Sultan Sencer’e Karşı İttifak Girişimi

Kaynakların bizlere aktardığına nazaran bu gelişmeler ışığında Abbasi Halifesi Müsterşid Billâh, Sultan Sencer’in artan otoritesi karşısında güç yitirmiş ve bu durumdan hoşnut olmayan halife kurtulup eski gücüne kavuşmak için Sultanın yeğeni Mahmud ile ilişkilerini arttırmaya adım atmıştır.

Halifenin yaklaşımlarından rahatsız olmayan Mahmud, kurulan bu samimi ilişkiye ses çıkarmayarak pozitif yanıtlar vermiştir. Mahmud’un burada halife ile iş birliği içine girmesindeki amaç ise Sultan Sencer’in bağımlılığından kurtularak kendi hükümdarlığını duyuru etmek istemesi olarak yorumlanabilir. Bu amaç doğrultusunda ikili, Sultan Sencer’e karşı bir ittifak kurarak cenk sonucu dahi almışlardır.

Sultan Sencer bu durumu öğrendiği vakit, yeğeni Mahmud’a derhal bir mektup yazarak girmiş olduğu bu yoldan dönmesi çağrısında bulunmuştur. Daha evvel amcasına karşı giriştiği mücadeleyi kaybeden ve amcasının buna karşın onu affedip yeniden yetkiler verip kızı ile evlendirmesini de göz önünde bulunduran Mahmud, amcasından almış olduğu bu ikaza pozitif yanıt vererek bu fikrinden vazgeçmiştir. Bunun üstüne Sultan Sencer, halifenin siyasal etkisine girmiş olan Mahmud hakkında şüphelerinden kurtulmak ve vezirinin de söylediklerinin yalan mı, doğru mu bulunduğunu idrak etmek suretiyle onu, Rey şehrinde tertiplediği bir yemeğe çağrı ederek amacını anlamaya çalışmıştır.

Neticede yeğeninin yanlış yapmadığına kanaat getiren Sultan Sencer rahatlamış ve bu görüşmeden oldukça memnun olarak Hemedan’a gitmek suretiyle Rey şehrinden ayrılmıştır.

Bu gelişmelerden sonrasında Sultan Sencer kim bilir yeğeni Mahmud’un sadakatini perçinlemek adına, daha evvel evlendirmiş olduğu kızı Mehmelek Hatun ölünce, öteki kızı Gevher Nesb Sultanı Mahmud ile evlendirmiştir. Nitekim akrabalık bağını kuvvetlendirmek için girişimde bulunan Sultan Sencer’in ikinci kızı da bir süre sonrasında vefat edince Sultan bu amacını gerçekleştirememiştir. Bunun yanı sıra halife Müsterşid’in kendisine yaptıklarını unutmayan Sultan Sencer, yeğenini onun üstüne göndermiştir. Nitekim yeğeni Mahmud evvel geçirmiş olduğu bir hastalığın bu sefer esnasında yeniden nüksetmesi ile fenalaşarak 10 Eylül 1131 tarihinde vefat etmiştir. Sultan Sencer halife üstüne yapmış olduğu bu seferde yeğeninin ölmesi üstüne başarı göstermiş olamamıştır.

Böylelikle kendisi için bazen saltanat tehlikesi oluşturan yeğeni Mahmud’dan kurtulmuş olan Sultan Sencer, öte taraftan devlet içinde saltanat kargaşasının yeniden çıkmasına da engel olamamıştır. Bu minvalde Mahmud’un ölümü ile Irak Selçukluları kolundan boşalan tahta, oğlu Davud geçerek babasının tüm yetkisini kendisi üstlenmiştir. Nitekim Mahmud’un öteki kardeşleri Mesud, Tuğrul ve Selçukşah, Davud’un bu hamlesinden hoşnut olmayarak karışıklıklar çıkarmaya başlamışlardır. Durumun daha kötüye gitmesinden korkan Sultan Sencer, kontrolü sağlamak için derhal müdahalede bulunmuştur.

Mahmud’un idaresinde olan Irak Selçukluları kolunu yönetmesi için aklında bulunan ismin Tuğrul bulunduğunu açıklayan ve Irak Selçukluları tahtına onu oturtmak isteyen Sultan Sencer, Tuğrul’un öteki kardeşleri ve halife Müsterşid’in tepkisi ve oluşturdukları ittifak ile karşı karşıya kalmıştır. Ne yazık ki vakaları yatıştıramayan Sultan Sencer yeğenlerinin oluşturduğu ittifak karşısında savaşmaktan başka umar görememiş ve ordusunu hazırlatarak Rey şehrine kadar ilerlemiştir.

Melik Mesud’un kontrolündeki ittifak güçleri ile karşı karıya gelen Sultan Sencer, yanında öteki yeğeni Tuğrul ile beraber ittifak güçlerine karşı Dinever dolaylarında kıran kırana bir çarpışmaya girmiştir. Şiddetli bir cenk neticesinde yeğeni Melik Mesud ağır bir darbe alarak yenilgiye uğramış, ittifak kuvvetlerinin ordusu Sultan Sencer’in ordusu karşısında tarumar olmuştur. Sonunda Sultan Sencer, kanlı biten bir savaşın peşinden Irak Selçukluları Devleti’nin başına, yeğeni Tuğrul’u geçirmeyi başarmıştır.

Fakat Tuğrul’un başa geçmesinden sonrasında vakalar bir türlü dinmek bilmemiş, kardeşleri tarafınca saltanatı ele geçirmeye yönelik kargaşalar devam etmiştir. Nitekim Tuğrul bir taraftan devleti yönetmeye çalışırken öte taraftan da kardeşlerinin isyanı ile savaşım etmek durumunda kalmıştır. Tuğrul, gene bu vakit zarfı içinde amansız bir hastalıkla da savaşım etmektedir ve her geçen gün de hastalık onu çaresiz duruma düşürmektedir. Nihayet 24 Ekim 1134 tarihinde hastalığın pençesinden kurtulamayan Tuğrul vefat etmiş, Irak Selçukluları tahtı gene boş kalmıştır. Bu bağlamda fırsat gözeten Melik Mesud uzun süredir istediği taht için hamle yaparak Irak Selçukluları yönetimini ele geçirmeyi başarmıştır.

Melik Mesud’un tahta geçişinde Sultan Sencer’in sonucu yada onayının alınmadığı görülmektedir. Buradan Sultan Sencer’in yeniden bir müdahalenin ülkede saltanat karışıklıkları çıkaracağı düşüncesi ile sessiz kalmış olduğu düşünülmektedir.

Melik Mesud Irak Selçukluları tahtına oturduktan sonrasında kendi başına emir hareket etme eğilimi içine girmiştir. Bu bağlamda kendi hükümdarlık sahasını genişletmek amacıyla bazı savaşlara girişmiş; fakat ne yazık ki bu savaşlardan istediği sonucu alamamıştır. Bu durum, Mesud’un kendi başına hareket etmesinin pek de yarar getirmediğini göstermiştir. Bu bağlamda Sultan Sencer ile Rey şehrinde bir araya gelmiş olarak ona biat edip emrine uyacağı ile ilgili raporlar sunmuş, Sultan Sencer ise Mesud’un verdiği izahattan doyum olmuş vaziyette ona güvendiğini dile getirerek kaygısız bir halde Horasan’a dönmüştür.

Kaynak: Sultan Sencer (Sancar) Periyodu (1119-1157) Selçuklularda Taht Mücadeleleri – Abdullah BAYINDIR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir