Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos – 13 Eylül 1921)

Mustafa Kemal, oldukça sevilmiş olduğu askerlik mesleğine Sakarya Meydan Savaşı ile dönmüştür.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Sakarya Meydan Muharebesi

Yunan ordusu, İngiltere’nin yönlendirmesi ve yardımıyla 13 Ağustos 1921’de Sakarya’daki Türk siperlerine doğru harekâta başladı. 15 Ağustos’ta Yunan kralı Konstantin, ordularına “Ankara’ya!” emrini verdi; son bir hücum ile Millî Savaşım’nin merkezini ele geçirmek, savaşı bitirmek istiyorlardı. 23 Ağustos 1921’de Yunan ordusunun saldırısıyla Sakarya Meydan Savaşı başladı.

Yunan Kralı Konstantin

Yunanlar durmaksızın ilerleyerek Türk ordusunun Sakarya’daki müdafa hattına dayandı. Yunan ordusu Ankara yakınlarına, Polatlı’ya kadar ilerledi; Ankara’dan top sesleri duyuluyordu. Harp, ortalama yüz kilometrelik bir cephe üstünde yirmi iki gün yirmi iki gece sürdü.

Sakarya Meydan Savaşı Krokisi

İngiltere’nin bu muharebede Yunanlara destek olması mevzusunda İngiliz Parlamentosu’nda yaşanmış olan bir tartışmada, devrin İngiltere başbakanı Lloyd George aşağıdaki konuşmayı yapmıştır:

“…Macestelerinin hükumeti olarak ne yapmamız bekleniyordu? Türk milliyetçilerini uzlaşmaya zorlamak için Anadolu’nun derinliklerine İngiliz askerleri mi yollayacaktık? Bu imkânsız bir şey! Tek umar var: Yunanlarla Türkleri sonuna kadar vuruşturmak. Savaşın bir meziyeti de şudur: Taraflara, gerçeğe saygıda bulunmayı öğretir.

O şekilde umut ediyorum ki sulh girişimlerimize karşı çıkan Türkler, bu kez gerçeğe saygı duymasını öğreneceklerdir.’

Avam Kamarası’nın çoğunluğu, emperyalist siyasetin kuvvetli temsilcisi Lloyd George’u şiddetle alkışladı. Walter Guiness (Voltır Gines) tarafındaki milletvekiline: ‘Başbakan tüm siyasal sermayesini Yunan atına yatırmış görünüyor.’ dedi, ‘Bu at kazanamazsa, batkı edecek.’”

Mustafa Kemal, atından düşerek yaralandığı hâlde savaşı cephe karargâhından yönetim etti. Türk ordularının Başkomutanı Mustafa Kemal, savaşın en tehlikeli sonuç noktasında harp geçmişine “topyekün harp” olarak geçen tarihî emrini vererek Yunanlar lehine görünen savaşı tersine çevirdi.

Mustafa Kemal Atatürk Sakarya Meydan Muhaberesini İzlerken

“Hattı savunma (müdafa hattı) yoktur, sathı savunma (müdafa alanı) vardır. O satıh (alan) tüm vatandır. Vatanın her karış toprağı milletin kanıyla sulanmadıkça bırakılamaz. Onun için minik büyük her birlik ilk durabildiği noktada yeniden düşmana karşı cephe teşkil edip harbe devam eder. Tarafındaki birliğin çekilmeye zorunlu bulunduğunu gören birlikler, ona doğal olarak olması imkansız. Bulunmuş olduğu yerde sonuna kadar dayanmaya mecburdur.”

Türk ordusu 10 Eylül 1921’de karşı saldırıya geçti. 13 Eylül’de Sakarya Nehri’nin doğusu Yunanlardan tamamen temizlendi. Sakarya Savaşı, Yunanların son hücum savaşı oldu ve Yunan ordusu müdafa durumuna geçti. Bu zaferle, Türk ordusunun 1683’te Viyana önlerinden beri devam eden geri çekilme süreci durmuş oldu.

Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasında Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi komutanı İsmet Paşa’nın da mühim rolleri vardır. Subaylar, erler ve cephane taşıyan bayanlar da bu zaferin isimsiz kahramanlarıdır.

Muharebede, yedisi tümen komutanı olmak suretiyle 350 subay şehit düşmüş, 800 subay yaralanmıştır. Bu yüzden Sakarya Savaşı “subay savaşı” olarak adlandırılır.

Harp sonrası Mustafa Kemal’e TBMM tarafınca Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verildi. Türk ordusunun zaferi İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını da su yüzüne çıkardı. İtalya’dan sonrasında Fransa da işgal etmiş olduğu yerlerden çekildi. İngiltere muharebede yalnız kaldı. Kafkas devletleri ile Kars Antlaşması, Fransa ile Ankara Antlaşması, Ukrayna ile dostluk antlaşması imzalandı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir