Sultan Melikşah Devrinde Anadolu

Malazgirt savaşından sonrasında Sultan Alp Arslan’ın buyruğu ile Anadolu içlerine akın icra eden Türk emirleri Sultan Melikşâh zamanında da bu görevlerine devam ettiler.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Kutalmışoğullarının Anadolu’daki Durumu

Türk emîrleri Sultan Melikşâh zamanında Bizans’taki iç karışıklıklardan yararlanmış, kimi zaman imparatorlar ile kimi zaman de âsiler ile birlik olarak, hâkimiyet sahalarını İzmit’e kadar genişletmişlerdir. Bu sırada Kutalmışoğulları Anadolu’nun güneyinde Birecik ve Urfa taraflarında kendilerine yaşama imkânı sağlamaya çalışıyorlardı.

Sultan Melikşâh tarafınca Artuk Bey’in Anadolu’dan geri çağırılması, soylarının yüceliği bakımından onlara herhalde Anadolu’da bulunan Türkmen grupları üstünde mutlak bir hâkimiyet oluşturmak ümidini vermişti.

Nitekim ümitleri boşa çıkmadı. Selçuklu ailesinin bu önde gelen melikleri, Anadolu’da Bizans sınırlarında kendilerine fazlaca uygun bir etkinlik sahası buldular. Onlar burada tutunarak bir devlet kurmaya çalışıyorlardı. Sultan Melikşâh ise Suriye’deki şeklinde Anadolu’daki bu yeni gelişmeyi zamanında denetim altına almak için harekete geçmiş ve buraya Emîr Porsuk’u göndermişti. Bu emîr, Kutalmışoğlu Mansur ile giriştiği mübârezede (teke tek dövüş) Mansûr’u öldürmüş, bunun haricinde ise herhangi bir başarı elde edemeyerek geri dönmek mecburiyetinde bırakılmıştı (1078).

İznik’in Fetih edilmesi

Ağabeyinin öldürülmesinden sonrasında Kutalmışoğlu Süleymanşâh bir süre Bizans’la ortaklık içinde bulunmuş oldu. Porsuk’un ona karşı bir şey yapamamasında kim bilir Bizans’ın desteğini görmüş olması rol oynamıştır. Sultan Melikşâh’ın gönderilmiş olduğu ordu geri döndükten sonrasında Süleymanşâh’ın durumu daha da kuvvetlendi. Nitekim Bizans’daki taht mücadelelerinden istifade eden Süleymanşâh, imparator adaylarından olan müttefiki Nikephoros Melissenos’un hareketinin başarısız kalması sonucu, kendisine muhafaza edilmek suretiyle bırakılmış olan İznik ve etrafındaki kaleleri Bizans’a teslim etmeyerek burada sıkıca yerleşti.

İznik Surları

Bu suretle İznik 1080 yılı sonlarında yeni kurulan Türkiye Selçuklu Devleti’nin merkezi oluyordu. İznik şehrinin fetihinin 1075 senesinde gerçekleştirildiğini bildiren kayıtlar ve bu zamanı devletin müessese zamanı olarak kabul eden tarihçiler de vardır.

Antakya’nın Fetih edilmesi

Süleymanşâh 1081 senesinde Bizans İmparatoru Aleksios ile bir antlaşma imzalayarak ülkesinin batıdaki sınırlarını sağlama aldıktan sonrasında doğuya yöneldi. Ermeni Philaretos’un elinde bulunan Antakya’yı ele geçirdi. 12 Aralık 1084’te şehre girdi; 12 Ocak 1085’de iç kaleyi feth etti.

Süleymanşâh’ın Marmara sahillerinden Antakya’ya kadar hâkimiyet sahasını genişletmesi, yakın bir gelecekte Büyük Selçuklular ile çatışmasını kaçınılmaz kılıyordu. Nitekim onun Haleb’i muhasara etmesi üstüne şehrin hâkimi İbn Huteytî (Şerîf Ebu’l–Hasan) durumu Sultan Melikşâh’a ve Suriye Meliki olan kardeşi Tâcüddevle Tutuş’a bildirerek yardım istedi. Süleymanşâh’ın Haleb’i ikinci muhasarası esnasında, Tutuş yanında Artuk Bey de olması durumunda harekete geçti.

Süleymanşah’ın Ölümü

İki ordu Haleb civarlarındaki Aynü Seylem mevkiinde karşılaştı. Süleymanşâh’ın yanında olan Emîr Çubuk ve Türkmenler’in Tutuş tarafına geçmesi savaşın sonucunu belirledi. Savaşı kaybettiğini anlayan ve tutsak düşmek istemeyen Süleymanşâh intihar ederek hayatına son verdi (4 Haziran 1086). Tutuş, onun Hasan b. Tâhir adındaki vezîrini, oğulları ve eşini Antakya’ya gönderdi.

İzmit’in Fetih edilmesi

Süleymanşâh’ın Antakya seferine giderken yerine vekil olarak bıraktığı Ebu’l–Kasım, Drakon Suyu Antlaşmasını bozarak Bizans’a karşı ordu göndermek suretiyle bir donanma inşasına başlamıştı. Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos, karadan ve denizden gönderilmiş olduğu kuvvetlerle Gemlik’te (Kios) hemen hemen yapımı devam eden Selçuklu gemilerini ateşe vererek imha ettirdi.

Bu sırada Sultan Melikşâh, bağımsız davranıp sultan unvanını kullanmaya süregelen Ebu’l Kasım’ı itaat altına alması için Emîr Porsuk’u Anadolu’ya göndermişti. Bizans İmparatoru Aleksios Emîr Porsuk’un yaklaşmakta bulunduğunu haber alınca Ebu’l–Kasım’ı İstanbul’a çağrı ederek Melikşâh aleyhine bir ittifak yapmış, fakat bununla beraber İzmit şehrini ele geçirmişti.

İzmit’in Surları

Öteki taraftan Emîr Porsuk, İznik’i 3 ay kadar kuşattı ise de Bizans’ın Ebu’l–Kasım’a destek kuvvet göndermesi sonucunda başarısız oldu. Emîr Porsuk’un bu seferi için bir tarih vermek oldukça güçtür. Bundan dolayı kaynaklar bu vaka için kati bir tarih vermezler. Uygar müellifler ise, bu vakası 1087 ile 1089 arasına yerleştirmektedir.

Emîr Bozan’ın İznik Kuşatması

Sultan Melikşâh Emîr Porsuk’dan sonrasında Anadolu’ya Urfa Emîri Bozan’ı gönderdi. Emîr Bozan İznik’i kuşattı. Sadece netice alamayarak Ulubat Gölü tarafına çekildi. Ebu’l– Kasım ise, kardeşi Ebu’l–Gazi’yi yerine vekil bırakarak, yanına almış olduğu fazlaca oranda para ve kıymetli hediyelerle Isfahan’da bulunan Sultan Melikşâh’ın yanına gitti. Sadece sultan tarafınca kendisi için bir af çıkmadı ve huzura da kabul edilmedi. Ona geri dönmesi ve Bozan ile anlaşması bildirildi. Fakat dönüşünde Emîr Bozan’ın adamları tarafınca yakalanarak yayının kirişi ile boğduruldu(1092). Emîr Bozan, aynı yıl içinde Sultan Melikşah‘ın ölüm haberini alınca İznik’teki kuşatmayı kaldırarak geri döndü.

Anadolu’nun Ege sahillerinde ise öteki bir Türk Beyi Çaka216 yargı sürüyordu. Çaka Bey İzmir’de inşa ettirdiği donanma ile Ege ve Marmara’da Bizans’ın hâkimiyetine son verip İstanbul’u ele geçirmeye çalışıyordu.

Kaynak: Selçuklular Zamanı – PROF. DR. MUHARREM KESİK

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir