Takvim Sistemleri Nelerdir?

İnsanlık; zamanı gün, hafta, ay, yıl benzer biçimde belli periyotlara bölmüş ve tertipli bir sistem çerçevesinde algılamıştır. Yaşamı bu çerçevede düzenlemek suretiyle insanoğlu ortalama 6000 yıldan beri takvim kullanmıştır.

Sümerler, Babiller, Mısırlılar, Yunanlar, İbraniler, Romalılar, Aztekler, Mayalar, Çinliler, Hintler, Tibetliler, Türkler ve Araplar benzer biçimde fazlaca çeşitli millet ve topluluklar değişik takvimler meydana getirmiştir. Bu millet yada topluluklar takvimleri ay yada güneş yılını esas alarak oluşturmuştur.

Bazı toplumlar takvimlerini “ay yılı” esasına gore oluşturmuştur. Ay yılı, Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşünü esas alır ve on iki tur dönüşü bir yıla denk gelir. Bu süre 354 gündür.

Bazı toplumlar ise takvimlerini “güneş yılı” esasına gore oluşturmuştur. Güneş yılı, Dünya’nın Güneş etrafındaki bir tur dönüşünü esas alır. Bu süre 365 gün 6 saattir.

Her cemiyet kendine özgü bir takvim oluştururken yaşamlarını en fazlaca etkileyen vakası takvimlerinin başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Mesela İbraniler MÖ 3761’deki Yaradılış (Tekvin) yılını, Yunanlılar ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776’yı, Hristiyanlar Hz. İsa’nın doğumu olan sıfırı, Müslümanlar MS 622’de Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini takvimlerine başlangıç olarak esas almışlardır.

Türkler de tarih süresince yaşadıkları coğrafyaya gore kültürel, ekonomik ve dinî etkileşimlerin ürünü olarak çeşitli takvimler kullanmışlardır. Tarih süresince Türkler; On iki Hayvanlı Türk takvimini, hicrî takvimi, Celâli takvimi, Rûmî takvim ve miladi takvimi kullanmıştır.

On iki hayvanlı Türk takvimi

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

On İki Hayvanlı Türk Takvimi

Türklerin kullandığı ilk takvimdir ve güneş yılı esasına gore düzenlenmiştir. Hangi tarihten itibaren kullanıldığı bilinmemekle beraber bu takvim Kök Türkler ve Uygurlar tarafınca kullanılmıştır.

On iki yılda bir devir icra eden bu takvimde seneler, hay- van adları ile gösterilir. Bu takvimde kullanılan hayvan adları ise şunlardır: sıçgan (fare), ud (öküz), bars (pars), tavışgan (tavşan), lu (ejder), yılan, yund (kısrak), kon (koyun), biçin (maymun), takıgu (tavuk), it (köpek), tonguz (domuz).

Hicri Takvim

Hicrî takvim

Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonrasında kullandığı takvimdir. Bu takvimde Hz. Muhammed’in hicret etmiş olduğu yıl (622), başlangıç kabul edilmiştir. Hz. Ömer Süreci’nde oluşturulan bu takvim, ay yılını esas almıştır. Bu takvime gore bir yıl 354 gün 8 saat 48 dakikadır. Ek olarak bir ay yılı, bir güneş yılından ortalama 11 gün eksiktir. Öteki bir adı kamerî (ay) takvimidir. Günümüzde İslam dünyası, dinî günleri hicrî takvime gore belirlemektedir.

Hicrî Takvim

  • Bir yıl 354 gündür.
  • Başlangıç Hz. Muhammed’in hicretidir.
  • Dinî günler bu takvime gore belirlenir.
  • Ay yılına gore düzenlenmiştir.

Celâli takvimi

Büyük Selçuklu Sultanı Celaleddin Melikşah’ın (1072-1092) direktifiyle Ömer Hayyam başkanlığında kurulan bir astronomi heyetince hazırlanmıştır. Başlangıç olarak 1079 yılı kabul edilmiş ve güneş yılı esasına gore düzenlenmiştir.

Rûmî takvim

Osmanlı Devleti’nde mali işlerin düzenlenmesi amacıyla kullanılmıştır. Güneş yılı esasına dayanan bu takvimde bir yıl 365 gün 6 saattir. 1839’dan itibaren mart ayı, mali yılbaşı olarak kabul edilmiştir. Miladi takvimle içinde 584 senelik fark vardır.

Miladi Takvim

Miladi takvim

Günümüzde dünyada en yaygın kullanılan takvimdir. Bir yıl 365 gün 6 saattir. Başlangıcı, Hz. İsa’nın doğumundan yedi gün sonrası şu demek oluyor ki 1 Ocak’tır. Kökeni Mısırlılara dayanan bu takvimi Romalılar geliştirmiş ve Papa 13. Gregorious (Gregoryus) son şeklini vermiştir. Bundan dolayı “Gregoryen takvimi” de denir. Devletimizde 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Miladi Takvim

  • Bir yıl 365 gün 6 saattir.
  • Başlangıcı 1 Ocak’tır.
  • 1 Ocak 1926’da kullanılmaya başlandı.
  • Güneş yılına gore düzenlenmiştir.

Yüzyılların sınıflandırılmasında milat terimi dikkate alınır. Hz. İsa’nın doğumundan önceki yıllara MÖ (milattan ilkin), sonrasına da MS (milattan sonrasında) denir. Yüzyıl terimi kuramsal olarak sonu çift sıfır ile biten bir yılda adım atar ve “yüzyıllık dönem” anlamında kullanılır. Bu kavram, XVI. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Yüzyıl hesaplamalarında verilen tarih bir ve iki basamaklı sayıdan oluşuyor ise I. yüzyıldır. Üç basamaklı sayıdan oluşan bir tarih ise yüzler basamağına bir eklenmiş olur. Dört basamaklı sayıdan oluşan bir tarih ise binler ve yüzler basamağındaki sayılar iki basamaklı kabul edilir ve bu sayıya bir eklenmiş olur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir