Tanzimat Sonrası Osmanlı Eğitim Sistemi

Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinden Tanzimat Fermanı’nın ilanına kadar olan sürede eğitim ve öğretim hayatında medreseler mühim bir yere haiz olmuştur. Medreselerin ilk dönemlerdeki başarı göstermiş faaliyetleri, son dönemlerde yerini olumlu ilimlerden uzak, gözlem ve gözleme ehemmiyet vermeyen ezberci bir yapıya bırakmıştır.

Tanzimat Periyodu’nde yenileşme ve iyileştirme fikirleri yönetici kesimde kabul görmüş, lakin gelişmelere öncülük etmesi ihtiyaç duyulan eğitim öğretim kurumlarının bu mevzuda yeteri kadar yardım ve desteği olmamıştır. II. Mahmut Periyodu’nde Avrupa’ya öğrencilerin gönderilmesiyle beraber, Avrupa’da eğitim gören öğrenciler mühim mevkilerde vazife almıştır. Bu gençler, Batı kültürünün Osmanlı ülkesinde yayılmasını hızlandırmıştır. Eğitimin geliştirilmesi amacıyla meydana getirilen emek harcamalar, Batılı anlamda eğitim veren okullar üstünde yoğunlaşmıştır. Bu zamanda Meclis-i Maarif-i Umumiyye (Genel eğitim meclisi) yönetimsel yapılanmayı yürüterek eğitim sistemindeki problemlerin çözümüne mühim katkı elde etmiştir.

1869 Maarif-i Umumiye Nizamnâmesi ile eğitim sistemindeki sorunlara köklü çözümler bulunmaya çalışılmıştır. Nizamnâme ile İlköğretim (Mekteb-i İptidaî ve Mekteb-i Rüştiye) Ortaöğretim (Mekteb-i İdadîye ve Mekteb- i Sultaniye) ve Yüksek öğretim (Dârülfünun) olarak üç kısma ayrılmıştır. Bu bağlamda köylere ve kasabalara rüştiye, kentlere idadî açılmasına karar verilmiş, ek olarak merkezî şehirlere de Fransız okulları örnek alınarak Sultaniye adlı okullar açılması planlanmıştır.

Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’ın ilanından sonrasında oluşturulan okullar şu şekilde sıralanabilir.

İptidaî Mektepler

1862 senesinde 360 sıbyan okulundan 36 tanesi ibtidai mektep hâline getirilmiş ve bu okullarda yeni usulde eğitim öğretim verilmeye başlanmıştır.

Rüştiyeler

Bugünkü ortaokulların karşılığı olan rüştiye mektebi, II. Mahmut tarafınca 1839’da açılmıştır. Kız, adam ve karma olarak askerî ve hususi rüştiye şeklinde oluşturulan rüştiyeler, tüm Osmanlı ülkesine yayılmıştır. 1867 yılına kadar yalnız Müslüman çocuklar rüştiyelerde eğitim görürken, bu tarihten itibaren gayrimüslim çocuklar da burada eğitim görmeye adım atmıştır.

İdadîler

Bu okullar bugünkü liselerin karşılığıdır ve dört senelik rüştiyelerin üstüne üç yıl eğitim vermek amacıyla açılmıştır. Tüm Osmanlı vatandaşlarının bu okullarda eğitim alabilmeleri planlanmıştır.

Sultaniler

Fransız okulları örnek alınarak oluşturulan bu okulların eğitim öğretim süresi altı yıldı. Bu okullar, Müslüman ve gayrimüslim öğrencilerin beraber tahsil görecekleri şekilde planlanmıştır.

Dârülfünun

Osmanlı Devleti’nde eğitim öğretime biçim vermek amacıyla 1846 senesinde faaliyete başlamış olan Meclis-i Maarif-i Umumiye’nin 1846 yılındaki raporunda; “Her Osmanlı vatandaşının insanî değerlerini yükseltmek, tüm ilim ve fenleri öğretmek, Osmanlı Devleti’ne kaliteli işgören yetiştirmek amacıyla İstanbul’da bir Dârülfünun açılması gerekir.” görüşüne yer verilmiştir. Dârülfünun, 1863 senesinde Kimyager Derviş Paşa’nın verdiği fizik ve kimya dersleriyle eğitim öğretime adım atmıştır. Bu okulun felsefe, edebiyat, doğal bilimler ve hukuk olmak suretiyle üç fakültesi vardı. Dârülfünun’un öğretim süresi; üç yılı lisans öğretimi, bir yılı da bitirme tezi olmak suretiyle dört yıldı.

1933 yılına kadar varlığını sürdüren Dârülfünun, yerini ondan sonra İstanbul Üniversitesi’ne bırakmıştır.

Dârülmuallimât (Kız Öğretmen Okulu)

1848 senesinde oluşturulan Darü’l Muallimin’den (Adam Öğretmen Okulu) sonrasında Maarif-i Umumiye Nizamnâmesi ile 1870 senesinde kız ilkokulları ve kız rüştiyelerine hanımefendi öğretmen yetiştirmek amacıyla Darülmuallimât açılmıştır. Darülmuallimât okulu sırf kızlara yönelik olarak açılmış ve bu okulda; dikiş nakış ve ameliyat-ı hiyatiye (biçki dikiş) şeklinde derslerin okutulması kararlaştırılmıştır. Bu okulun cemiyet hayatına oldukça mühim katkıları olmuş, burada yetişen hanımefendi öğretmenler yardımıyla okuyan kız evlatlarının sayısında büyük artış sağlanmıştır. Darülmuallimât, Cumhuriyet Periyodu’nde de tesirini sürdürmüştür.

Mekteb-i Hukuk

Hukuk fakültesi olarak oluşturulan bu okulun öğretim süresi dört yıl olarak belirlenmiş ve 1880 senesinde Mekteb-i Hukuk-u Şahane adıyla kurulmuştur. Açılışından iki yıl ilkin hazırlanan nizamnâmesinde okulun Osmanlı kanunları ve siyaseti ile Osmanlı hukuk biliminin öğretimiyle meşgul olacağı belirtilmiştir. Bu okul, Avrupa’daki mahkemeler örnek alınarak meydana getirilen yeni mahkemelere başat yetiştirmek amacıyla açılmıştır.

Endüstri-i Nefise Mektebi

Bu okul, Osman Hamdi Bey’in 1882 senesinde II. Abdülhamit tarafınca buraya müdür olarak atanmasıyla kurulan ilk güzel sanatlar okuludur. Resmî adı Mekteb- i Endüstri-i Nefise-i Şahane’dir. Endüstri- i Nefise Mektebi, eğitim öğretim çalışmalarına 1883 senesinde adım atmıştır.

Fotoğraf, heykel, mimarlık ve hakkaklık şeklinde bölümlerden oluşan Endüstri-i Nefise Mektebi, tecim nezaretine bağlı olarak kurulmuş ve 1914 senesinde kız öğrenciler için İnas Endüstri-i Nefise Mekteb- i Alisi olarak açılmıştır. 1928 senesinde adı Güzel Sanatlar Akademisi olarak değiştirilmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir