Romanda Modernizm

Romanda Modernizm“i ele almadan ilkin modernizm hakkında birkaç bilgiye ihtiyacımız olacak. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde aydınlanma ile beraber demokraside de olan gelişmelerle süregelen modernizm, I. ve II. Dünya Savaşı’yla beraber büyük yıkıma uğrayan insanlık üstündeki olumsuzluktan beslenerek güçlenen bir akımdır. Dünyada mevcud tüm değerler, kurallar ve anlayışlar insana mutluluk getirmemiş tersine yıkıma uğratmıştır. Bundan dolayı eskiye karşı olan sanatçılar yeni olanı savunmuşlardır.

Sanatın her alanında etkili olan modernizm, roman türünü de derinden etkilemiş ve bu türe yeni bir anlayış kazandırmıştır. Modernistlere nazaran “İnsan, dünyada hep acı görmüş ve yaşamış olduğu çevreye yabancılaşmıştır.” İşte bu anlayıştan hareketle yazarlar “İnsanın bu yalnızlığını ve durumunu” romanda anlatmaya çalışmıştır. Aslına bakarsak bu ifadeler modernist romanın özelliklerinin ipuçlarını bizlere vermektedir.

Peki “Modernizmin romana tesiri nedir? Modernist romanların özellikleri nedir?” Şimdi bu soruların cevaplarını maddeler halinde verelim.

Romanda Modernizm

→ Geleneksel romanın tersine romanda daha fazlaca ferdin iç dünyası, bunalımları, yalnızlığı ele alınır.

→ En mühim tema, ferdin çevresine yabancılaşmasıdır.

→ Kişilerin iç dünyasını ortaya koyabilmek, hislerini ve psikolojisini anlatabilmek, anıları ve detayları yansıtabilmek için iç konuşma, şuur akışı, iç çözümleme şeklinde ifade tekniklerinden yararlanılır.

→ Klasik romanda “dün-bugün-yarın” şeklinde olan kronolojik süre anlayışı da değiştirilmiş ve geriye dönüşler ön plana çıkmıştır. Geriye dönüş tekniği beyaz perdeden alınarak romana uyarlanmıştır. Böylelikle okur, kişiler hakkında fazlaca daha çok data sahibi olma imkanı bulur.

→ Çağdaş romanlarda sebep-sonuç ilişkisine yer verilmez.

→ Romanların bir başının olma zorunluluğu olmadığı şeklinde belirli bir sonla bitmesi alışkanlığı da bu roman anlayışında bitmiştir.

→ Sanatçılar yalın bir halde ifade yapmaktan kaçınır, alegoriden yararlanır, çağrışım gücü yüksek sözcükler kullanılarak şiirsel bir ifade yakalamaya çalışırlar.

→ Geleneksel roman anlayışında ehemmiyet arz eden mekan, şahıs ve vaka geri planda bırakılmış; kişi ve iç dünyası ön plana çıkarılmıştır.

→ Klasik romanın en mühim kurallarından olan tek anlatıcı ve bakış açısından vazgeçilmiş, roman çoklu anlatıcı ve bakış açısıyla anlatılmıştır.

Modernist Romanlarda Ifade

→ Klasik romanda son aşama rahat ve düz bir ifade varken modernist romanın anlatımı kullanılan yeni ifade teknikleriyle oldukça karmaşık hale gelmiştir.

→ En fazlaca kullanılan ifade teknikleri ise şuur akışı, iç çözümleme ve geriye dönüştür.

Modernist Romanlarda Şuur Akışı Tekniği

  • Ferdin iç dünyasını esas alan romanlarda çoğunlukla karşımıza çıkan şuur akışı tekniği kahramanların saklı kalmış taraflarını ortaya koymada etkilidir.
  • Kişilerin düşünceleri olduğu şeklinde tüm çıplaklığıyla ortaya konur.
  • Hem de kişinin bilinçaltına da inilmiş olunur.
  • Bu tekniğin belirgin özelliği birinci ağızdan anlatımın yapılması, kısa cümlelerle kesik bir ifade olması, cümleler içinde bağlantının pek olmaması ve anlatımdaki düzensizliktir.
  • Daha çok data için ek olarak bakınız ⇒ Şuur Akışı Tekniği

Modernist Romanlarda İç Çözümleme Tekniği

  • Yazar tarafınca şu demek oluyor ki üçüncü şahıs tarafınca kahramana ilişkin olan düşüncelerin, duyguların ve hayallerin ifade edilmiş olduğu tekniktir.
  • Böylelikle kahraman okur tarafınca yakından tanınarak bir içtenlik oluşturulmaya çalışılır.
  • Daha çok data için ek olarak bakınız ⇒ İç Çözümleme Tekniği

Modernist Romanlarda Geriye Dönüş Tekniği

  • Dönemin kurgulanmasıyla ilgili olan bu teknikte anlatıcı şimdiki zamandan çıkarak geçmişe giderek eski zamanlardan bazı bilgiler aktarır.
  • Geçmişe dönülerek söz mevzusu durumların ve konuların daha iyi anlaşılması sağlanır.
  • Beyaz perdeden alınarak romana uyarlanmış bir tekniktir.

Roman I Modernizm I 11.Derslik Ders Notları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir