Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılması

Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Anadolu’nun Türkleşmesinde ve halkın Müslüman kimliği içinde yoğrulmasında büyük hizmetleri geçen tarikatlar ve bunların kurumlaşmış şekli olan tekkeler, başlangıçta yalnızca din mevzularıyla ilgilenen, dini mevzularda değişik fikir sistemleri geliştirerek taraftarlarını çoğaltmaya çalışmışlardı.

Vakit içinde amaçlarından uzaklaşarak dinsel sömürü unsurları haline gelmiş ve de devletin selametini etkileyecek şekilde siyasal vakalarda etkili rol oynamaya, çıkarları tehlikeye düştükçe halkı ayaklandırmaya koyulmuşlardı. Dolayısıyla gerçek anlamdaki varlık sebepleri ortadan kalkmıştı.

Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılması

Cumhuriyetin ilk yıllarında rejimi sağlamlaştırmak ve iç düzeni sağlamak amacıyla bir ekip inkılâplara girişilince, Tekke ve Zaviyeler meydana gelen bu inkılâplara karşı çıkmaya başlamışlardır. Hâlbuki yeni cumhuriyet rejiminde bu rejime ve inkılâplara karşı olan ve bu sebeple halk üstünde negatif etki yapabilecek bu şekilde kuruluşlara ve yapılanmaya yer yoktu. M. Kemal bu konudaki kararlılığını, 1925’te yapmış olduğu “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olması imkansız. En doğru ve gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır” sözleriyle ortaya koymuştur. Bu fikir ve kararlılığın ifadesi olarak, 30 Kasım 1925 günü kabul edilen, “Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Kapatılması ile Bazı Unvanların Men ve Kaldırılmasına Dair Kanun” ile tekke, zaviye ve türbeler kapatılırken, türbedarlık, dedelik, seyitlik, emirlik, naiplik, falcılık, üfürükçülük, şeyhlik, dervişlik şeklinde unvanların kullanılması yasaklanmıştır.

Tekke ve zaviyelerin kapatılması ile laikleşme yolunda mühim bir adım atılmış oldu. Böylelikle laik devlet anlayışına karşı yönelebilecek en mühim tehlikelerden biri ortadan kaldırılmıştır. Ek olarak, her türlü yeniliğe karşı durarak toplumun gelişmesini önleyen bu merkezlerin kapatılması, halkın yozlaşmış inançlarla sömürülmesine de engel olmuştur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir