Sümerler (MÖ.4000 – MÖ.2350)

Mezopotamya zamanı Asya kökenli olan Sümerlerle adım atmıştır.

Sümerler, Ur, Uruk, Lagaş, Urnamu ve Kiş benzer biçimde site devletleri halinde yaşarlardı. Sümerlerin “Site” denilen kent devletlerinin başlangıcında Ensi ve Patesi denilen rahipler bulunurdu. Krallar, hem başyargıç, hem de başkomutandı. Ensi birkaç siteyi yönetimi altına alırsa Lugal, tüm Sümer ülkesine hakim olursa Lugal-Kalma denirdi. Ek olarak yönetimde danışma meclisleri de vardı. Sümer kent devletleri içinde sık sık savaşlar yaşanmaktaydı.

Bu durum;

  1. Siyasal birliğin kurulmasını, Sümerlerin kuvvetli ve büyük bir imparatorluk olmasını engellemiştir.
  2. Sümer kent devletlerinin dışarıdan gelen saldırılar karşısında zor durumda kalmasına niçin olmuştur.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Sümerlerin Yazıyı Kullanımı

Sümerler tarihte yazıyı ilk kullanan uygarlıktır (M.Ö. 3200’ler).

Sümerlerin yazıyı kullanmaya başlamaları;

  1. Tarih çağlarının başlamasını elde etmiştir.
  2. Informasyon birikimini ve aktarımını kolaylaştırmıştır.
  3. Yönetim, tecim ve hukuk alanlarında bazı işlerin kolaylaştırılmasını elde etmiştir.
  4. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini kolaylaştırmıştır.

– Sümerlerin dili Asya kökenlidir. Sümer dilinde Türkçe’ye benzeyen birçok kelimeye rastlanmıştır. Yazı ile beraber Mezopotamya’da edebiyat gelişmiştir. Mezopotamya edebiyatına ilişik eserler çoğu zaman dini konuludur. Sümerlerin Gılgamış, Tufan ve Yaradılış destanları meşhurdur.

-Sümerlerde rahipler devlet yönetimini ele geçirerek halkı soymaya başlamışlardı. Bu gelişme üstüne halk ayaklanmış ve ayaklanmayı  yöneten Urukagina iktidarı ele geçirerek rahiplerin yönetimine (teokratik yönetime) son vermiştir.

Sümerlerin Yazılı Kanunlar Yapması

Teokrasi: Tanrı adına yargı sürdüğünü iddia eden devlet şeklidir. Teokratik devletlerde yönetim dini kurallara nazaran düzenlenir ve din adamları devlet yönetiminde söz sahibidir. İlk Çağda ve Orta Çağda kralların büyük bir kısmı egemenliklerini güçlendirebilmek için Tanrı tarafınca görevlendirildiklerini iddia etmişlerdir. Bu yönetim şekli din adamlarının cemiyet üstündeki etkinliğini artırıcı niteliktedir.

– Mezopotamya’da topraklar tanrıların malı sayılıyor, rahiplerin nezaretinde işletiliyor, ürünün büyük kısmı tapınaklara veriliyordu. Urukagina reformlarından sonrasında hususi iyelik görülmeye adım atmıştır.

– Tarihte malum ilk yazılı kanunlar Sümerlerin Lagaş Kralı Urukagina tarafınca yapılmıştır (MÖ 2375).

Sümerlerin yazılı kanunlar yapması,

-Aynı suçları işleyenlere değişik cezalar verilmesini engellemiştir.

-Toplumda adaletin sağlanmasını kolaylaştırmıştır.

-Hukuk anlayışının gelişmesini elde etmiştir.

– Varlıklı ve uygarlık alanında ileri olan Sümer ülkesi, sık sık istilaya uğruyordu. Bu yüzden Mezopotamya uygarlıkları ordu ve askerliğe ehemmiyet vermişlerdir. Varlıklı oldukları için devamlı saldırıya uğrayan Sümerlerde her adam askerdi.
– Sümerler aritmetik ve geometrinin temellerini atmışlardır. Alan, hacim, uzunluk ve ağırlık ölçülerini kullanıyorlardı. Astronomide oldukca mühim buluşlar gerçekleştirmişlerdir. Zigguratların en üst katını gözlemevi olarak kullanan Sümerler, ayı 30, yılı 360 güne böldüler, ay ve güneş tutulmalarını hesapladılar. Bu durum Sümerlerin astronomi alanındaki gelişmişliklerine kanıt olarak gösterilebilir.

1-Zigguratlar yedi kattan oluşan olup son katında rahipler gökyüzünü incelerken, orta katlar ibadete ayrılmış, alt katlar da tahıl ambar olarak kullanılmıştır. Yüksek olmasının sebebi Tanrıya yakın olma isteğidir.

2-Sümer uygarlığı, Mezopotamya’da kurulan öteki devletler tarafınca devam ettirilmiştir. Mezopotamya uygarlıklarının sınırlarını Anadolu’ya kadar genişletmeleri iki bölgede kurulan medeniyetlerin birbirleriyle etkileşimine ortam hazırlamıştır.

Ek olarak bakınız:

Sümerler Uygarlığı ve Mezopotamya

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir