayılışıyla beraber ihtiyaçların artmasıyla praetor’ların sayısı daha da artacaktır.

Aedilis

MÖ 5. yüzyıl başlarında plebler aedilis isminde ve görevlendirdikleri pleb tribunus’larına görevlerinde destek olmakla yükümlü 2 işgören seçmeye başlamışlardı. MÖ 366 senesinde aedilis curulis adıyla patricii sınıfı da kendi aedilis’lerini seçmeye başladı. Bu 4 görevlinin mesuliyet alanı bugünkü belediyelerin vazife alanına giren işlerden oluşmaktaydı; şehrin bayındır durumu, yolların temizliği, su dağıtımı, pazarların denetimi, itfaiye işleri, tapınakların, festivallerin düzenlenmesi ve çeşitli kamu alanlarındaki düzenin sağlanması şeklinde işler bu memurlar tarafınca yürütülmekteydi.

Quaestor

Bu görevliler MÖ V. yüzyılın ortalarından beri vazife yapmaktaydılar. Genel olarak maliye görevlileri şeklinde tanımlayabileceğimiz quaestor’lar hazinenin sorumluluğunu üstlenmekle beraber bir başka görevleri de komutanların askeri seferler için kendilerine verilen bütçeyi de denetlerlerdi.

Önceleri sayıları 2 iken MÖ 267’den itibaren 8’e cumhuriyetin son yıllarında meydana getirilen reformlarla da 20’ye çıkarılmıştır.

Pleb Tribunus’ları

Pleb tribunus’ları mühim memurluklardan biriydi. Pleb’ler arasından seçilen 10 pleb tribunus’u derslik mücadelelerinin plebler yararına getirmiş olduğu uygulamalardan biriydi. Tıpkı consul’ler ve praetor’lar şeklinde meclisleri toplanmaya çağırma ve tasarı sunup oylama yaptırma hakkına sahipti. Consul’lerin ve öteki magistratların aldıkları kararları veto etme hakları vardı. Böylelikle vatandaşların, bilhassa de pleb’lerin haklarını güvence altına alma işlevleri vardı. Fakat bu tür yetkileri yalnız şehrin sınırları içinde geçerliydi. Mesela askeri sefere çıkmış bir komutanın kararları üstünde herhangi bir veto hakları bulunmuyordu.

Censor

Senelik olarak seçilmeyen tek memurluk censor’luktu. Bu göreve consul’lük yapmış adlar arasından iki şahıs seçilir ve çoğu zaman seçimler beş yılda bir yapılırdı. Seçimle başa gelen censor’ların vazife süresi ise ortalama 18 aydı. Censor’lar kimin Roma vatandaşı olup olmadığına karar verirken bununla beraber vatandaşların varlıklarına nazaran mensup oldukları sınıfları da belirliyorlardı. Censor’luk bu bakımdan mühim bir memuriyetti ve MÖ IV. Yüzyılın sonlarından itibaren senatoyu da belirlemeye başlamalarının peşinden daha da büyük bir ehemmiyet kazandılar.

Senato (Senatus)

Roma’nın en mühim yetki organı Senato’dur (Lat.:senatus). Romalı memurların bir danışma organı fonksiyonuna haizdir. Senato yalnız bir consul yada praetor tarafınca toplanmaya çağrılabiliyordu. Bu hak daha sonraları pleb tribunus’larına da tanındı. Senato kendisini toplanmaya çağıran yetkili başkanlığında toplanırdı. Toplanma yeri ise mukaddes alanlar, çoğu zaman tapınaklardı.

Başlangıçta yalnız bir danışma organı olarak tasarlanmış olsa da, bilhassa MÖ IV. Ve III. yüzyıllarda güç kazanan senato yavaş yavaş oldukça daha etkin bir rol oynamaya başlamış, dini ve mali meseleleri yönetici bir işlev kazanmıştır. Bununla birlikte müttefiklerden yada düşmanlardan gelen elçi heyetlerini kabul eden, consul’lerin ve praetor’ların askeri görevlerini belirleyen bir mekanizmaya dönüşmüştür.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir