Servet-i Fünun Sanatçıları (Servet-i Fünun Şairleri ve Yazarları)

Bu edebiyat akımının temelleri Recaizade Mahmut Ekrem’in teşvikleri ve çabasıyla bir bilim dergisinde atılır. Servet-i Fünun adlı bir fen dergisinin baş yazarlığına Tevfik Fikret isminde genç bir ozan getirilir. Daha sonraki dönemlerde bu mecmua etrafından Ali Ekrem, Ahmed Hikmet, Ahmed Reşid, Ahmed Şuayip, Celal Sahir, Cenab Şahabetdin, Faik Ali, Hüseyin Calıid, Hüseyin Siyret, Hüseyin Suad, Mehmed Rauf, Süleyman Nazif, Süleyman Nesib benzer biçimde adlar de toplanır. Gene Recaizade Mahmut Ekrem’in çabası ve davetleriyle Halit Ziya da bu dergiye dahil olur. Bu genç fakat hem de yeni edebiyatın kuvvetli savunucusu olan Servet-i Fünun sanatçıları Türk Edebiyatı’nda köklü bir değişimin öncüsü olmuşlardır.

Servet-i Fünun Edebiyatı Sanatçıları sıralama halinde şu şekildedir:

Tevfik Fikret
Cenap Sahabettin
Halit Ziya Uşaklıgil
Süleyman Nazif
Mehmet Rauf
Faik Ali Ozansoy
Hüseyin Cahit Yalçın
Celal Sahir Erozan
Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Ahmet Şuayp
Ali Ekrem Bolayır
Hüseyin Suat
Hüseyin Siret

Şimdi de bu sanatçıları şairler ve yazarlar olarak iki kategoride ele alıp yaşamları ve yazınsal özellikleri hakkında akılda kalıcı bir halde informasyon verelim:

Servet-i Fünun Şairleri

TEVFİK FİKRET (1867-1915)

  • Bu edebiyatın en kuvvetli ismidir. Birçok şairin sanat görüşü bakımından etkilendiği adların başlangıcında yer almıştır.
  • İstanbul’da dünyaya gelecek olan yazar tüm yaşamını bu şehirde sürdürmüştür. Galatasaray Lisesinden mezun olduktan sonrasında gene bu okulda olmak suretiyle edebiyat öğretmenliği yapmıştır.
  • Bununla beraber bu edebiyatın gösterim organı olan derginin baş yazarlığını yapmıştır.
  • İstibdat yönetimine karşı ağır şiirler yazmıştır.
  • Şermin adlı şiirleri haricinde tüm şiirlerinde aruz veznini oldukça başarıya ulaşmış bir halde kullanmayı başarmıştır.
  • Aruz ölçüsüyle beraber özgür müstezatın en mühim uygulayıcısı olmuştur.
  • Şiirlerinde parnasizm akımının tesirleri kuvvetli bir halde hissedilir.
  • Tevfik Fikret edebiyatımızın en karamsar şairi olarak tanınır.

Eserleri: Şiir kitapları → Rübab-ı Şikeste, Şermin, Rübabın Cevabı, Haluk’un Defteri

Ek olarak Bkz ⇒ Tevfik Fikret

CENAP ŞAHABETTİN (1870-1934)

  • Tevfik Fikret’in peşinden bu edebiyatın en kuvvetli şairi olarak dikkat çekmiştir.
  • Tıp mezunu olan Şahabettin, uzmanlık yapmak suretiyle Fransa’ya gitmiş ve Fransız sembolistlerini yakından takip etme fırsatını elde etmiştir.
  • Avrupai tarzdaki şiirlerin ülkemizdeki temsilcisi olarak döneminde ün yapmıştır.
  • Edebiyatta her ne kadar yenilikleri savunsa da bu hususi durumunu dilin sadeleşmesinde ve hece ölçüsünün kullanılmasında göstermemiştir.
  • Dildeki sadeleşmeye karşı çıkmış ve aruz ölçüsünün en kuvvetli savunucularından olmuştur.
  • Şiirde musikiyi sağlamayı amaçlamıştır.
  • Şiirlerinde aşk ve doğa mevzularını ele almıştır.
  • Ona bakılırsa şiirin amacı yalnızca güzellik yaratmaktır. Bundan dolayı toplumsal mevzularda eserler yazmamıştır.

Eserleri: Şiir → Tamat; Seyahat Yazısı → Hac Yolunda, Afak-ı Irak, Avrupa Mektupları, Tiyatro → Körebe, Küçükbeyler, Yalan 

SÜLEYMAN NAZİF (1870-1927)

  • Edebiyat-ı Cedidecilerle beraber çalmış olduğu ve başlangıçta yazdığı şiirlerin bu akıma uyması sebebiyle bu edebiyat geleneğine dahil edilmektedir.
  • Daha oldukça milliyetçi ve vatancı şiirleriyle Tanzimatçılardan Namık Kemal tarzına yakın eserler vermiştir.
  • Arapça, Farsça ve Fransızca öğrenen ozan hem batı hem de doğu edebiyatlarına hakimdir.
  • İstanbul’un işgal edilmesinin peşinden “Kara Bir Gün” adlı bir yazı yazdığı için sürgüne gönderilmiştir.

Eserleri: Şiir → Gizli saklı Figanlar, Firak’ı Irak Yazı → Çal Çoban Çal, Tarihin Yılan Hikâyesi

Serveti Fünun Yazarları

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866 – 1945)

  • İstanbul’da doğan sanatçı asil bir aileden gelmektedir.
  • Türk Edebiyatı’nın ilk büyük romancısı olarak kabul görmektedir.
  • Türk romanına Avrupalı bir biçim kazandıran sanatçı olarak tanınır.
  • Edebiyat-ı Cedidecilerin arasına katılmasıyla yazmış olduğu Mai ve Siyah adlı roman kendisine ün kazandırmıştır.
  • Eserlerinde realizmin tesirleri net bir halde görülmektedir.
  • Eserlerinde sanatlı ve ağır bir dil kullandığından anlaşılması güçtür.
  • Edebiyatımızdaki ilk mensur şiir örneklerini vermiştir.
  • Romanlarında ağırlıklı olarak bireysel mevzuları işlemiştir.

Eserleri: Roman → Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Bir Ölünün Defteri Hatıra → Saray ve Ötesi, Kırk Yıl

MEHMET RAUF (1875 – 1931)

  • Halit Ziya’dan sonrasında romanlarıyla bu edebiyat geleneğinde tanınan en mühim ikinci isimdir.
  • Yazınsal şahsiyeti incelendiğinde Halit Ziya’nın tesirinde kalmış olduğu görülür.
  • Ruhsal romanın öncülerinden Fransız Paul Bourget’i örnek almıştır.
  • Türk Edebiyatı’ndaki ilk ruhsal roman Eylül’ü yazmıştır.
  • Eserlerinde ağırlıklı olarak aşk temasını işlemiştir.
  • Dili Halit Ziya’dan daha mütevazi ve anlaşılırdır.

Eserleri: Roman → Eylül, Genç Kız Kalbi, Ferda-yı Garam

Ek olarak Bkz. ⇒ Servet-i Fünun Edebiyatı

Ek olarak Bkz. ⇒ Servet-i Fünun Edebiyatının Özellikleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir